Global Times

Ağır Covid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna çatışması dünyada ekonomik toparlanma beklentilerine yeni belirsizlikler ekledi.

IMF Başkanı Kristalina Georgieva, geçen hafta perşembe günü IMF’nin dünyadaki 143 ülkenin ekonomik büyüme beklentilerini düşüreceğini söyledi. Bunun bütün dünya için geçerli olduğu düşünülüyor ama bazı Batılı medya kanalları ekonomik toparlanmanın engellenmesini ve küresel tedarik zincirlerindeki tıkanıklıkları Çin’deki bazı sanayi merkezlerinde “dinamik sıfır” politikasında ısrar edilmesine bağlıyor ve salgının ortaya çıkmasından bu yana sürdürdükleri siyasi manipülasyona yeni unsurlar ekliyorlar.

Geçen iki yılda Çin bilimsel kesinlik ve dinamik sıfır Covid-19 politikasına bağlılıkta en kararlı ülkeydi. Çin halkın canını ve sağlığını korumak konusunda en iyi işi çıkardı ve küresel ekonomik toparlanmanın sağlanmasına ve tedarik zincirlerinin sorunsuz çalışmasına en büyük katkıyı yaptı. Salgın bütün dünyayı kasıp kavururken Çin salgını kontrol altına alma, üretim ve çalışmaya yeniden başlama ile düşük ölüm oranı ve ekonomide minimum aksamayı başarmada öncülük etti. Bu yılın ilk çeyreğinde Çin’in toplam ticareti geçen yıla göre yüzde 10’dan fazla arttı.

ÇİN DIŞ TİCARETİ 7 YILDIR POZİTİF BÜYÜME GÖSTERDİ

Çin dış ticareti 7 yıldır arka arkaya pozitif büyüme gösterdi. Apple cep telefonlarından Tesla elektrikli otomobillerine kadar “Made in China” küresel endüstri zincirlerinin ana damarlarına kan vermeye devam ediyor ve “Siyah Kuğu” ve “Gri Gergedan” olaylarıyla kesintiye uğrayan dünyaya belirlilik getirdi. Bloomberg şubatta bu politikanın bütün dünyaya yararlı olduğunu belirten “Dünyanın Çin’in sıfır-Covid-19 politikasına neden ihtiyacı var?” başlıklı bir haber yayınladı. Şimdi bazı Batılı medya kanallarının Çin’in salgın önleme politikasına gösterdiği bu aşırı ilgi sadece Çin’in küresel endüstriyel zincir içindeki ağırlığını kanıtlıyor.

Shanghai ve diğer Çin kentlerindeki geçici “duraklamanın” etkisinin Batı tarafından kasıtlı olarak abartıldığını belirtmek gereklidir. İlk olarak, kapatma sadece geçici bir önlem.

Çalışma ve üretime daha iyi başlamak ve ekonomi ile toplumun daha etkin biçimde çalışmasını sağlamak için geçici bir önlem. Etkililiği de kanıtlandı.

İkincisi, Çin 1,4 milyarlık bir nüfusa sahip. Bu nüfusun 267 milyonu 60 yaş ve üzerinde ve 50 milyondan fazla yaşlı tam aşılanma sürecini tamamlamadı. Eğer salgını önlemezsek ve onun yerine virüs bulaşanları tedavi etmeye odaklanıp çok sayıdaki yaşlı hasta ve sağlık sorunları olan virüs bulaşanları “doğal olarak” ölmeye terk edersek, bu Çin toplumu için ahlaki bakımdan kabul edilemez olur ve geniş etkileri olan ekonomik bir kargaşaya yol açar. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İngiltere gibi ülkeler insanların hayatını bir kenara bıraktıktan sonra halen “gerileme” uyarıları ile karşılaşıyorlar.

ENERJİ VE GIDA FİYATLARI NEDEN ARTIYOR?

Bilimsel ve kesin salgın karşıtı önlemler değil, Covid-19 salgını ile birlikte jeopolitik riskler, dünya ekonomisine en büyük zararı veriyor. Küresel yüksek teknoloji şirketleri niçin çip kıtlığı yaşıyor ve enerji ve gıda fiyatları neden artıyor? Bazı kişilerin bunu herkesten daha iyi bilmesi gerekir. Trump yönetimi 2018’de aralarında Çin’in de bulunduğu dünyadaki birçok ülkeye karşı bir ticaret savaşı başlattı ve küresel endüstri zincirini sarsan bu savaşın etkileri bugün bile hissediliyor.

Salgının ortaya çıkmasından sonra Amerikan Merkez Bankası (Fed) daha fazla para basmaya ve kâr etmek için ABD dolarının egemenliğinin avantajını kullanmaya devam etti. Bu da küresel ekonomiyi durgunluk ve hatta gerileme riskine soktu. Rusya ile Ukrayna çatışmasının başlamasından sonra ABD ile Batı büyük bir enerji ve gıda üreticisi olan Rusya’ya en üst düzeyde yaptırımlar koydu ve Rusya ile normal ticareti devam ettiren diğer ülkelere baskı yaptı. Bu uluslararası para, finans ve ticaret düzenini ciddi biçimdi bozdu.

ABD ve Batı geçen yıllarda birçok küresel ekonomik fırtınayı tetikledi fakat çok az Batılı medya onları ciddi biçimde eleştirdi. Çin istikrarlı küresel ekonomik toparlanmaya çok katkıda bulundu ama sadece bazı kentlerin ekonomileri salgından geçici olarak etkilendiği için küresel ticarete darbe vurmakla eleştiriliyor. Bu haksızlık.

ÇİN’İN SALGINLA MÜCADELESİ VE KÜRESEL TİCARET

Salgınla mücadele etmek ve ekonomiyi geliştirmek Çin için asla bir bu ya da o tercihi olmadı, ama her ikisinin de genel olarak planlanmasında yanıtlanması gereken bir soru oldu. Shanghai’da birçok yerleşim bölgesi karantinaya alınmışken bile Shanghai Limanı “kapalı alanlar” gibi uygulamalarla 7/24 çalışmaya devam etti ve bazı Batılı medyanın söylediği gibi tam “kapanma” gibi bir şey olmadı. Çin hükümeti de şirketlerin ulaştırma bakımından sıkıntılarını aşmalarına yardım etmek ve üretim ile halkın geçimini en üst düzeyde sağlamak için değişik önlemler almak için sıkı biçimde çalışıyor. “En büyük korumayı ve korumayı en az maliyetle gerçekleştirmek ve salgının ekonomik-toplumsal gelişmeye etkisini en aza indirmek için çalışma ilkesinin” yanı sıra dinamik-sıfır politikasının arkasında ülkenin ekonomi ve halkın geçimine verdiği önem bulunuyor. Salgını kontrolde başarı kazandıktan sonra insanlar üretim ve işlemlerin rahatça gerçekleştiğini görebilir.

Jilin Çin otomotiv sektörünün önemli bir merkezi. Salgını kontrol ve önleme çalışmalarında topluluklarda sıfır-Covid-19 hedefini gerçekleştirdikten sonra, kent şimdi hem yukarı hem de aşağı endüstriyel zincir içindeki her büyüklükte işletme için çalışma ve üretimin yeniden başlamasını aynı anda teşvik ediyor. Ayrıca salgından kesin biçimde kurtulacak olan Shanghai’ın kesinlikle salgında kaybettiği zamanı kazanacağına eminiz. Salgın sonunda bitecek ve Çin ekonomisi sağlıklı gelişmeye başaracak ve dünya ekonomisinin toparlanmasına daha fazla katkıda bulunacak. Israr Çin’e zaferi getirecek.