CGTN / Stephen Ndegwa

Kazakistan’da ocak ayında ülkeyi sarsan şiddetli gösterilerin ardından Batı’nın alışıldık yukarıdan bakmasından sonra, Avrupa Birliği’nin (AB) Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in 29 Ocak’ta düzenlediği basın toplantısında ayaklanmalarla ilgili uluslararası bir soruşturma açılmasına gerek görmediğini söylemesinin ardından büyük bir şok yaşamış olmalı.

Aslında Tokayev ayaklanmalarla ilgili Batı’nın uşaklarını suçlamadı ve karışıklığı kışkırtanların bazıları komşu ülkeler olmak üzere kentten kaçtıklarını söyledi. Ayrıca Tokayev, Kazakistan’daki şiddetin dış müdahale senaryosuna uygun olduğunu dile getirdi ve olaylara profesyonellerin idare ettiğini ve yabacı güçlerin olaylara karıştığını tekrarları. Uzmanlar cumhurbaşkanının yabancı güçlerden bahsetmesini şiddeti yerli ajanlarla iş birliği içindeki yabancı paralı askerlerin kışkırtmasının bir göstergesi olarak gördüler. Açıkçası, Tokayev Kazakistan kamu komisyonlarının krizi inceleme konusunda hem yeterince güvenilir hem de yetkin olduğu belirterek, AB Parlamentosunun kararının “kesinlikle taraflı, zamansız ve lobicilerin kontrolünde olduğunu” söylemesi anlaşılırdı. Bu Tokayev’in ülkesinin manipüle etme ve gerçekleri gizleyecek sürece el konulması riskinden çok yaşananların köküne inmesini garanti edecektir.

BATI KÜRESEL KRİZLERLE İLGİLENME KONUSUNDA NÜFUZUNU KAYBEDİYOR

Tokayev’in AB’nin önerilerinden kuşkulanmasının bir nedeni var; AB’nin bir işte gizlemek istediği parmağı olmadığı sürece o konuda söz söyleme yetkisi yok. AB ayrıca, ABD ve Rusya-Ukrayna sınır gerginliğine odaklandığı için, ABD’nin emri ile Ukrayna’da şeytani bir gündemi zorluyor olabilir. Ek olarak gözlemciler Batı’nın Kazakistan’ın kömür, petrol, doğal gaz ve uranyum dâhil bol doğal kaynaklarına göz diktiğini hissediyor. Tokayev, Ortak Güvenlik Anlaşması Örgütü (CSTO) güçlerinin oynadığı barış gücü rolünü kabul edip savunarak, kendi ülkesinin kaderini kendi ellerine alıyordu. Bu durumda Batı küresel krizlerle ilgilenme konusunda artan biçimde nüfuz, etki ve hatta iyi niyetini kaybediyor. Tokayev’in bombardımanı bölgede bir üstünlük oluşturdu. Uzmanlar ayrıca bölgesel ülkelerin Ukrayna ile Rusya arasındaki gerginliği sakinleştirerek Batı’yı toptan izole edeceği bir durumun oluşacağını görüyorlar.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) zamanın özelliklerini gördü. ABD Dışişleri Bakanı Siyasi İşler Yardımcısı Victoria Nuland, 17 Ocak’ta Ukrayna krizine diplomatik bir çözüm bulmak için Çin’den Rusya ile dostça ilişkilerini kullanmasını istedi. Nuland, “Eğer Ukrayna’da bir çatışma olursa bu Çin için de iyi olmayacak.” dedi. Bu çatışmanın aynı zamanda enerji alanı ve küresel ekonomiye de kötü etkileri olacak.

UKRAYNA, RUSYA’NIN BİR KOMŞUSU OLARAK ABD İÇİN STRATEJİK ÖNEME SAHİP

Bu kesinlikle ABD’nin istemeyerek de olsa Çin’in artan sadece bölgede değil, aynı zamanda küresel olarak da önemli rolünü kabul etmesidir. Çin krize yumuşak bir çözüm bulunması konusunda ağırbaşlılık ve sabır gösterilmesini isterken ABD eğer Ukrayna’ya girerse Rusya’ya karşı misilleme tehditlerinde bulunuyordu. ABD’nin (Çin’e) başvurusu, 4 Şubat’ta başlayacak Kış Olimpiyatlarını utanmazca “boykot etmesine” bakarsak, ayrıca iki yüzlü de. Diğer yandan, Çin’in gerginlikle ilgili tutumunu denemek ve yönlendirmeye çalışmak da aynı zamanda haddini bilmezlik. Ukrayna, Rusya’nın bir komşusu olarak ABD için açıkça stratejik bir öneme sahip. Ukrayna, ABD’nin iddia ettiği Rusya’nın bölgedeki genişlemeciliğine karşı bir siper görevi yapıyor ve ABD bu ülkede caydırıcı olarak güçlü bir askeri varlık bulundurmaktan geri durmaz.

Batı kontrolü dışındaki değişen jeopolitik dinamikler nedeniyle gergin ve güvensiz hale geliyor ve blok içindeki bazı ülkeler açıkça bazı iç değerlendirmeler yapıyor. Ukrayna krizinde Almanya’da yaşananlar bunun bir örneği, Almanya açıkça fiziksel olarak krize karışmayacağını belirterek, sadece diplomatik bir yaklaşımı tercih etti. Beklendiği gibi, Almanya’nın müdahaleci olmayan yaklaşımı hem AB hem de NATO üyesi Batılı müttefikleri tarafından ihanet olarak görülüyor. ABD ve müttefikleri için işlerin eskisi gibi olmadığı açık. Batı için başkalarına yaptığının aynını yaşama zamanı.