CGTN / Thomas O. Falk

Hindistan şu anda salgını ciddiye almayı bırakan bir ulus için uyarı örneğidir. Ülkenin insanlarına, geçen aylar içinde en kötüsünün bittiği ve sözde sürü bağışıklığının yıl sonuna kadar sağlanacağı söylenmişti. Gerçek şimdi oldukça farklı görünüyor. Hindistan, şu anda üstesinden ancak uluslararası yardımla geleceği ikinci bir dalga ile karşı karşıyadır.

Başbakan Modi’nin ülkesini bu yeni dalgaya verimli bir şekilde hazırlamak için fırsat penceresini kaçırdığını kabul etmek gerekir. Hindistan, yalnızca 26 Nisan’da yapılan testlerle pozitif çıkan neredeyse 352 bin 991 vakayla, Covid-19’da günlük rekor kırdı. Ülkede toplamda, 17,6 milyon kişiye virüs bulaştı ve bunların yaklaşık 200 bini hayatını kaybetti. Eğim keskin bir şekilde yükseliyor. Büyük tabloda, Hindistan’ın 1,3 milyar insana ev sahipliği yaptığı düşünüldüğünde, çok fazla olarak görünmeyebilir, ancak durum sürekli kötüye gidiyor.

Ülkenin her yerinde, sağlık sistemi çöktüğü için hastanelerde şu anda üzücü durumlar var. Özellikle başkent Yeni Delhi’deki durum vahimdir. Tıbbi oksijen ve ilaç birçok hastanede azdır. Burada virüs bulaşan insan sayısı neredeyse tahminlere dayanıyor. Farklı bakış açıları krize yol açtı. Bir yandan, çok sayıda vaka için korona virüsün bir varyantı olan B.1.617 sorumlu tutuluyor. Bu çift varyant daha bulaşıcı ve muhtemelen bağışıklık zayıflayacak.

Bununla birlikte ülkede, virüsün son aylarda hızla yayılması sadece mutasyonlardan değil, hükümetin salgında ve beliren ikinci dalga sırasında siyasi amaçlarla sportif ve dini kitlesel etkinliklere izin vermesinden kaynaklanmaktadır. Hükümet ayrıca yılın başında zorunlulukların çoğunu hafifletti. Sonuç olarak, insanlar giderek daha rahat hale geldi. Geçici Covid-19 izolasyon merkezleri kapatıldı, sosyal mesafe ve tecrit kuralları hafifletildi, mesafe ve maske kuralları büyük ölçüde göz ardı edildi.

HİNDİSTAN GEREKLİ ÖNLEMLER ALINMAMASI DURUMUNDA NELER OLABİLECEĞİNİ HATIRLATIYOR

Bu süre zarfında Covid-19 krizi neredeyse bitmiş gibiydi, kapsamlı bir aşılama kampanyası başlatıldı ve aynı zamanda komşu ülkelere de aşı sağlandı. Bununla birlikte, birçok kişi hükümetin kriz yönetiminin işe yaradığına inanırken, yeni virüs varyantı zaten artıyordu. Hindistan’ın yeni bir dalgadan da kaçınamayacağı aşikâr olmasına rağmen, hükümet yanlış hesap yaptı. Örneğin, ülkedeki en büyük dini kutlamalardan birinde tahminen 25 milyon hacı, ocak ile nisan ortası arasında çoğu maskesiz olmak üzere bir araya toplandı. Ayrıca, biri yaklaşık 800 bin kişinin katıldığı Başbakan Modi’ninki olmak üzere birçok eyalette seçim kampanyası etkinlikleri vardı.

Modi, ancak 20 Nisan’dan sonra başka bir kapanma olmaması için insanların evde kalması gerektiğini duyurdu. Başbakan, bir radyo yayınında halka seslenirken ülkesini vuran ikinci Covid-19 dalgasını “ulusu sarsan” bir fırtına olarak tanımladı.

Ne yazık ki geç kalındı.

Sonuç? Hindistan’ın sağlık hizmetleri koronavirüsün yükü altında çöktü. On yıllardır yetersiz finanse edilen sağlık sistemi, oksijen, ilaç ve yatak eksikliği de dâhil olmak üzere çok sayıda Covid-19 hastası tarafından tıkanmış durumda. Doktorlar neredeyse hiç uyumuyor ve enerjileri yok. Hastanelerde kullanılan tıbbi ekipman bile şu anda sınırda. Vahim bir örnek vermek gerekirse, Nashik’te geçen hafta solunum cihazları bir sızıntı nedeniyle oksijen veremediği için 22 Covid-19 hastası hayatını kaybetti. Neyse ki Hindistan için, birkaç ülke ve kuruluş yardım taahhüdünde bulundu.

Çin, Birleşik Krallık, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile DSÖ ve diğerleri, solunum cihazları gibi malzemeler göndererek Hindistan hükümetine yardım edecek. Bu arada, Modi’nin iktidardaki Bharatiya Janata Partisi (BJP) için, karşı karşıya bulunduğu artan eleştirilerin şimdi üstesinden gelmek zor olabilir. En sadık destekçileri bile, daha önce 60 milyondan fazla aşı dozunun ihraç edildiğini ve ülkede yalnızca 50 milyonun dağıtıldığını düşünürsek, Hindistan’ın neden doğrudan yurt dışından gelen yardıma bağımlı olduğunu merak edecekler. Bu dozların çoğu şimdi yapılamayacak.

Hindistan’daki yıkım, virüsün küçümsenmesi ve gerekli önlemlerin alınmaması durumunda neler olabileceğinin kesin bir hatırlatıcısıdır. Mutasyona uğramaya devam eden bir virüs ve yetersiz bağışıklık seviyesi ile önümüzdeki ayların inancı şu şekildedir; üzülmektense dikkatli olun.