Global Times / Yang Jin

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Xi Jinping’nin salı günü Beijing’de Çin ve 5 Orta Asya ülkesi arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 30. yıl dönümü dolasıyla sanal bir zirveye başkanlık yapacağını söyledi.  

Son otuz yılda Çin ve 5 Orta Asya ülkesi arasındaki iş birliği çok derin ve kapsamlıydı. Çin, Kazakistan ile daimi kapsamlı stratejik ortaklık dâhil olmak üzere beş ülkeyle stratejik bir ortaklık kurdu. Çin ve beş ülke, Kuşak Yol İnisiyatifi’nin uygulanması, önemli güvenlik konuları, bölgesel düzen ve ekonomi alanlarında yakından çalıştı. İki tarafın diplomatik dönüm noktasının yıl dönümünü anmak için iş birliği eğilimini takip etmesi normaldir. Bu arada Orta Asya’yı “büyük komşusunun” bir parçası olarak gören Hindistan da perşembe günü beş ülkenin liderleriyle bir video konferans zirvesi düzenleyecek. Hindistan medyası daha önce bu etkinliği, “Çin ve Rusya’nın henüz yapmadığı bir dış politika hamlesi” olarak bildirmişti. Bu Hindistan Başbakanı Narendra Modi hükümetinin zirvenin arkasındaki siyasi niyetini gösterdi. Aynı zamanda kaynaklara göre, Çin’in bölgede büyüyen “etki alanının” üstesinden gelmede Hindistan’ın “sağlam bir dayanağa sahip olması için zorunlu bir hal aldı.”  

HİNDİSTAN VE ORTA ASYA ARASINDAKİ EKONOMİK BAĞLANTI ZAYIF

Gerçekten de Hindistan’ın Orta Asya ile ilişkilerinin uzun bir tarihi var. Yeni Delhi yönetimi, Orta Asya işlerinin yanı sıra bölgenin petrol ve doğal gaz endüstrisinde bir rol oynamakla ilgileniyor. Örneğin, Türkmenistan-Afganistan-Pakistan-Hindistan boru hattı ilk olarak 1990 yılında önerildi, ancak bir sonuca ulaşamadı. İlişkilerindeki uzun tarihe rağmen, Hindistan Orta Asya’da çok fazla etkiye sahip değil. Hindistan ve Orta Asya arasındaki ekonomik bağlantı da zayıftır. Bunun bir sebebi Hindistan’ın, 5 Orta Asya ülkesiyle bütünleyici mübadele yürütmesi için önemli bir ekonomik avantajı olmamasıdır. Diğer taraftan altyapı sorunları gibi engeller söz konusudur. 

Bir diğer unsur Pakistan’dır. Hindistan, Orta Asya’yı Pakistan’ın arkasında stratejik bir etki kurabileceği bir bölge yapmayı istemektedir. Hindistan ile Pakistan’ın uygun şekilde ele alınması gereken karşıtlıkları olduğu ve İslamabad yönetimi, Afganistan ile Orta Asya konularında nispeten daha büyük bir söze sahip olduğu için bu uyuşmazlıklar bir ölçüde Hindistan’ın Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerini ilerletmede ellerini bağlamaktadır. Hindistan daha büyük rol oynamaya çalışmaktan vazgeçmemesine rağmen, henüz bir kıpırtı yapacak kadar yatırım yapmadı. Ancak bir diplomatın değerlendirmesine göre, Hindistan’ın girişimi ABD’nin “bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüğü olan tanıdık kutsal üçlüsüyle ilgili olan” Orta Asya için yeni stratejisiyle örtüşmektedir. Washington, bu yüzden bu bağlamda Yeni Delhi’yi destekliyor. 

ORTA ASYA SORUNLU BİR BÖLGE

Orta Asya’da sözde Rus tehdidinin yanı sıra “Çin tehdidini” kınayan güçler var, ancak “Hindistan tehdidi” anlatısı henüz ortaya çıkmadı. Belirli güçlerin, Rusya ve Çin’in etkisine aşırı tepki verdiğini ve tehdit teorisini desteklediğini görmek normaldir. Başka bir açıdan bu Hindistan’ın bölgedeki etkisinin eksikliğini göstermektedir. Hint medyası The Print de, “Başbakan Modi, Orta Asya liderleriyle ilk zirvesini düzenlerken, Çin ve Afganistan ilk sırada bulunuyor” denildi.

Çin konusundaki tartışmalar olumlu kuşatıcı iş birliğiyse, Orta Asya ülkeleri muhtemelen ilgilenecektir. Fakat olumsuz taraflara odaklanırsa, muhtemelen karşılık vermekte gönülsüz olacaktır. Sebebi basittir. Çin ile ilişkiler beş ülke için önemli bir diplomatik konudur ve onlar esasında bunu sürdürmüştür. Orta Asya ülkelerinin, ticaret ve hatta güvenliği kapsayan konularda Çin ile iş birliği niyeti ve ihtiyacı Hindistan’a göre daha fazladır. Hâl böyleyken Hindistan bir şeylerle meşgul olsa bile başarılı olması mümkün değildir. Yeni Delhi, Beijing’i hedef alırsa, daha fazla diplomatik kaynak ayırması gerekiyor, ancak şu anda o kadar becerikli değil. 

Orta Asya küresel değil, ancak şu anda sorunlu bir bölgedir. Bölge verimli petrol ve doğal gaz kaynaklarına sahip ve çok önemli bir coğrafi konumdadır. Hindistan’ın Orta Asya’da kendi hesapları olması normaldir, ancak ulusal güce veya yatırımlarına göre daha fazla etki kazanması gerekmektedir. Mevcut durum göz önüne alındığında, Hindistan’ın bölgede Rusya ve Çin’e nazaran daha büyük bir role sahip olması neredeyse imkânsızdır. Bununla birlikte ABD’nin dikkatli gözleri ve Hindistan’a desteği Orta Asya’da bir belirsizlik yarattı. Bu her taraftan dikkatli olmayı hak ediyor. Diğer bir deyişle, Orta Asya’da barışı, istikrarı ve kalkınmayı ilerletmek için iş birliği memnuniyetle karşılanacaktır, ancak çatışma yaratma ve karışıklığı kışkırtma adımları kesinlikle bölge ülkeleri tarafından kabul edilmeyecektir.