Global Times

Japonya’da son zamanlarda bazı endişe verici eğilimler ortaya çıkıyor. Liberal Demokrat Parti ülkenin yönelim belirleyen Ulusal Güvenlik Stratejisi’ni değiştirme konusunda azı önerilerde bulundu. Bunların arasında Çin’i “büyük tehdit” olarak belirleme, beş yıl içinde savunma harcamalarını Gayri Safi Milli Hasılası’nın (GSMH) yüzde 2’sinin üzerine çıkarma ve düşmanın komuta ve kontrol sistemlerinin yanı sıra füze tesislerine de saldırabilme yeteneği kazanmak da var. Aynı zamanda, Dışişleri Bakanlığı cuma günü 2022 Diplomatik Mavi Kitabı’nı yayınladı. Bazı analizciler bu politika raporunun ülkenin Rusya’ya karşı yaklaşık son 20 yıldır sürdürdüğü geçmişteki ılımlı tutumunu terk ettiğini ve daha sert bir tutuma geçtiğini düşünüyor.

Japonya yeni Mavi Kitap’ta sadece “Çin tehdidi teorisi” ve Taiwan sorunundan bahsetmekle kalmıyor, ayrıca Rusya’nın Ukrayna’yı “işgalini” de sert bir şekilde kınıyor. Ve ilk kez, rapor Japonya’nın “Kuzey Toprakları” diye adlandırdığı Güney Kiril Adalarının “Rusya tarafından yasa dışı olarak işgal edildiğini” söylüyor. Rapor Japonya’nın Kuzey Kore “sorununu ele almasında” Güney Kore ile iş birliği yapacağını belirtiyor. Ama Güney Kore’nin “Dodko” diye adlandırdığı Takeshima’dan “Japon toprağı” olarak bahsediyor. Bu son nokta Güney Kore Dışişleri Bakanlığının protestosuna yol açtı. Japonya ile komşuları arasındaki toprak anlaşmazlıkları ve rahatsızlıklarının tarihsel kökleri var ama dünyada artan jeopolitik çatışmalar bağlamında Japonya’nın kaostan, makineli tüfekle ortalığı taramak gibi böyle ayrım gözetmeyen adımlarla yararlanmak niyetinde olduğunu düşünmemek çok zor.

JAPONYA’NIN SAVUNMA HARCAMALARI İKİYE KATLANDI

Rusya-Ukrayna çatışmasının ortaya çıkmasından sonra, Japonya “Rusya’yı cezalandırma” konusunda çok aktif. Birçok Avrupa ülkesi çekimser davranırken, Japonya bir Asya ülkesi olarak bu konuda Batı’nın en önde gelen müttefiklerinden biri oldu. Aynı zamanda Japonya’daki bazı siyasetçiler hatta Savunma Bakanlığı gibi hükümet kurumları Çin ve Rusya “tehdidini” abartmak için hiçbir çabadan kaçınmıyor. Bunların amacı çok açık, Washington’ın Japonya’nın pasifist anayasasında değişiklikler yapması ve “tamamen savunmaya yönelik” stratejiye sahip olacağı sözünden vazgeçmesi için önünü açmaya yönelik bir istisna sağlaması karşılığında ABD’ye hizmet etmek.

En büyük uyanıklık ise, Ukrayna krizinden bu yana, Japonya’da krizi Taiwan Adası konusundaki varsayımsal bir senaryoya benzetenlerin olması ve bu kişilerin etkisi artıyor. Shinzo Abe dahil etkili sağ kanat Japon siyasetçiler tekrar tekrar Taiwan Adası’nın güvenlik sorunlarının Japonya’nın endişesi olduğunu belirterek, adanın “güvenliğini” endişe verici biçimde Japonya’ya bağladılar ve Japon kamuoyunu ve hatta ulusal politikaları yanlış yönlendirmeye çalıştılar. Bu aşırı komik. Şurası açık ki, Japonya Taiwanlı ayrılıkçılardan “güvenli bir uzaklıkta olmayı” sürdürdüğü ve Japonya Ordusu Taiwan Boğazlarından çok uzakta olduğu sürece, bu sözde tehlikeler nereden gelebilir?

ABD’DE JAPONYA’YI SİLAHLANMAYA ÇAĞIRANLAR VAR

Her şeyden önemlisi Japon sağ kanat siyasetçilerin numaraları. Bunların hedefi Japonya’yı adım adım askeri olarak bileştirmek ve son olarak pasifist anayasayı değiştirmek. Rusya-Ukrayna çatışmasının başlamasından sonra bir “nükleer paylaşım” anlaşmasının imzalanmasını desteklemeyi artırdılar ve bu adımın arkasında militarizmi canlandırmak ve 2. Dünya Savaşı sonrası uluslararası düzeni yeniden düzenleme isteği var. Diğer konuları bir tarafa bırakırsak, savunma harcamalarını 5 yılda GSMH’nin yüzde 2’sine kadar çıkarmak ne demek? Bu Japonya’nın savunma harcamalarının kısa bir süre içinde ikiye katlanması demek ki, bu barış yıllarında görülmemiş bir şey. Eğer yapılırsa, Japonya’nın savunma harcamaları dünya ölçeğinde 3. sıraya yerleşecek ve halen sözde “tamamen savunmacı” bir ülke olacak.

Japonya’daki bazı kişiler, durumu dikkatli biçimde dengeleyecekleri ve birbiri peşi sıra gelen krizleri ABD-Çin rekabeti bağlamında kendilerini askeri olarak bağlardan kurtarabileceklerini düşünüyor. Japonya sağ kanadı, 2. Dünya Savaşı’na karşı kin besliyor ve militarizm ülkede gerçekten ve tamamen temizlenmedi. Bu durum bugüne kadar değişmedi. Sadece Washington Japonya sağ kanadının hareketlerini jeopolitik dar görüşlülük nedeniyle göz ardı etmiyor, aynı zamanda ABD’de bile Japonya’yı silahlanmaya çağıranlar var.

Tokyo ve Washington’ın Pasifik Okyanusu üzerinden birbirleri ile nasıl koordinasyona girecekleri önemli değil, bu hareketlerinin bölgenin genel eğilimi ile uyumlu olmadığı gerçeğini değiştirmez. Japonya Başbakanı Fumio Kishida perşembe günü Yasukuni Tapınağı’na bir törensel kuran gönderdi. Bu hareket Çin ve Güney Kore dâhil bazı ülkelerden sert tepkilere yol açtı. Son yıllarda Japonya sağcılarının militarizmi canlandırma arzuları gederek daha fazla açık bir hal aldı. Sonuç olarak Japonya komşu ülkelerle daimi bir anlaşmazlığa düştü ve ciddi bir anlaşmazlık durumu var. Bu Japonya ne bahane bulursa bulsun, bunlar militarizm için bir izin belgesi olamaz. Japonya sağ kanadı zincirlerinden kurtulmak için ne kadar fazla çabalarsa, o kadar büyük karşıt güçler hissedecekler.