Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, Çin’in Amerika Birleşik Devletleri (ABD) politikasının son derece istikrarlı ve sürekli olduğunu kaydetti.

Joe Biden, düzenlenen ilk basın toplantısında Çin’in uluslararası kurallara uymasını istedi, Çin’in “otoriteyi geleceğin trendi olarak gördüğünü” iddia etti ve Beijing’in “demokratik genlere” sahip olmadığını ifade etti.

Joe Biden ayrıca görev süresi boyunca Çin’in ABD’yi geçmesine izin vermeyeceğini, ABD’nin Çin’le yüzleşmeye odaklanmayacağını ancak Çin ile ABD arasında şiddetli bir rekabetin bilincinde olduğunu belirtti.

Hua Chunying, bugün düzenlenen basın toplantısında konuyla ilgili soruyu cevapladı.

Hua Chunying, dünyada tek bir sistemin yani merkezinde Birleşmiş Milletler’in (BM) yer aldığı uluslararası sistemin ve tek bir kural dizisinin yani BM Tüzüğü’nün amaçlarına dayanan uluslararası ilişkilerin temel kurallarının bulunduğunu ifade etti.

Hua Chunying, uluslararası kurallara uyma konusunda Çin’in örnek bir öğrenci, ancak ABD’nin muhtemelen kötü performans gösteren bir öğrenci olduğunu vurguladı.

Demokrasi ve otoriterlik konusuna değinen Hua Chunying, farklı siyasi sistemlerin iyi olsun ya da olmasın, anahtarının ülkenin ulusal koşullarına uyup uyumadığına, siyasi istikrar, sosyal ilerleme ve insanların geçimlerini sağlayıp sağlamadığına ve halkın desteğini kazanıp kazanmadığına bağlı olduğunu ifade etti ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir ülke kendi demokratik değerleriyle ne kadar övünürse övünsün, 500 binden fazla kişinin salgından hayatını kaybetmesine, yılda 40 binden fazla insanın silahlı saldırılarda yaşamını yitirmesine mani olamıyorsa, diğer egemen ülkelere karşı savaşmak için yalanlar uydurma yoluna gidiyorsa ve yüzbinlerce masum sivilin ölümüne neden oluyorsa, insan hakları ve demokrasi feneri olmakla övünmez.”

Hua Chunying, halk merkezli bir siyaset izleyerek 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi kapsamında yoksulluğu azaltma hedefini planlanandan 10 yıl önce tamamladıklarına ve Çin halkının hükümetinden memnuniyet oranının her yıl yüzde 90’ı aştığına işaret etti.

Hua Chunying, dünyanın en büyük iki ekonomisi olarak Çin ve ABD’nin çıkarlarının kesiştiği sürece rekabet etmesinin de şaşırtıcı olmadığına dikkat çekti.

Hua Chunying ayrıca, Çin’in hedefinin asla ABD’yi geçmek olmadığını, kendi belirlediği hedeflerin peşinde koşarak “daha iyi bir Çin” olmaya çalıştığını ifade etti.

Öte yandan Hua Chunying, NATO’nun Yugoslavya bombalamasıyla ilgili bir soruyu yanıtladı.

Hua Chunying, “NATO’ya Çin’e hala kan borçları olduğunu hatırlatmak isterim” dedi.

Hua Chunying sözlerine şöyle devam etti:

“1999’da ABD öncülüğündeki NATO Yugoslavya’yı alenen bombaladı ve 3 Çinli gazeteci dâhil olmak üzere çok sayıda masum sivilin ölümüne neden oldu. Şimdi ise güç siyaseti ve hegemonya hala ortaya çıkıyor. Yugoslavya’da, Irak’ta, Libya’da veya Suriye’de hayatını kaybeden masun insanları, yıkılan duvarları ve ateşin yuttuğu tarihi eserleri unutmamalıyız.”