Xinhua

Washington yönetimi, 2014 yılından bu yana iki taraf arasında en kötü çatışmaya yol açan uzun vadeli İsrail-Filistin gerilimi konusundaki tutarlı ikiyüzlülüğü ve güvenilmezliğini bir kez daha ortaya çıkardı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden pazartesi günü, şiddetli çatışmalarda ateşkesi desteklediğini söylese bile, Biden yönetimi daha yeni İsrail’e 735 milyon dolarlık potansiyel silah satışını onayladı. Bu kez, Gazze Şeridi’ndeki kanlı çatışma sarmalının arkasında, ABD ikiyüzlülüğü ve gaddarlığı insanlara sadece süper gücün on yıllardır Orta Doğu politikasının ne kadar hatalı ve haksız olduğunu gösterdi.

ABD’nin pervasız siyasi hesaplarının göstergesi olarak sivillerin çektiği sürekli acı, şimdi durumu soğutmak, barışı sağlamak ve mümkün olan en kısa sürede istikrarı sağlamak amacıyla ilgili bütün taraflara pratik ve birleşik bir acil çağrı ortaya çıkarıyor. 

Gazze Şeridi’ndeki mevcut şiddet tırmanışı, tohumları uzun süredir ABD’nin kusurlu, kısmi Orta Doğu politikası tarafından kendi siyasi kazanımları için açıkça İsrail lehine ekilmiş, yıllardır süren İsrail ve Filistin arasındaki kısasa kısas çatışmanın bir örneğidir. 

ABD’NİN ÇİFTE STANDARDI

Korkutucu kan dökülmesini yatıştırmak için gerçek adımlar atılması yerine tek taraflı Washington kasten, İsrail’in Filistin’in kuşatılmış bölgesine karşı kontrolsüz silah kullanımını, Filistinli Müslümanları savaşa ve acıya sürüklemesini görmezden geldi. Daha da kötüsü, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) aslında 14 Mayıs’ta yapılması planlanan Filistin-İsrail sorunuyla ilgili bir toplantıyı ertelemeye zorlayarak ve BMGK’nin Filistin’deki durumla ilgili kaygıları dile getiren bir açıklama yayılmasını engelleyerek, uluslararası arabuluculuğun önüne barikat kurdu. 

Kendini “insan hakları savunucusu” ilan etmesine rağmen ABD, Filistinlilerin insan haklarının ayaklar altına alınmasına açık bir kayıtsızlık gösterdi, çifte standardını ve ikiyüzlülüğünü alenen ortaya koydu. BMGK’nin daimi üyesi olmasına rağmen, uluslararası topluma karşı bir pozisyon aldı ve dünya barışı ile istikrarını korumak için uluslararası yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmeyi reddetti. 

Son yıllarda ABD, kendi stratejik çıkarları yararına bölgedeki siyasi görünüşü güçlendirmek için Orta Doğu’daki politika odağını değiştirirken, İsrail-Filistin sorununu marjinal hale getirdi.

Bu yüzden Tel Aviv yönetimi, Washington’ın hoşgörülü ve çarpık siyaset geliştirmesiyle, sorunlu İsrail-Filistin durumu konusunda sertlik yanlısı siyasi gündemini agresif biçimde ilerletmeye cesaretlendirildi.

Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın görevde kaldığı dört yıl boyunca ABD’nin İsrail-Filistin sorununda sürdürdüğü düzenli pozisyonunu değiştirmesi ve Tel Aviv’e bütün gücüyle destek vermeye yönelmesi, Filistinlilerde büyük öfkeye yol açtı ve iki taraf için uluslararası barış süreci zeminini aşındırdı. 

TÜM TARAFLARIN BİRLİKTE ADIM ATMASI GEREK

Trump’ın, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak resmen tanıdığını açıklaması, Dışişleri Bakanlığına ABD’nin Tel Aviv’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşımaya başlaması talimatı vermesi ve diğer adımların yanı sıra Yahudi yerleşim birimlerinin yayılmasına yeşil ışık yakması, iki taraf arasında çatışmaların patlak vermesine katkıda bulundu. ABD, başkalarının adına ağır bedel ödeyerek bencil siyasi kazanç arayışına girmenin ve bunu pratiğe dökerek meydan okumasının sadece asıl hedeften sapacağını ve sonunda uluslararası toplumda kendini tecrit edeceğini daha iyi anlamıştı. 

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, bu yıl mart ayında Orta Doğu ülkelerine yaptığı ziyaret sırasında, Orta Doğu’da güvenlik ve istikrarı sağlamak için beş maddelik bir girişim önerisinde bulundu. Onlardan biri, eşitlik ile adaleti sağlamak ve Filistin sorununa sağlam bir çözüm bulmak için çalışmaktı.

Şu anda Gazze Şeridi’ni etkileyen şiddetli saldırıların durması ve azalması için ilgili tüm tarafların güçlü, pratik ve birlikte adımlar atması gerekiyor. İsrail ve Filistin’i devam eden çatışmalara uygun siyasi çözüm bulma yoluna girmeye itmek amacıyla iki devletli çözüme sağlam destek de gereklidir.