İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. 

Akşener’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle: 

“Geçen cumartesi Nevruz bayramıydı. Baharın gelişini simgeler. Bir kez daha buradan Nevruz’un aziz milletimize mutluluk ve refah getirmesini diliyorum.

Devletin malını deniz yemeyeni keriz gördüklerini biliyorum. Bugün öyle bir noktaya geldiler ki: Kanunmuş, anayasaymış önemsiz bir hale geldi. Kendilerini öyle bir kaptırdılar ki milletin iradesini önemseyen kalmadı. Sadece canları istedi diye diye uluslararası bir anlaşmayı feshedebiliyorlar. 

Sayın Erdoğan’ın paşa gönlü ne istiyorsa o yapılıyor. Sadece canları istedi diye uluslararası anlaşmayı kendileri adına feshedilebiliyor. Bir gecede Merkez Bankası’nın bir başkanını görevden alabiliyorlar. Bu yetki aşımı milletimiz için hak gaspıdır. Bu gaspın bir kez önü açıldı mı nerede duracağını kestirmek zordur. Seni o makamlara getiren Türk milletinin iradesine, Türk devletinin hukukuna halel getirecek hesabın içindeysen yol yakınken geri dön. Aynı hukuksuzluğu başka yerlerde kullanmayı hesaplıyorsan, yanlış hesap Bağdat’tan döner.

Yarın emekli maaşları ödenmeyecek diye bir cumhurbaşkanlığı kararının verilmeyeceğini bilemezsiniz. Yarın seçme seçilme hakkını iptal ediyoruz diye bir cumhurbaşkanı kararının çıkmayacağını bilemezsiniz. Sayın Erdoğan gittiğin yol yol değil. Bugün kendin için yol açtığın dolambaçlı yollar yarın döner karşına çıkar. Kaosu çıkaran, kaosun parçası olan kaosu yönetemez. 

Kimseyi bulamazsa geçer aynanın karşısına kendiyle icraatlarıyla kavga eder. İstanbul Sözleşmesi konusunda olan budur. Şimdi de çıkıp kendi elleriyle imzaladıkları sözleşmeye karşı çıkıyorlar. Bizim de bu tiyatroyu onaylamamızı bekliyor. Madem şüpheleriniz vardı neden adını İstanbul Sözleşmesi koydunuz. 

Çıkacaksın devlet yönetmenin zihniyetiyle cevap vereceksin: Niye imzaladın? Haksız oldularla bittilerle bu işlerin içinden çıkamazsın. 

Elbette garip ama şaşırtıcı değil. Çünkü arkadaşlar zorda, oyları eriyor, Erdoğan panik içerisinde kimin gözüne nasıl girerim diye çırpınıyor. Sırf çarpık zihniyetli bir azınlığa şirinlik yapacağım diye Türkiye’de şiddet gören, istismar edilen, tacize, tecavüze uğrayan kadınlarımızın, çocuklarımızın güvenliğini, kutsal aile yapımızı kurban ediyor. Üzerinde uzun uzun tartışmaya gerek yok. İstanbul Sözleşmesi’nin hedefi belli;  kadınları, çocukları ve aileyi koruyup kollamak. Ya kadınları korumayı seçeceksiniz ya da kadın katillerine cesaret vereceksiniz.

Boşanmalar çığ gibi artıyor. Boşanmalar artıyor. Şiddetin bunda rolü büyük. İşte İstanbul Sözleşmesi bunun için vardır. Birkaç oy uğruna kadınlarımızı, çocuklarımızı feda etmeyi seçtiler. 

Biz doğrularını anketlere göre belirleyenlerden değiliz. Hiç kimse merak etmesin. İlk seçimlerden sonra bu utancı temizleyeceğiz. Biz değerlerini bir avuca peşkeş çekenlerden değildir. Söz konusu kadınların hayatı, çocukların sağlığı, ailelerin birliğidir. İktidar tecavüzü, ölümleri izlemeye devam etsin. Biz biliyoruz ki İstanbul Sözleşmesi yaşatır.

Bu sistemde Erdoğan’ın izni olmadan faiz artırılamaz. Faiz artırıldığında kelle artıran da kendisi. Yapılan hatalarda aman Erdoğan’a fatura kesilmesin diye çöp öğütülür gibi öğütülüyor.

Türkiye’yi yönetenler ne içeride ne dışarıda yatırımcıya güven vermiyor. İşinizle, aşınızla zerre ilgilenmeyen bu iktidar ömrünü tamamlamıştır. Piyasalar için istikrar ve güvenin adresi olması beklenen Merkez Bankası’nı yap-boz tablosuna çevirmelerinin nedeni budur.

Merkez Bankası Başkanı’nı 4,5 ay sonra bir gece yarısı görevden almak ekonomiyi uçuruma sürükleyen bir adımdır. Şuursuz kararların sonucu da Türkiye yüksek faizin acı reçetesi, yüksek kur ve enflasyonla boğulmaya devam ediyor. 2001 krizinde Türkiye dünyanın en büyük 18’nci ekonomisiyken bugün son sırada tutunmaya çalışıyoruz. Faizler son 4 yılın da zirvesine çıktı. Kendisi faiz düşmanı ama faizi artıran da kendisi.

Cuma sabahı iktidara yakın bir gazete faiz artırımına ‘tezgah’ dedi, aynı gazetenin yazarı yeni başkan oldu. ‘Gazete manşetleriyle bize istikamet veremez’ diyordun, onlar manşet atıyor, sen gereğini yapıyorsun. Nereden nereye. Manşetlerle vuruş vuruşa geliyordunuz, manşetlere eğile eğile gidiyorsunuz.

Merkez Bankası Başkanı’nı uyarmak istiyorum, o koltuğa yeni talipler var. Ayasofya İmamı Twitter’dan ayar verip, başkanlığa göz kırptı. Sayın Başkan siz siz olun o koltuğa alışmayın.

Türkiye’yi fakirleştiren değil zenginleştiren bir politikaya bugün başla. Hukukun üzerinden elini çek. ”