Spor yorumcusu Behçet Üstün, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dünya Postası” programına konuk oldu. Üstün, spor gündemindeki son gelişmeleri değerlendirdi.

Katar’da Beşiktaş le Antalyaspor arasında oynanan Süper Kupa maçına değinen Behçet Üstün, “Bir kupa finaline yakışır bir maç oldu. İki takım da kupayı almak istedi. Kim kaybetse yazık olacaktı, kim kazansa güzel olacaktı. Penaltılara gitmesi de bence bu anlamda iyi oldu. Kaybeden için de ‘en azından penaltılarla kaybettik’ tesellisi oldu. Beşiktaş Teknik Sorumlusu Önder Karaveli, Türk futbol atmosferinde çok özel bir figür. Alışkın olmadığımız bir figür çiziyor. Bu anlamda onun başında olduğu Beşiktaş’ın kupayı kazanması çok da iyi oldu. Beşiktaş’ın da teknik direktörlük konusunda bir karar vermesi gerekiyor.” dedi.

“SÜPER KUPA FİNALİNİN KATAR’DA OYNANMASI KONUSU DAHA FAZLA TARTIŞILMALIYDI”

Süper Kupa finalinin Katar’da oynanmasının yeterince tartışılıp tartışılmadığı konusunda emin olmadığını belirten Üstün, “Bu konu daha fazla tartışılması gerekiyordu. Hatta çok ciddi bir şekilde karşı çıkılması gereken bir durumdu benim açımdan. Özellikle pandemi koşularında takımları bu seyahate mecbur etmek, riske sokmak. Üstelik ne için, ne uğruna belli değil. Bunun mantıklı bir açıklamasını Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) getirebilmiş olsaydı bazı şeyleri belki kabul edebilirdik. Fakat bir açıklaması yok. Tüm uygulamalarında olduğu gibi ‘biz yaptık oldu’ şeklinde yürüyor bu iş. Türk futbolunda birçok problemi daha çözememişken, bu futbolu pazarlama hayaliyle Katar’a gidip de maç oynatıyorsanız bu gerçekten havada kalan bir durum. Çünkü ortada bir marka yok. Kime pazarlayacaksınız?” diye konuştu.

SÜPER LİG’DE İKİNCİ DEVRE BAŞLIYOR

Süper Lig’de ikinci devrenin bu hafta başlayacağını hatırlatan Üstün, “İkinci devreye bazı takımlar iyi bazı takımlar da sorunlu giriyor. Trabzonspor Edin Visca ile kadrosunu güçlendirdi. Bordo mavililer adına tam bir nokta transfer.

Beşiktaş’ta hoca konusunda halen bir netlik yok ama en azından şu ana kadar başarılı bir performans sergileyen Önder Hoca var takımın başında. En problemli takımlar Galatasaray ve Fenerbahçe. Fatih Terim oldukça başarısız bir performans sergiliyor fakat Terim’in dokunulmazlığı var. Onun hem Galatasaray içindeki hem de Türk futbolu içindeki gücünü biliyoruz. Fatih Terim’in Galatasaray’la yollarını ayrılması kendisi istemedikçe çok kolay bir şey değil.

En problemli kulüp görüntüsü ise Fenerbahçe’de. Yeni sezon kampına teknik direktörsüz giren sarı lacivertiler devre arası kampına da teknik direktörsüz giriyor. Yönetimde olağanüstü bir başarısızlık söz konusu. Başkan Ali Koç her ne kadar kabul etmese de her şey ortada, gözüküyor. Pereira’nın gideceğini Galatasaray maçından önce bile insanlar söylüyordu ve herkes biliyordu. Vitor hoca da bunu muhtemelen biliyordu. Bu bir karardır. Buna bir şey diyemem. Yönetimin bu yönde bir tasarrufu vardır. Doğrudur, yanlıştır, ama bir karar verilmiştir. Ancak bu karar verilirken B planının hazırlanması gerekiyor. Bilic ve başka teknik direktörlerin adı geçiyor. Bu hafta sonunda ikinci devre başlıyor. Takımın başında henüz bir hoca yok. Şu yapı içinde bırakın şampiyonluğu ikinciliği, üçüncülüğü kovalayacak bir durumu yok.” açıklamasında bulundu.

“TFF’NİN AŞI KARARI DOĞRU”

TFF’nin almış olduğu aşı kararını değerlendiren Üstün, “TFF, ‘yetmez ama evet’ diyeceğim bir karar aldı. Yapılan açıklamada ‘Aşı takviminin tamamlanmasını takip eden 180 günü doldurmuş kişilerin kombine ya da bilet almak suretiyle karşılaşmalara girebilmesi için hatırlatma aşılarını olmaları gerekmektedir. 180 gün süreyi tamamlamış olmasına rağmen aşılarını olmayanların müsabakalara katılmaları mümkün olmayacaktır.’ denildi. Bu doğru bir karar.” ifadesini kullandı.

NAZ AYDEMİR AKYOL’DAN MİLLİ TAKIMA VEDA

Başarılı voleybolcu Naz Aydemir Akyol’un Milli Takıma veda etmesinden söz eden Behçet Üstün, “Hâlâ verimli olabilecek bir yaşta milli takımın onu kaybetmesi üzücü. Bu kararın altında bazı nedenler var. Guidetti ile aralarında bazı sıkıntılar olduğu söyleniyor. Fenerbahçe Opet’te de Terzic ile sıkıntılar yaşadığı söylentileri mevcut. Sezon sonunda kontratı sürmesine rağmen Fenerbahçe Opet’ten de ayrılırsa şaşırmayacağım. Antrenörlerle yaşanan birtakım sıkıntılar nedeniyle bu kadar değerli bir oyuncuyu milli takım kaybetti böyle giderse Fenerbahçe Opet kaybetmiş olacak.” dedi.

DJOKOVIC’İN AVUSTRALYA’YA GİRİŞ VİZESİ İPTAL EDİLDİ

Behçet Üstün, Sırp tenisçi Djokovic’in Covid-19 kararları doğrultusunda Avustralya’ya giriş vizesi iptal edilmesi konusu için de şunları söyledi:

“Son birkaç günün en yoğun tartışılan ve konuşulan konularından bir tanesi Djokovic’in Avusturalya Açık’ta yer alıp alamayacağı. Çok ciddi bir adaletsizlik var, onu baştan söyleyelim. Avustralya özellikle çok sıkı tedbirler uygulayan bir ülke. İnsanları evlerinden çıkamıyor. Sırf ismi nedeniyle bir sporcuya ayrıcalık tanımak ayrı konu, bir de aynı sporu yapan birçok sporcu varken onlar arasında yine bir tanesini cımbızla çekmek ayrı.

Bu aşı karşıtlığı konusu çok enteresan. Komplo teorileri ile açıklanan bazı şeyler dışında aşıya niye karşı insanlar? Djokovic’in geçen yıl nisan ayında şahsen ‘Ben aşıya karşıyım ve seyahat için birilerinin beni aşağıya zorlamasını istemem’ demeci var. Avustralya Açık’a katılması için de Avustralya’daki geçerli olan uygulamalara göre, aşınızı olmanız gerekiyor. Ya aşı olacaksınız ya da ‘tıbbi muafiyet’ denen izni alacaksınız. Bu sadece sporcular için geçerli değil, sporcunun tüm ekibi için geçerli. ‘Tıbbi muafiyet’ denen şey, benim anladığım kadarıyla, aşı olmanıza engel olacak tıbbi bir sorununuz olması.

Tenis dünyasının önemli isimlerinden Rafael Nadal da bu konuda bir şey söylemiş. ‘Dünya zaten yeteri kadar acı çekiyor. Lütfen aşı olun. Eğer isteseydi Avustralya’da sorunsuz bir şekilde oynayabilirdi. Herkes hayatta kendi kararını vermekte özgürdür, ama her kararın doğurduğu sonuçlar vardır.’ Çok güzel, özetlemiş, Nadal. Djokovic bu kararı vermekte özgür fakat bunun sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda. Avustralyalılar da işin içinden nasıl çıkacağını bilmemişler ve teknik detaylara sığınmışlar. Havaalanında tıbbi muafiyete rağmen vize başvurusunun ‘tıbbi muafiyet’ için gerekli olan vize başvuru türünden olmadığı gerekçesiyle alıkonuldu. Djokovic de avukatları aracılığıyla idari tedbir kararı koydurmak için hamle yaptı. Nereye gidecek bu iş? Enteresan bir bilek güreşi sürüyor.”