CGTN / Rabi Sankar Bosu

Hindistan ve Sri Lanka arasında, Hindistan’ın güney Tamul Nadu eyaletinden ancak 50 km kadar uzakta, Jaffna kıyısı açıklarındaki üç adada hibrid enerji santralları kurmak için 29 Mart’ta imzalanan anlaşma Hint ve küresel medya kanallarının çok ilgisini çekti. Merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) olan Associated Press’in küçümser bir tarzda belirttiği üzere “Hindistan’ın Çin ile Hint Okyanusu’ndaki rekabetinde stratejik bir zafer olarak” görüldü. Dikkat çekici bir şekilde, bu enerji projeleri 2019’da 12 milyon dolara bir Çin girişimi olan Sinosar-Etechwin’e verilmişti.

Ama medyadaki bir tip Çin-Hindistan ve Çin-Sri Lanka ilişkileri ile ilgili Batı medya kanallarının ve Hint medyasının bir kesimin icat ettiği heyecanlı haberler açıkça “Çin ile Hindistan arasında bir ayrılık yaratma” girişimidir. Bunlar, 2020’deki Galwen Vadisi çatışmalarının anısını geride bırakarak ilişkilerini onarmaya çalıştıkları bir zamanda, iki büyük ülke -Çin ve Hindistan- arasındaki ilişkilerle ilgili olumsuz bir algı yaratacaktır. Daha da önemlisi, Çin’in Sri Lanka ile ilişkilerini Hindistan’ın Çin ile ilişkileri bağlamında değerlendirmek mantıksızdır.

HİNDİSTAN VE ÇİN, SRİ LANKA’NIN KALKINMA ORTAKLARI

“Hindistan için stratejik bir zafer” teriminin kullanılması Hindistan ile Çin’in Sri Lanka’daki rolü ile ilgili gerçek durumu yansıtmıyor. Sri Lanka’nın ekonomik zorluklarının Hindistan’a Sri Lanka ile ilişkilerini güçlendirmek ve Hint Okyanusu bölgesine egemen olmak için bir fırsat sunduğunu sanmak ön yargılı bir düşüncedir. Hindistan ile Çin, Sri Lanka’nın iyi dostları ve yakın komşularıdır. İkisi de Sri Lanka’nın kalkınma ortaklarıdır. ABD-liderliğindeki Batı dünyasına her iki ülke Çin ve Hindistan’ın farklı koşulları ve farklı jeopolitik gerçeklerine rağmen, Sri Lanka’nın Covid-19 salgınına karşı mücadelesinin yanı sıra korkunç ekonomik krizi ve bu ada ülkesindeki ağır ihtiyaç maddeleri kıtlığına karşı mücadelesinde yakın müttefiki olduğunu hatırlatmak gerekir.

Burada Çin gerçek bir dost komşu olarak Sri Lanka’nın Covid-19’a karşı mücadelesine destek sunduğunu hatırlatmak gerekir. Sri Lanka’nın Çin büyükelçisi Palitha Kohona’nın 7 Ocak’ta Daily Mirror gazetesine yaptığı açıklamaya göre, Çin ekipman bağışlamanın yanı sıra 3 milyon doz Sinopharm aşısı bağışladı ve 23 milyon doz aşıyı da çok düşük ayrıcalıklı fiyatlarla sattı. Öte yandan, Hindistan “önce komşular” politikası uyarınca, Ocak 2021’de “Vaccine Maitri”  girişimi çerçevesinde yakın komşularına Covid-19 aşıları sağlamaya başladı. Hindistan Sri Lanka’ya ya 13 Nisan’a kadar ya bağış ya satış olarak 12,64 milyon doz aşı sağladı.

SRİ LANKA TARİHİNDEKİ EN AĞIR EKONOMİK KRİZİ YAŞIYOR

Sri Lanka şu anda tarihindeki en kötü ekonomik krizi yaşarken ve ağır temel ihtiyaç maddeleri kıtlığı ülkeyi “Gota Defol” sloganları ile ülke çapında gösterilere neden olurken, hem Hindistan hem de Çin, Sri Lanka’nın ekonomik toparlanma ve kalkınmasına destek oluyor. Hindistan geçen 3 ayda Sri Lanka’nın çöken ekonomisinin yüzeye çıkmasına yardım etmek için 2,5 milyar dolar sundu. Öte yandan, Çin Covid-19 sonrası ekonomik toparlanması için mümkün olduğu kadar Sri Lanka’ya yardım ediyor. Çin salgının ortaya çıkmasından bu yana Sri Lanka’ya sunduğu 2,8 milyar dolarlık yardıma ek olarak 10 milyar yuanlık (yaklaşık 1,57 milyar dolar) swap anlaşmasını onayladı.

Sri Lanka 2019’da uluslararası toplumun güçlü desteği ile Tamil Elam Kurtuluş Kaplanları (LTTE) ile süren 30 yıllık iç savaşı sona erdirdi. Çin hükümeti ve Çin halkı Sri Lanka’nın savaş sonrası imarı için ayrıcalıkla düşük faiz oranları ile büyük miktarda kredi vermeye ve yatırımlar yapmaya devam ediyor. Batı ve Hindistan hala adada artan Çin etkisini tartışırken, gerçek şu ki, Çin Kuşak ve Yol İnisiyatifi çerçevesinde Sri Lanka ile denizcilik, havacılık, ticaret, turizm ve kültürel iş birliğinde öne geçiyor.

Diğer yandan, Ukrayna-Rusya çatışması Çin ve Hindistan için, Ukrayna’yı sadece Rusya’ya karşı bir piyon olarak kullanan ABD’ye karşı bir birleşik cephe kurma konusunda yeni ufuklar açtı. Şimdiye kadar hem Çin hem de Hindistan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) ve İnsan Hakları Konseyi’ndeki Ukrayna ile ilgili oylamalarda çekimser kaldı. ABD Başkanı Joe Biden 21 Mart’ta Rusya’nın saldırısına karşı “korkak” tepkisi için Hindistan’la alay etti ve Yaptırım Yasası (CAATSA) yoluyla Amerika’nın Düşmanlarıyla Mücadele kapsamında Hindistan’a yaptırımlar koyma tehdidinde bulundu. Ama Hindistan Başbakanı Modi, Başkan Biden ile 11 Nisan’da yaptığı video konferans görüşmesinde, Yeni Delhi’nin Ukrayna çatışması konusundaki “tarafsız tutumunu” açıkladı ve Hindistan’ın Rusya bağlarına zarar verme niyeti olmadığını açıkladı.

ABD VE BATILI MÜTTEFİKLERİ ULUSAL ÇIKARLAR KONUSUNDA DERS VERECEK DURUMDA DEĞİLLER

Dolayısıyla, iki yakın komşu için ABD’ye karşı, ABD’nin desteklediği Avrupa’daki NATO müttefiklerinin Rusya’nın güvenlik endişelerini nasıl göz ardı ettiği de dâhil, gerekli sorumluluklarını yerine getirmediği için tek bir şeyi söylemesi için uygun bir zaman. ABD ve Batılı müttefikleri ulusal çıkarları ya da uluslararası alanda -ister Rusya ister Sri Lanka olsun- herhangi bir ülke ile ilişkileri konusunda ders verecek bir konumda değil.

Çin dışişleri bakanı 25 Mart’ta Hindistan’a yaptığı ziyarette iki tarafın sınır anlaşmazlıklarının ilişkilerine belirlemesine ya da ikili ilişkilerin genel gelişmesini etkilemesine izin vermemesi gerektiğini söyledi. Mevcut jeopolitik durumda Çin ve Hindistan’ın iki önemli bölgesel güç ve yükselen ekonomi olmanın yanı sıra BRICS, SCO ve G20’nin üyeleri olarak, iki ülke ve halklarına gerçek yararlar sağlamak için ikili iş birliğini sürdürmesi ümit edilir. İki komşu ülke birbirlerinin bölgesel iş birliği sürecine katılmalarını destekleyecek ve birlikte dünyada barış, istikrar ve kalkınmayı destekleyecektir.