Gazeteci İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dünya Postası” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Ukrayna krizindeki son gelişmelere değinen İsmet Özçelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Ukrayna krizindeki gelişmeler ağır gitse de önemli. Herkes krizin bir an önce sonuçlanması bekliyor ancak Rusya kararlı bir şekilde pozisyonunu koruyor. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy de bir açıklama yaparak Kırım, Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetlerinin tanınması konusunda Rusya ile görüşmeler hazır olduklarını söyledi. Rus TASS Haber Ajansı, bu haberi geçti. Zelenskiy’in bu açıklaması önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Zelenskiy, Ukrayna televizyonlarına yaptığı açıklamayla da kamuoyunu ikna etme çabası içinde. Burada Zelenskiy’in tek şartı güvenlik garantileri.

“ABD’LİLER ANLAŞMAYI ENGELLEMEK İÇİN BÜTÜN GÜÇLERİYLE ÇALIŞIYOR”

Ukrayna Parlamentosu Başkanı Ruslan Stefançuk, Rusya’yla anlaşmaya varılması için anayasanın ‘Avro-Atlantik bütünleşmesiyle’ ilgili maddelerinin değişebileceğini açıkladı. Stefançuk, müzakerelerde ilerleme sağlanması için ‘ya anayasada yazan Avro-Atlantik ittifakıyla bütünleşmeye uygun bir anlaşmaya varılacağı ya da anlaşmaya varılması için anayasanın değişebileceğini’ söyledi. Anayasaya giren NATO konusu çıkarılırsa zaten sorun önemli ölçüde çözülmüş olacak. Benim gördüğüm kadarıyla süreç ağır ilerliyor. Amerikalılar bu anlaşmayı engellemek için bütün güçleriyle çalışıyor. Bu konuda bilgiler geliyor. Oradaki bazı grupları harekete geçirdiler ve bir anlamda Ukrayna yönetimini dinlemeyecekler gibi gözüküyor.

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başdanışmanı Oleksiy Arestoviç da, NATO üyeliğini zorlamanın yanlış bir politika olduğunu söyledi. Önceki devlet başkanı Poroşenko zamanında Avro-Atlantik yolunda ilerlemenin anayasaya kaydedildiğini hatırlatan Arestoviç, ‘Bu Poroşenko’nun yeniden seçilmek için şahsi bir PR siyasetidir.’ dedi. Yani bir anlamda ‘bu politikanın sahibi biz değiliz Poroşenko’dur’ demeye getirdi. Arestoviç, ‘Poroşenko hiçbir zaman NATO’ya alınmayacağımız gayet iyi biliyordu’ ifadelerini de kullandı. Ukrayna yönetimi öyle gözüküyor ki, bir günah keçisi aramaya başladı. Ukrayna yönetimindeki bu tartışmalarda belki barışa ulaşmak adına savaşın sona ermesi için önemli gelişmeler, diye düşünüyorum.

Batılı istihbarat örgütlerinin Ukrayna’da kontrol ettiği gruplar var. Bu konu ile ilgili Ukrayna’dan çok sayıda görüntü gelmeye başladı. Bu görüntüler Zelenskiy’i demokrasinin simgesi olarak nitelendiren kesimler için dikkat çekici. Burada birtakım gruplar var. Zaten esas olarak Ukrayna’da devlet kontrolü kaybetmiş durumda. Birçok yerde bu gruplar söz sahibi olmuş durumda. Mahkemeler kuruyorlar, anında cezalar kesiyorlar. İnsanları ağaca bağlayıp, kırbaçlıyorlar. Devlet otoritesinin yerini biraz Nazi ve çeşitli gruplar aldı. Ukrayna gerçekten bir iç kaosa doğru gidiyor.

“BU YAPTIRIMLAR RUSYA’DAN ÇOK AVRUPA’YA”

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Batılı ülkelerin Rus petrolünü almayı durdurmaları halinde, fiyatların varil başına 300 dolara çıkabileceğini söyledi. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de Rusya’ya petrol ambargosu kararı çıkmadığını belirtti. Yaptırmalar gündem geldiği zaman söylediklerimiz teker teker gerçekleşiyor. Biz ‘Bu yaptırımlar Rusya’dan çok Avrupa’ya gibi gözüküyor’ demiştik. Çünkü bunların yansıması olacaktı. Avrupa enerji konusunda tamamen dışa bağımlı. Bu kadar çok sert tedbirler alınmaya kalkışılırsa bunun karşılığı da gelir. Avrupa’da ihracata bağlı ekonomilerde üretimin durması o ülkelin ekonomilerinde çok ciddi zarar uğratır. Nitekim buna ilişkin her gün bir haber okuyoruz.

Reuters’a konuşan kaynaklar,Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Türkiye’ye Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerini Ukrayna’ya vermeyi teklif ettiğini iddia etti. S-400’ler meselesinde ve ABD’lilerin talepleri konusunda pek bir sınır yok. Bu haber Reuters’dan geçti. Şimdi böyle bir şey mümkün olabilir mi? Aklı başında herkes Türkiye’nin böyle bir şey yapmayacağını bilir. Fakat buna rağmen ABD’nin böyle bir talebi olduğu anlaşılıyor. Bunu nereden anlıyoruz. Pentegan Sözcüsü John Kirby’ye bu konu soruldu. Kirby, ‘S-300 konusu ve basında gördüğüm S-400 söylentileri konusunda şunu söyleyeceğim. Şu anda odak noktamız Ukrayna’nın eline kullanmayı bildikleri, eğitimini aldıkları ilave sistemleri ulaştırmak amacıyla müttefik ve ortaklarla çalışmak.’ yanıtını verdi. Başka bir ayrıntı vermedi. Yani ‘hayır böyle bir şey söylemedik’ demedi. Belli ki, en azından böyle bir talep gündeme gelmiş.

PERİNÇEK’TEN S-400 ÇIKIŞI

Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek, Rus devlet ajansı RIA Novosti’ye değerlendirmelerde bulunarak, Türk hükümetinin Washington’ın S-400 sistemlerini Kiev’e devretme teklifini kabul etmeyeceğini söyledi. ‘Bunu bilerek söylüyorum.’ ifadesini kullanan Perinçek, ABD’nin Türkiye’ye herhangi bir talimat verme yetkisi yok. Türk hükümeti hiçbir durumda Rus S-400 sistemlerini Ukrayna’ya devretmek gibi bir talimatı kabul etmeyecektir. Bu bilgi tipik bir Amerikan istihbarat propagandasıdır. Bunu birçok kez yaşadık. Yine söylüyorum, bu imkânsız. Bu şekilde Türkiye’yi baskılayamazlar.’ dedi.

RUSYA ULAŞTIRMA BAKANLIĞINDAN “UÇAK” AÇIKLAMASI

Rusya Ulaştırma Bakanı Vitaliy Savelyev, Batı’nın yaptırımları nedeniyle Rus hava yolu şirketlerine ait 78 uçağa yurt dışında el konulduğunu belirterek, yaklaşık 800 uçağın ise Rusya’da tescil edildiğini açıkladı. Savelyev, Rusya Federasyon Konseyi’nde yaptığı konuşmada, yaptırımlar nedeniyle sorunlar yaşayan Rus havacılık sektörüne dair değerlendirmelerde bulundu. Yaptırımlar öncesinde Rusya’ya ait 1397 uçağın bulunduğunu belirten Savelyev, ‘Yurt dışında el koyulması nedeniyle 78 uçağı kaybettik. Bu uçaklar Rusya’ya dönmeyecek.’ dedi. Savelyev, çok sayıda uçağın ise Rusya’da tescil edildiğine işaret ederek, ‘Yaklaşık 800 uçak Rusya’da tescil edildi ve Rus şirketi üzerinden sigorta ediliyorlar. Durumun olumlu yönde gelişmesi halinde bu yıl hava yolu taşımacılığı hacmimiz 90 milyon yolcuya ulaşabilir.’ diye konuştu. Şimdi bu uçaklar Türkiye’ye turizm için kullanılabilecek mi? Herkes bunu konuşuyor. Konuştuğum Türk turizmciler bu işin aşılabileceğini söylediler.”