CGTN / Grenville Cross

Bin 500 üyeli Hong Kong Özel İdari Bölgesi Seçim Komitesi seçimleri 19 Eylül 2021 tarihinde yapıldı, bunu 19 Aralık’ta Yasama Konseyi seçimleri ve 27 Mart 2022’de Hong Kong İdari Amiri seçimi izleyecek. 

Kent yetkililerinin seçilmesi aracı olarak seçimler Anayasa’da güvence altına alınmıştır. Yıkıcı unsurların süreci engellemesine rağmen, İdari Amir ve Yasama Konseyi’nin seçiminde genel oy hakkı “nihai amaç” olarak tanımlanıyor. Ancak son zamanlardaki güçlüklere rağmen, bu amaç değişmedi.

Yaklaşan seçimler, Ulusal Halk Kongresi (NPC) mart ayında seçim sistemini gözden geçirdikten ve kenti düzene oturduktan bu yana ilk olacak. Çin karşıtı güçler 2019-2020’de topluma karşı savaş ilan ettikten sonra reform kaçınılmaz hale geldi. Hong Kong için “Bir Ülke, İki Sistem” yönetim politikası düzeltilmemiş olsaydı, tamamıyla başarısız olabilirdi. Bu elbette bazı insanların tam olarak istediği şeydi, çünkü onlar Çin’in kendilerine bağımlı jeopolitik rakiplerinin politika gündemlerini ilerleteceğini biliyorlardı. Bunun için örneğin, ilçe meclisi koltukları Seçim Komitesi’nden kaldırıldı. Anayasa’ya göre (Mad. 97) ilçe örgütleri “siyasi gücün kurumları” değil, fakat onların sandalyeleri siyasi duruşa ve Çin karşıtı faaliyetlere takıntılı insanların ellerine geçti. Sistematik suiistimal siyasi bünyeyi zehirliyordu ve daha fazla hoşgörülü yaklaşılamazdı. Bu yüzden değişimlerde, seçim sisteminin siyasi kargaşa değil, sorumlu yönetim oluşturmasını temin etmek temeldi. 

HONG KONG KARAKTERİNE SAHİP YENİ BİR DEMOKRATİK SEÇİM SİSTEMİ

Çin Başbakanı Li Keqiang 11 Mart’ta, seçim reformlarının, birçok insanın tam olarak duymak istediği şekilde Hong Kong’un istikrarlı ve refah içinde kalmasına yardımcı olacağını açıkladı. Li, “Hong Kong’u yurtseverlerin yönetmesi konusundaki ısrarın, Bir Ülke, İki Sistem’in uzun vadeli uygulanmasını sağlayacağını” söyledi ve bu tamamen doğruydu. 

Merkezi yetkililerin karmaşa konusunda umutsuzluğa kapılmalarına rağmen, onlar Hong Kong’a ve işleri yoluna koyma kapasitesine olan inancını korudular. Onlar, dış güçlerin yerel vekillerini kenti enkaza çevirmek için nasıl cesaretlendirdiklerini fark ettiler, bunun Çin’e zarar vereceğine inanıyorlardı. Şu anda oluşturulan Seçim Komitesi 982 seçilmiş üye, 156 aday üye ve 362’si resen üyeden oluşacak. Hong Kong Özel İdari Bölgesi hükümeti, ağustos ayının başında bin 56 adayın seçimde yarışmak için başvurduğunu, 2016 yılındaki son seçimde bu sayının bin 539 olduğunu bildirdi. Bu sefer rakamın düşük olması şaşırtıcı değil, çünkü daha önce aday olanların birçoğu artık fanatizm etiketlerinin artık hiçbir işe yaramadığını fark etti.

Seçim Komitesi, her biri 300 sandalyeden oluşan mevcut dört alt sektöre beşinci bir 300 sandalyeli alt sektörün eklenmesiyle bin 200’den bin 500 üyeye çıktı. Bu Seçim Komitesi’ni daha fazla temsilci yaptı ve daha fazla sesin duyulmasına olanak sağladı. Örneğin, NPC’nin yerel üyeleri, Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (CPPCC) ve Çin ana karasındaki Hong Kong sakinlerinin derneklerinin temsilcileri dâhil olmak üzere şimdi ulusal bakış açısı ve sınır ötesi deneyime sahip insanlara yer açılacak. Bu açıkça komiteyi daha az dar görüşlü hale getirmiş olsa bile, bununla birlikte yerel koşullara tam saygı gösterilmesi gerekiyordu. NPC Daimi Komitesi Başkan Yardımcısı Wang Chen, Seçim Komitesi’nin tasarımının, “Hong Kong gerçeklerine uygun ve Hong Kong karakterlerine sahip yeni bir demokratik seçim sistemi oluşturmayı amaçladığını” söyledi. 

HONG KONG, ÇİN’İN AYRILMAZ BİR PARÇASI

Seçim Komitesi’nin işlevleri, İdari Amiri seçmeyi, Yasama Konseyi’nin 90 üyesinden 40’ını belirlemeyi ve diğer üyelerini aday göstermeyi kapsamaktadır. Seçim Komitesi’nin acil kaygısı yerel yönetimle ilgili olmasına rağmen, aynı zamanda ulusal sonuçları da vardır. Bu yüzden oldukça açık bir şekilde, bu sorumluluklar sadece dış güçlerle müttefik olan insanlar değil, ülkenin en büyük çıkarlarına kalpten inanan güvenilir insanlar tarafından yerine getirilebilir. Diğer bir deyişle, onlar yurtsever olmalı ve ulusal güvenliği savunmaya bağımlı olmalıdır.

Elbette, kentin memurlarından beklenen nitelikler konusunda yeni bir şey yok. Eski Çin Cumhurbaşkanı Deng Xiaoping 1984 yılında, Hong Kong’un 1997 yılından sonra kendi yaşam biçimini ve ayrı sistemini sürdürecek olmasına rağmen, “yurtseverler” tarafından yönetilmesi gerektiğini söylemişti. Ve Deng, “bir yurtseveri, Çin ulusuna saygı duyan, ana karanın Hong Kong üzerindeki egemenliğini geri almasını samimi biçimde destekleyen ve Hong Kong’un refahı ve istikrarının zarar görmesini istemeyen biri olarak” açıklamıştı. 

Ancak 1997 yılından sonra bu temel gereksinimler, feci sonuçlara yol açacak şekilde rutin biçimde küçümsendi. Her ne kadar ilk yıllarda “Bir Ülke, İki Sistem” politikasının herkes tarafından destekleneceği ve Hong Kong’un Anayasa’ya göre benzersiz konumuna değer verileceği umut edilse bile, bunlar seçilmiş yetkililer ve Çin’in kötülüğünü isteyen diğerleri tarafından boşa çıkarıldı. Onlar merkezi yetkililere nefreti öğütlediler, Yasama Konseyi’ni felce uğrattılar, şiddetli protestoları desteklediler, ayrılıkçılığı teşvik ettiler ve hatta yabancı güçlere Hong Kong ve onun yetkililerine karşı cezalandırıcı önlemleri uygulaması çağrısında bulundular. Bencil ve vizyondan yoksun bu çevreler, İdari Amir’in 2017 yılında genel oyla seçilmesine olanak sağlayacak teklifi oylamayla reddettiler, böylece Yasama Konseyi’nin daha fazla demokratikleşmesi umutlarını da ziyan ettiler. 

Zamanla, kamu görevi üstlenenlerin birçoğunun hizmet etmeye tamamen uygunsuz olduğu açığa çıktı. Onların ulusal amaçları yerine getirmek şöyle dursun kamu yararı veya ekonomik kalkınmayla ilgileri yoktu, kamu hayatına Hong Kong’a yardım etmek için değil, ancak içeriden sisteme sabotaj düzenlemek için girmişlerdi. Onlar hatta çok açık şekilde, ulusal güvenlik (Madde 23) dâhil olmak üzere anayasal olarak uygulamak zorunda oldukları yasaların uygulanmasını önleyerek Anayasa’yı ihlal ettiler. Onlar “Bir Ülke, İki Sistem” politikası için gerçekten tehdittiler ve neredeyse bu politikayı ortadan kaldırdılar. Fakat yabancı desteğine rağmen başarılı olamadılar ve Hong Kong şimdi tekrar işlemeye başlıyor. 

SEÇİM KOMİTESİ KENTİN DEĞERLERİNİ SAVUNUYOR

Sonuç olarak, gelecekte kamu görevini üstlenecek olanlar sorumlu, kente bağlı ve ülkeye sadık olmak zorunda olacaklar. Hong Kong yüksek derecede özerkliğe sahip olmasına rağmen, Çin’in ayrılmaz bir parçası ve doğrudan Merkezi Halk Hükümeti’ne bağlıdır ve buna karşı çıkılamaz. Hong Kong’a zarar vermek isteyen ya da ulusal egemenliği veya güvenliği tehdit eden insanlar artık kamu hayatına giremez ve bu “Bir Ülke, İki Sistem” politikasını onların düşmanlığından koruyor. Bu yüzden, Çin karşıtı unsurların kentin politikasını yeniden asla saptırmamasını sağlamak için Aday Uygunluğu İnceleme Komitesi şimdi üç seçime katılma isteyen herhangi bir kimsenin iyi niyetini değerlendiriyor ve uygun olmayan bireyleri yasaklıyor. Komite adayların yaş, milliyet ve iyi karakter gibi genel uygunluk niteliklerini karşılamasını garanti ediyor. Komite ayrıca, “Hong Kong’u yurtseverlerin yönetmesini” sağlamak amacıyla adayların Anayasa’yı savunmasını ve Hong Kong Özel İdari Bölgesi’ne sadakat sözü vermesi için yasal yükümlülüklerine uygun olmasını zorunlu kılıyor. 

Farklı siyasi inançlara sahip insanların kesinlikle seçimlere katılabilmesine rağmen, karışıklık yaratmaya meyilli insanlar katılamazlar. Fakat birçok fanatik tehlike işaretini gördü ve aday olma arayışına girmedi. Gerçekten tek bir muhtemel aday Civic Passion partisinden Cheng Chung-tai, daha önce bayrağa saygısızlıktan mahkûm olduğu için adaylıktan men edildi. Güvenlik incelemesi sürecinin meyveleri kısa sürede ortaya çıkacak. Seçim Komitesi çalışmaya başladığı zaman iyi yönetimin sağlanmasına yardımcı olacak ve sadece büyük resmi görebilecek gerçek yeteneğe sahip insanları onaylayacaktır. Ulusal zorunlulukların farkında olarak Seçim Komitesi, sorumsuz kutuplaşmadan kaçınarak Hong Kong’da düzenli ilerlemeye destek verecektir. Hong Kong Özel İdari Bölgesi Adalet Bakanı Teresa Cheng Yeuk-wah’ın dediği gibi, Seçim Komitesi, “toplumun genel çıkarlarının daha dengeli, düzenli katılımını ve temsilini temin eden yeni demokratik seçim sisteminin dengeleyici aracı” gibidir. 

Açık bir biçimde Seçim Komitesi, kentin değerlerini savunan ve gelecekteki başarısını sağlayan bir kapı görevlisidir. Komite yüksek standartları belirler, odaklanma sağlar ve muhtemele kamu görevlileri yurtsever olsa dahi doğru kalitede olmasını garanti eder. Komite ayrıca, kentin politikalarının halka hizmet, kamu refahını ilerletmek ve fırsatları değerlendirmenin yanı sıra ulusal girişimleri desteklemek olduğunu vurgulamak zorundadır. Bu üç seçim tamamlandığı zaman, “Bir Ülke, İki Sistem” politikasının tam potansiyeli gerçek olabilir ve bu herkesin istediği umut, refah ile istikrarı sağlayacaktır.