Haber: Mehmet Emre Öztürk

Türkiye’nin günlerdir konuştuğu Thodex vurgunu ardından kripto para piyasalarında spekülatif haberler gündem tutmaya devam ediyor. Türkiye’de ortaya çıkan vurgun dünya kripto para piyasasında da endişelere neden olurken, kripto para piyasanın kanunlar tarafından nasıl korunduğuna dair merak konusu uyandırdı.

Birçok ülke kripto paralar ile ilgili yasal düzenlemelere devam etse de bazı hükümetlerden kripto paraların kanunlar önünde meşruluğun olmadığına dair açıklamalarda gelmekte. Bir süre önce Singapur Başbakanı Lee Hsien Loong, vatandaşları kripto para platformları konusunda uyarmış ülkenin parasal otoritesi tarafından düzenlenmeyen platformlar ile ilgili herhangi bir olumsuzlukta sorumluluk kabul etmeyeceklerini duyurmuştu. Loong, “Singapur Para Otoritesi’nin (MAS) regüle etmediği platformlarda işlem yapan vatandaşlarımız, MAS’ın yönettiği yasalar tarafından korunamayacak. Yatırım yapmadan önce, dolandırıcılıkla karşılaşmamak için lütfen yatırımın gerçek ve meşru olduğundan emin olun.” demişti.

Benzer bir açıklamada Güney Kore hükümetinden gelmiş, hükümet yetkilileri 200’den fazla yetkilendirilmemiş aracı firma ile yapılan işlemlerden oluşacak zararların kanunlar önünde bağlayıcılığın olmayacağını söylemişti.

Peki, Türkiye’de kripto para piyasası kanunlar önünde nasıl bir görünüme sahip? Bilişim hukuku üzerinde çalışmalar yapan Avukat İhsan Yalçınkaya merak edilenleri CRI Türk için yanıtladı.

Kripto paraların, kanunlar önünde gerçek bir para görüntüsüne sahip olmadığına değinen Avukat İhsan Yalçınkaya, “Kripto paralara ‘para’ ifadesini kullanmak aslında yanlış olacaktır. Bu ürünler blokchain teknolojisi içerisinde yaratılmış bir nevi sertifikalardır. İleri de biz avukatlarında çok fazla kullanacağı iki sözleşmelerin imzalanmasında değiştirilemez inkâr edilemez verilerdir. Bir protokol üzerinde değiştirilemez işlemlerin bir koda bağlanması da diyebiliriz. Para kavramını burada açmamız gerekiyor. Para unsuru nedir? Para kanunu nedir? bunlara bakacak olursak bu tür kanunların da birçok alt kanunu söz konusu. Kanun esasları ile rezerve bağlanmamış hiçbir şeye ‘para’ diyemeyiz. Bunlara belli başlı emtialar, diyebiliriz. Bir gümüş, bakır, altın gibi de görebilirsiniz. Aslında ‘kripto para madenciliği’ söylemi de buradan ortaya çıkıyor. Bunu yaratan aklın, ürünlerini madencilik kavramı ile üreterek emtiaya benzetmek istemiş gözüküyor.” dedi.

“2 MİLYAR DOLAR GERÇEK RAKAM OLMAYABİLİR”

Thodex firması mağdurlarının kripto para hakkında birçok şeyi daha yeni öğrenmeye başladığı ve hukuki haklarını ararken tekrar bir yanlışa düşmemeleri gerektiğine değinen Yalçınkaya, şunları kaydetti:

“Kripto paraların saklanması için bir cüzdana ihtiyacınız var. ‘Sıcak’ ve ‘soğuk cüzdan’ olarak adlandırılıyor bunlar. ‘Sıcak cüzdanlar’ diye adlandırılan saklama yönteminde kontrol tamamen Thodex gibi üçüncü taraf firmaların kontrolünde oluyor. Bir de ‘soğuk cüzdan’ kavramı var. Burada kullanıcının elinde bir taşınabilir bellek tarzında kodlanmış veriler söz konusu. Son zamanlarda internetten çok rahat bir şekilde satın alınan kâğıt cüzdanlar bile ortaya çıktı. Aslında çoğu sıkıntı aradaki bu üçüncü taraflara emanet edilen cüzdanlar ile ortaya çıktı. Türkiye’deki birçok kripto para borsasında da durum böyle. Kullanıcılar çok kolay bir şekilde güven duyup varlıklarını üçüncü taraf şirketlere teslim edebiliyorlar. Öte yandan Thodex vurgununda basına yansıyan para 2 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Ancak bu çok afaki bir söylem gibi. Thodex’in işlem hacmi bu rakam olabilir. Kullanıcılar içim aracı bir alım satım köprüsü olarak düşündüğümüz Thodex firması komisyonlar ile işliyordu. Bize gelen mağdurlar ve araştırmalarımız ile gerçek rakamın 100 ila 110 milyon dolar bandında bir rakam olduğunu düşünmekteyim.”

“BLOKCHAIN TEKNOLOJİSİNİN TÜRKİYE’DEKİ HUKUKİ ALT YAPISI İÇİN 2016’DAN BERİ ÇALIŞMALAR SÜRDÜRÜLÜYOR”

Türkiye’de blockchain teknolojisinin çok erken devrelerde bilinmeye başlandığı ve girişimcilerin bu yönde her anlamda araştırmalar yaptığında değinen İhsan Yalçınkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2016 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (İTÜ) düzenlenen “Dijital Devrim: Blockchain” adlı bir panelde konuşmacıydım. O zaman katılımcıların birçoğu oraya dijital para kavramının hukuki alt yapısını merak ettiği için gelmişti. Ancak o dönemde çok fazla konuşacak bir hukuki zemin ortada yoktu. Günümüzde ise daha fazla konuşacak başlık var. Merkez Bankası’nın ödemelerde kripto varlıkların kullanılmamasına dair yönetmeliği Resmi Gazete’de geçen hafta yayımlanmıştı. Kripto varlıklar, ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılamaz ifadelerinin yer aldığı yönetmelik bugün 30 Nisan 2021 tarihinde yürürlüğe girdi. Diğer yandan İstanbul 14. İcra Dairesi geçen ay bir haciz işlemini borçlunun kripto para hesabı üzerinden gerçekleştirdi. Fakat yine hukuki boşlukların olduğunu belirtmekte fayda var. Hukuki bir boşluğu konuşacaksak dünyadaki yansımalarına da bakmak lazım. Bu olay dijitalleşme çağındaki bir adım olarak görülmeli. Bu kavramlar geleceğin ödeme yöntemi olabilir.”

“WECHAT PAY İLE ÇİN DİJİTAL PARA KONTROLÜNE EN İYİ ÖRNEK”

Dijital para teknolojisine dair kanunların oluşumunda evrensel normlara ihtiyaç duyulacağına dikkat çeken Yalçınkaya, “Çin’de ‘Wechat’ adlı programla ödeme dijital ödemelerde gerçekleşiyor ve Çinli makamlar burayı da denetleyebiliyor. İşte bu dijitalleşmedir, geleceğe gitmektir. Bu dijitalleşme ve ileriye gitmeyi Türkiye’de uygulayabilmek için şu an güvenilir bir uygulama dahi yokken hukuki zemini aramak çok mantıklı olmayacaktır. Türkiye’de şu an bankacılıkta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa’dan daha öne çıkan sistemlere ve denetlemelere sahip. Thodex ve Çiftlik Bank olayları ardından Türkiye’nin algısı biraz değiştirilmek istendi. ABD’de nerdeyse her gün yeni bir Thodex vakası veya skandal ortaya çıkıyor ancak bunlar medyaya yansıtılmadığı için bilmek mümkün olmuyor. Türkiye üzerinde oluşturulan algıları ön plana çıkarma yanlışından vazgeçmek gerekiyor. Türkiye bankacılıkta devlet güvencesi olan en gelişmiş ülkelerden bir tanesi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Dijital para’ açıklaması üzerine iyi bir reform ve hamleler yapılırsa gelecekte kripto paralar konusunda daha güçlü bir ülke imajına kavuşmak söz konusu olacaktır.”

“THODEX’TE İKİNCİ VURGUNA DİKKAT”

Thodex mağdurlarının savcılıklara gerekli deliller ile yapacakları başvurunun haklarını aramalarına yeterli olacağını hatırlatan Avukat İhsan Yalçınkaya, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Son günlerde ortaya çıkan sahte avukatlar ve aracılar olduğuna dair haberler geliyor. Thodex mağdurlarına yüzde 20 karşılığında varlığın tamamını kurtarma vaatleri verildiği söyleniyor. İnsanlardan 500 TL toplayıp paranızı geri getireceğim, diyenler de var. Bu fırsatçılara kanmamak gerekiyor. Hukukun üstünde hiçbir güç bu sorunu çözemeyecektir.”