Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mitat Çelikpala, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dünya Postası” programına konuk oldu. Çelikpala, Rusya ile Batı arasında yükselen Ukrayna gerilimini değerlendirdi.

Rusya ve Ukrayna arasında büyük çaplı bir savaşın olacağını düşünmediğini ifade eden Prof. Dr. Mitat Çelikpala, bölgedeki çatışma ve gerilimin 2012 yılından beri devam ettiğini hatırlattı.

“ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE PAZARLIKLAR GÖRECEĞİZ”

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmeyeceğini düşündüğünü belirten Çelikpala’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bölgedeki gerginlik artarak devam edecek. ‘Bu neden yaşanıyor?’ sorusunun yanıtı ise büyük bir rekabetin yansıması aslında. Dikkat ederseniz, son 10 gündür tartışılan konu Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Ukrayna üzerinden yürüttüğü rekabet. Kimse Ukrayna’yı tartışmıyor. Ağırlıklı biçimde ABD ve Rusya arsında Ukrayna’da ne olacağı görüşülüyor. Küresel bir rekabet var, bu artan rekabet içinde Rusya duyduğu rahatsızlıkları dile getirebileceği bir zemin yakalamış vaziyette. Artan enerji fiyatları, güvenlik politikaları, Avrupa ile ABD arasında bir türlü gelişemeyen ilişkiler kendisini sahada göstermeye başladı. Biz önümüzdeki dönemde pazarlıklar görmeye devam edeceğiz.

RUSYA İLE BATI ARASINDA YÜKSELEN GERİLİMİN TÜRKİYE’YE ETKİLERİ

Türkiye-Rusya ve Türkiye-Ukrayna ilişkilerinden daha büyük bir resim Türkiye’yi ilgilendiriyor. Türkiye bir NATO üyesi ülke, Batı ittifakının parçası olan bir ülkeden bahsediyoruz. Rusya ile Batı dünyası arasında bir gerginlik yaşanacaksa ki, yaşanıyor Ukrayna üzerinden, Türkiye’yi bunun etkilememesi mümkün değil. Önümüzdeki dönemde ABD ve Avrupalılar güvenlik konusunda birtakım adımlar atacaklar. Nisan ayında yeni bir konsept yayımlanacak onunla bağlantılı bir biçimde Rusya’nın Avrupa’nın güvenliğine tehdit olduğu belirtilecek. Türkiye de NATO üyesi olarak bundan bağımsız hareket edemeyecek. Türkiye’nin güvenlik politikalarında söylem değişikliği göreceğiz.

“KARADENİZ’DEKİ ANLAŞMALAR TARTIŞMA KONUSU OLACAK”

Türkiye’nin Rusya ile ilişkileri Avrupalılara göre kıyaslandığında örnek teşkil eden bir seviyede gösterildi. Türkiye ile Rusya sadece Karadeniz ve Kırım meselesi yüzünden karşı karşıya gelmiyorlar. Suriye’den Doğu Akdeniz’e, Kafkasya’daki son dönemde yaşananlar, Karabağ konusunda Rusya ile yürütülen politikalar söz konusu. Ukrayna’nın Kırım gibi işgal ya da ilhakı söz konusu olursa bunların tamamını zehirleyebilecek bir gelişme olur. Türkiye’nin Ukrayna ile ilişkileri göz önüne alındığında bu bir gerginlik meselesi olacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önümüzdeki hafta yapacağı Ukrayna ziyaretinde yeni anlaşmaların imzalanacağına dair ipuçları da var. Bir programda Ukrayna Büyükelçisini dinledim, bununla ilgili bilgiler verdi. Rusya’yı rahatsız eden konulardan biri de bu. Türkiye’nin Kırım’da yapılan ilhakı tanımaması da Rusya’nın hoşuna gitmeyen konulardan. Dolayısıyla müzakere sürecinde Ruslar onların tarafından durulmazsa bunu çok hoş karşılayacaklarını düşünmüyorum. Türkiye’nin açıklamaları iyi niyetli yaklaşımdır ama ABD ile müzakere eden Rusya’nın bölgesel ilişkileri çok öne çıkartacağını düşünmüyorum. Türkiye açısından bir diğer nokta da Montrö, çünkü Karadeniz’e de yansıyacak bir gerilim bu. Karadeniz’deki anlaşmaların tamamı da tartışma konusu olacak ve bunun Türkiye-Rusya ve Türkiye-Batı ilişkilerine yansımaları olacaktır.

ABD VE BATI, RUSYA’YA AĞIR YAPTIRIMLAR UYGULUYOR

Rusya, 2000 yılından beri Ukrayna konusunda bir hassasiyet gösteriyor. Bu 2012’den itibaren daha sert bir söyleme, Kırım’ın ilhakıyla birlikte askeri boyutu olan bir sürece dönüştü. Rusya uzun bir süre tırmandırma politikası izledi, şimdi zorlama politikası izliyor. 6 aydan itibaren askeri gücün kullanılmasıyla birlikte biraz daha sertleşmiş vaziyette. ABD’nin buna cevabı Rusya ile askeri olarak karşı karşıya gelmekten ziyade Ukrayna’yı siyasi, ekonomik ve askeri olarak desteklemek üzerine kurulu. Ukrayna’yı o kadar güçlü bir hale getirelim ki, Rusya buraya müdahale edemesin ya da müdahale etmeyi düşünmesin. Ukrayna’nın NATO üyeliği tartışılıyor ama kolay değil. Silah ve teçhizat verilmesi, Ukrayna ordusuna eğitim verilmesi tüm bunların yansıması. Rusya’nın tırmandırmadan zorlamaya çevirdiği politika karşısında müttefiklerin alacağı pozisyon da görünüyor. ABD ve Batı, Rusya’ya ağır yaptırımlar uyguluyor. Şimdi bu yaptırımların boyutu artacak. NATO’da tatbikatlar artan biçimde devam ediyor. NATO burada bir müdahale gücü oluşturmuştu, şimdi bunların planları yükselecek ve yoğunluğu artacak. Tatbikatların çoğaldığını göreceğiz, Türkiye de bu tatbikatların hepsinde görev aldı. Yeni dönemde bu tatbikatların sayısı artacak. Rusya’nın da tehdit algısı yükseldiğinden onların da tatbikatlarının çoğaldığı görülecek. Önümüzdeki günlerde Karadeniz’de bir tatbikat yapacaklar. Şu anda ABD’nin deniz kuvvetleri de Doğu Akdeniz’de büyük bir tatbikat yapıyorlar. Bunlar tarafların gövde gösterisi yapmalarının işaretleri, bunların bahar aylarından itibaren aratacağını söyleyebiliriz. Kış şartlarında bunları yapmak kolay değil. Arkada tabii ki siber alanın kullanıldığı, ekonomik birtakım yaptırımların kullanıldığı bir düzeyden geçiyoruz ama bahardan sonra sahada askeri gücü görebiliriz.

ABD’NİN YUNANİSTAN’A YAPTIĞI ASKERİ SEVKIYATLAR

Bu sevkiyatlar Türkiye odaklı tartışıldığında bunun Türkiye ile doğrudan bağlantısı olmadığını söyleyenlerdenim. ABD’lilerin özellikle Ukrayna’ya destek sağlama politikaları çok ortada. Bunun her hattan yapılması gerekiyor. Rusya’ya karşı yapılacak destekler ya ‘Boğazlar’dan geçirilecekti buna Türkiye’nin izin vermesi mümkün değil çünkü bu, Türkiye’nin 20 yıldır uyguladığı politikaya aykırıydı. Yunanistan son dönemde Türkiye üzerinden hissettiği rahatsızlık sebebiyle ABD ile ilişkilerini yükseltme politikasını seçince Dedeağaç bu anlamda Türkiye üzerinden gönderilemeyen yardımın Bulgaristan ve Romanya üzerinden Ukrayna’ya ulaşmasını sağladı. ABD’nin bu hattından silah desteği sağladığı biliniyor. Önümüzdeki dönemde de bu kanal çalışacaktır. Rusya’nın buna tepkisine ilişkin yakında birtakım işaretler de gelecektir. Dedeağaç, Yunan siyasetçilerin iç kamuoyunda kullandığı bir durum da oldu Türkiye de buna tepki gösterdi. Fakat Dedeağaç, ABD’nin Ukrayna için kullandığı bir hat.

“UKRAYNA İLHAKI KABULLENMEYECEK”

Diplomasi masada ama savaş dönemlerinde de diplomasi çalışır. Ukrayna meselesinde bahar aylarından Rusya ya da ABD’nin beklediği gerçekleşmezse de müzakere sonucunda iki tarafın da kabul edeceği bir sonuca ulaşılacaktır. Ancak buna ulaşıldığında da bölge normalleşmeyecek. Çünkü Ukrayna bağımsız bir devlet, topraklarının bir kısmı ilhak edilmiş vaziyette. Bunu değiştirecek bir gücü olmayabilir fakat bunu kabullenmeyecek. Ukrayna’nın doğusunda Rusça konuşan nüfusun yaşadığı bölgelerde sorunlar var. Rusya bu bölgelerin bağımsızlığını henüz tanımadı ama dolaylı yoldan destekliyor. Kırım’ı ise ilhak etti geri vereceğini kimse sanmıyor. Bunlar masada olduğu sürece Ukrayna’da sorunlar düzelmeyecek bunu söylemek lazım.”