CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu, “Her birimizin düşünceleri, endişeleri var. Endişelerimiz yok etmek zorundayız. Ülkemize barışı, huzuru getirmek zorundayız. İçinde bulunduğumuz karamsar atmosferden ülkemizi çıkarmak zorundayız. Biz neyi, nasıl yapacağımızı, devleti nasıl yöneteceğimizi anlatıyoruz. Devlet kişiye indirgenemez. Her birimize düşen sorumluluklar var” diye başladı.

“Devlet yönetimi şahsileştirilemez” diyen Kılıçdaroğlu, “İki alanın şahsileştirildiğini görüyoruz. Ekonomi ve dış politika. Ekonomide bir kişi ben ne dersem odur dedi, dolar, enflasyon aldı başını gidiyor. Her açıklanan program daha kötüye götürüyor. Devlet yönetiminde şahsileştirme olmaz. Gelişmenin 21’inci yüzyıldaki tanımı, küçük ayrıntılarda iş bölümüne giden ülke gelişmiş ülkedir. Her alanın uzmanı var. Dış politika şahsileştirildi. Bir tehlike daha var, egemen güçlerin talebiyle yapmaya kalktığınızda çok daha derin sorunlar yaratıyorsunuz” diye konuştu.

“Sığınmacılar konusunda hiçbir politika yok” diyen Kılıçdaroğlu, “Denetimsizlik var mı, var. 100 bin kırmızı çizgiydi milyonlar oldu. Başıbozukluk var mı, var. Kimsenin yetkisi yok. Öngörü yok. Plansızlık, plan yok. Sığınmacılar konusunda politikasızlık ve ekonomide yaşanan buhran yan yana geldiğinde Türkiye derin bir krizin içine adım adım gidiyor. Sığınmacılar, göçmenler konusunda toplumsal tepki oluşmuşsa bu çok tehlikeli. Bu tepkiyi sonlandırmak lazım. Memleket bu halde olduğu için Erdoğan saat başı görüş değiştiriyor” diye konuştu.