Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin, “İttifak kabul ederse bir sorun yok.” dedi.

Kılıçdaroğlu, Haber Global TV’de Candaş Tolga Işık’ın ”Az Önce Konuştum” programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

“Cumhurbaşkanı olmak istiyor musunuz?” sorusuna Kılıçdaroğlu, şöyle yanıt verdi:

“İttifak kabul ederse bir sorun yok. Bir ittifakımız var, ittifakın liderleri hiç bu konu ile ilgili bir araya gelmedi ve hiç konuşmadık. Dolayısıyla benim onlar adına konuşmam söz konusu olamaz. İttifak kabul ederse adaylık konusunu, tabii bundan onur duyarım ama bu konu hiç konuşulmadı ve görüşülmedi. O yüzden bu konuda bireysel olarak karar vermek doğru değil. Bir araya gelip, oturup konuşmamız ve ondan sonra karar vermemiz gerekiyor. Biz demokrasiyi savunuyoruz, karşı tarafta Cumhur İttifakı’nda demokrasi yok, otoriter bir anlayış var. Bir kişi karar veriyor ve ona biat ediliyor. Dolayısıyla onlarınkiyle bizim atmosferimiz çok farklı.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, “Ben cumhurbaşkanı adayı değilim, başbakanlığa talibim.” sözlerinin hatırlatılması üzerine de Kılıçdaroğlu, “Bu konularda yorum yapmak doğru değil. İttifakın kendi içindeki özel görüşmeleri kamuoyu ile paylaşmak doğru değil. Sayın Akşener başbakanlığa yakışır. Devlet deneyimi vardır, bakanlık da yapmıştır. Dolayısıyla yaptığı açıklama hepimizin dikkatinde olan bir açıklamadır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye İstatistik Kurumuna (TÜİK) emekli, memur ve çalışanın aylıklarını korumak için gittiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Oraya gitmem bilgi almak içindi. TÜİK’in sitesinde ‘Merkezden herkes bilgi alabilir’ yazıyor. Bize, ‘Burayı açamayız’ dediler. İlk kez milletvekiline resmi devlet dairesi kapatılmıştır. TÜİK’e neden şimdi gittim? TÜİK’e girebilseydik, ‘Yüzde 21,30’u nasıl hesapladınız?’ diyecektim. Bu rakamları esas alarak emekliye aylık bağlayacaklar, asgari ücreti bağlayacaklar, memur maaşlarına zam yapacaklar. ‘Verdiğiniz rakam doğru değil. Ne yaptığınızın farkında mısınız?’ diye soracaktım ama soramadım.” diye konuştu.

İktidara geldiklerinde ilk olarak Ekonomik Sosyal Konseyi toplayacaklarını aktaran Kılıçdaoğlu, eskiden 3 ayda bir toplanan konseyin en son 5 Şubat 2009’da toplandığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Artık devlet yönetilmiyor. Merkez Bankasına müdahale ederseniz en büyük hatayı yaparsınız. Devletin liyakatle yönetilmesi gerekir. Siyasi partiler devlet değildir. Siz devleti allak bullak edemezsiniz. Liyakati yok ederseniz, yozlaşma başlar. Devleti yönetmek zor bir şey değil. Çünkü herkesin görevi yasa ve tüzüklerle tanımlanmıştır. Bu tanımlanan görevlere o işin ehlini getirirseniz zaten başınız ağrımaz. Bunlar devleti yönetme erkini kaybetmişler. Bu millet bu iktidara güvenmiyor. Güvense parasını bankalarda dolar olarak tutmaz. Bu millet sana güvenmiyorsa orayı terk edeceksin. Şu an ‘Seçime kadar ne götürürsem kârdır’ mantığı çalışıyor. İşe en iyi yapanı getireceksiniz. Bürokrasi ehil ellerde olmalı, olmayınca ülke bu hale geliyor. Devletin hafızası bürokrasidir.”

Kılıçdaroğlu, asgari ücret konusuna da işaret ederek, ”Asgari ücret, dolar kuru bugün 14 lira dersek, 384 dolar olmalı, bu da şu anki kur itibarıyla 5 bin 376 lira yapıyor. Bu arada sanayicinin korunması, asgari ücretin gelir vergisinden muaf olması lazım. O zaman sanayici de 5 bin 376 liraya itiraz etmez. Aksi halde insanları açlığa mahkum edersiniz.” değerlendirmesinde bulundu.