CGTN / Rabi Sankar Bosu

Çin ve Hindistan askeri yetkilileri arasında Fiili Kontrol Hattı’nın (LAC) Moldo-Chushul sınır toplanma noktasının Çin tarafında 10 Ekim’de geri çekilme sorununu çözmek için yaptığı 13. toplantının çıkmazla sonuçlanmasından bu yana 17 aylık sınır sorununun çözülmediği söylenebilir.

Bu durumda, Hindistan-Çin toplantısındaki çıkmaz, iki yakın komşunun liderliklerine tersi yönde ilerlemek değil, dostluklarını korumak için barışçı bir diyaloğa yönelik çabalar gösterme sorumluluğunu hatırlattı. Daha da önemlisi, toplantı açıkça iki açık mesaj gönderdi; birincisi, Çin-Hindistan ilişkisi sınır çatışmaları ile bozulmamalıdır ve ikincisi Çin medyası adına, Hindistan medyasına, ülkedeki Çin karşıtı histeriyi artırmak için yanlış haberler yapmamaları gerekir.

“FİİLİ KONTROL HATTI” ANLAŞMAZLIK NOKTASI

Hindistan-Çin sınırındaki LAC uzun zamandır iki ülke arasında bir anlaşmazlık noktası olarak kaldı. Çin ve Hint askerleri arasında geçen yılın temmuz ayında Ladakh bölgesindeki tartışmalı Galwan Vadisi’nde meydana gelen ve 1975’den bu yana Hint tarafında 20, Çin tarafında 4 ölümle biten ölümcül çatışmalar, hiç şüphesiz Çin-Hindistan ilişkilerinin özünü -“Hindi-Chini-Bhai-Bhai” (Hindistan ve Çin kardeştir) derinden yaraladı. İki büyük komşu ülke arasında anlaşmazlıklar ve farklılıklar olması doğaldır. Ancak bu farklılıkları uzun zaman devam ettirmek iki ülkeden hiçbirinin, ne de Asya’nın hatta dünyanın da yararına değil.

Galwan Vadisi çatışmasından hemen sonra Çin medyası temel olarak bu haberi dengeli bir biçimde verir ve herhangi bir duygusal propaganda yapmazken, birçok Hint medya kanalı, çözüm arayan iki taraf içinde iyi olmayan bir şekilde, sınır anlaşmazlıkları konusunda ne yazık ki yanlış haberler yaptı. Başka bir deyişle, her ne kadar Başbakan Narendra Modi’nin “Önce Komşuluk politikası” büyük küçük bütün komşularının tamamını düşmanlaştırıyor olsa da Hindistan’ın Çin politikasının, Çin’le bir uzlaşmaya varılması için milliyetçi medya haberleri tarafından esir alınmaması gerekir.

MODİ HİNDİSTAN’IN ÇİN İLE GELENEKSEL BAĞLARINA ZARAR VERDİ

Geçen yılki sınır çatışmasından hemen sonra Hint medya kanallarının Hindistan-Çin sınır anlaşmazlığını konusunda Çin’i kötü adam olarak gösteren yanıltıcı manşetler atması gerçekten talihsizliktir. Bu tip duygusal propagandanın en son örneği, Hint medya kanalı News18’in, her ne kadar adları açıklanmasa da Hindistan ordu kaynaklarına dayanarak, Hindistan’ın Çin askerlerinin Arunachal Pradesh’deki Tawang bölgesinde sınırdan içeri girmelerini birkaç Çin askerini geçici olarak tutuklayarak önlediğini yazmasıydı.

Burada belirtmek gerekir ki, Çin uzun zamandır Yeni Delhi’nin Arunachal Pradesh’ın Hindistan’ın vazgeçilmez bir parçası olduğu şeklindeki ısrarlı tutumuna, aksine Arunachal Pradesh’ın güney Xizang’ın (Tibet) bir parçası olduğunu ileri sürerek, karşı çıkıyor. Fakat, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian 8 Ekim’de, güney Xizang’ın Zangnan bölgesinde Çin askerlerinin Hint askerleri tarafından tutuklanması ile “ilgili bir bilgiden” haberi olmadığını söyledi. Kesinlikle Hindistan medyasında sınır anlaşmazlığı ile ilgili bu tip yanıltıcı haberlerin yayınlanması Hindistan hükümeti için Çin ile bir uzlaşmaya varmak bakımından iyi bir şey değil.

Hiç şüphesiz, Modi’nin Amerika’ya yönelik diplomasisi Hindistan’ın Çin ile geleneksel bağlarına zarar verdi. Sınır anlaşmazlıkları için Çin’i suçlamak yerine Hindistan için şimdi ikinci büyük ticaret ortağı ile iyi ilişkilere sahip olma için Çin politikasında bir yol düzelmesi yapması gereklidir. Hindistan’ın Çin’e karşı değil de onunla birlikte çalışmaktan kazanacağı çok daha fazla şey var.

SORUNLARINDA ÇÖZÜMÜNDE DİYALOG VE İŞ BİRLİĞİ ŞART

Modi liderliğindeki Hindistan hükümeti Amerika Birleşik Devletleri’nin liderliğindeki Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) konusunda bir hata yaptı. Hindistan kendi güvenlik sorunlarından uzaklaşırsa QUAD ittifakından ne fayda görecek? ABD ve diğer QUAD müttefiklerinin, dağlık LAC boyunda başka bir Galwan Vadisi durumu ortaya çıkarsa hindistan4a yardım edeceklerini düşünmek hayaldir.

İki gücün, özellikle de birbirine komşu olanların kaçınılmaz olarak stratejik rakipler olacağı ve aralarında stratejik ortaklar arasında kaçınılamayacak, anlaşmazlıklar, farklılıklar ve rekabet olacağı şeklinde oldukça yaygın bir görüş var. Hem Hindistan hem de Çin’in düşmanlıklarını unutup hassas sınır sorunu ve diğer sorunları, Covid’in şekillendirdiği bu dünyada dostluk bağı kurmak ve Çin-Hint bağlarına yardımcı olmak için jeopolitik tuzaklardan kaçınarak, barışçı diyalog ve samimi iş birliği ile çözmeleri oldukça arzu edilir ve değerli bir şeydir.