Xinhua

İklim değişikliği bir ya da iki ülkenin sorunu değil, aksine bütün insanlığın gecikmeden ortak hareket etmesini gerektiren belirleyici bir küresel sorun. Ortak hareket etmek ayrıca daha geniş küresel iş birliği için fırsatlar sağlayacak, bu dünyanın artan küreselleşme karşıtlığı duygusu, popülizm, tek taraflılık ve korumacılık tehditleri ile yüz yüze olduğu bir zamanda çok ihtiyaç duyduğu bir şey.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, İklim Liderler Zirvesi’ne geçen hafta perşembe günü Beijing’den video bağlantısı ile hitap ederken, insan ve doğa için bir yaşam topluluğu inşa etmek için yeşil kalkınma, sistemik yönetişim ve ortak fakat çeşitlenmiş sorumlulukları da içeren 6 maddelik bir öneri sundu. Bu öneri Çin’in, her ikisinin de gelişeceği ve uyum içinde yaşayacağı yeni bir insan-doğa ilişkisini geliştirme isteğini yansıtıyor.

Çin dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkesi olarak iklim değişikliği ile mücadeleye yüksek öncelik veriyor. Çin geçen yıl Eylül’de 2030’dan önce karbondioksit salınımında zirveye çıkacağını ve 2060’tan önce karbon nötrü gerçekleştireceğini ilan etti. Bu hedeflere ulaşmam olağanüstü sıkı çalışma gerektiriyor, ama Çin sözünü yerine getirmek için somut adımlar atmaya tümüyle kararlı.

Bu arada, gelişmiş ülkelerin de gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğine karşı kapasitelerini güçlendirmek ve direnç kazanmalarına yardım etmek için somut çabalar göstermeleri ve yeşil ticaret engelleri aratmaktan kaçınmaları gerekiyor.

ÇİN SOMUT ADIMLAR ATMAKTA KARARLI

Covid-19 ile uğraşan uluslararası toplumu birçok başka acil sorunun ele alınması beklerken, karbon nötr için ortak çabalar iyi bir başlangıç olabilir. Çin, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) dâhil uluslararası toplumla küresel çevre yönetişimini iyileştirmek için birlikte çalışmak istiyor.

Kısa süre önce Çin ile ABD ortak bir açıklama yaparak birbirleriyle ve diğer ülkelerle iklim kriziyle mücadelede iş birliği yapma sözü verdi. İki ülke bir zamanlar iklim değişikliğine karşı faydalı bir iş birliği yaptı. Önceki ABD yönetimi iklimle ilgili eylemlerinde büyük bir geri adım attığı için, Washington’ın geçen dört yılda yaratılan boşluğu kapatmasının ve dünyaya iklim değişikliği konusunda ciddi olduğu garantisi vermesinin zamanı geldi.

Ülkelerin birbirlerini suçlamak yerine iklim değişikliği ile mücadele için birlikte hareket etmek zorunda. İklim değişikliğinin jeopolitik bir pazarlık kozu, diğer ülkelere saldırma aracı ya da ticaret engelleri için bir bahane olmaması gerekir. Hiçbir ülkenin, kendisi diğer ülkelerin iç ilişkilerine açıkça karışır ve onların çıkarlarını zayıflatırken, diğer ülkelerin ikili ve küresel sorunlarda destek sunmasını beklememesi gerekir.

Ülkeler amaçları ile çabalarında birleştiği ve dayanışma ile karşılıklı yardım içinde çalıştığı sürece, dünya küresel iklim ile çevre sorunlarını aşacak ve gelecek nesillere temiz ve güzel bir dünya bırakacaktır.