China Daily / Chetan Ahya

Bir yıl önce küresel ekonomi Covid-19 salgını kaynaklı durgunluğun diplerinde olduğu zaman, V şeklinde bir toparlanmayı ve enflasyonun dönüşünü tartıştık. 12 ay geçtikten sonra güçlü bir toparlanmanın açık işaretlerine rağmen, tartışma şimdi bunun sadece siyasi destek ve yeniden açılmanın yol açtığı bir atak olup olmadığı üzerinde sürüyor. Eğer öyleyse küresel büyüme, siyasetçilerin mali ve para politikası desteğini çektiği 2012 yılında olduğu gibi gerileyebilir.

Bizim (Morgan Stanley) üç unsurlu çerçevemiz, bu döngü hakkındaki düşüncemizi şekillendirdi. İlk olarak Covid-19 salgını, aşırı özel sektör gelişiminin sebep olduğu küresel finansal krizin aksine dışsal bir şoktur. İkincisi, ahlaki tehlike konuları yokluğunda siyasetçiler aktif ve agresif biçimde karşılık verdiler. Ve üçüncüsü, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’da (GSYİH) ücretlerin payının düştüğü ve gelir eşitsizliği öne geçtiği için kapsayıcı büyüme ortamı para ve mali politikanın amacı olarak ortaya çıktı. Ön yargı, politikaları genişletici tutma tarafında aşırıya kaçacaktır. Bu politika ortamına karşı, sürdürülebilir bir toparlanma tahmin ediyoruz. 

Küresel GSYİH eğrisinin, bu yılın üçüncü çeyreğinden itibaren Covid-19 salgını öncesi yolun üzerine yükseleceğini göreceğiz. Bizim GSYİH büyüme tahminimiz 2021 yılında yüzde 6.5 ve 2022 yılında yüzde 4.8 ile 2021-2022 için uzlaşılan seviyenin 50 baz puan üzerinde yer alıyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin, bu döngüde güçlü küresel büyüme hikâyesini yönlendirmede büyük rol oynuyorlar. ABD’nin GSYİH’si durgunluk öncesi yolu geçti, daha önce 2001 ve 2008 yıllarındaki durgunluklarda bunu başaramamıştı. Çin’in bu yıl GSYİH’si bu yıl yüzde 9 ve gelecek yıl yüzde 5,8 oranında büyüyecek.

ÇİN VE GELİŞMEKTE OLAN PİYASALARDA SERMAYE HARCAMA DÖNGÜSÜ HIZLANACAK

Şimdiye kadar toparlanmaya tüketimde keskin bir sıçrama ve sermaye harcamasındaki ilk iyileşme öncülük etti. İlk güçlü mali transferler hanehalkı gelirlerini desteklerken, ekonomilerin yeniden açılması şimdi ücretleri anlamlı bir şekilde artırıyor. Hanehalkı bilançoları sağlıklı bir durumda ve bütün dünyadaki tüketiciler farklı seviyelerde, gelecek aylarda kullanabilecekleri fazla tasarruf biriktirdi. Örneğin ABD’de tüketiciler 2,2 trilyon dolar fazla tasarruf biriktirirken, bu ülke GSYİH’sinin yüzde 10’unu oluşturuyor.

Dahası, fazla tasarruflarda büyük bir gerileme değil, ücret geliri fonlama tüketiminde güçlü bir toparlanma gördüğümüz için bizim büyüme tahminlerimiz gerçekte muhafazakâr tarafta yer alıyor. ABD’de ücret geliri zaten salgın öncesi seviyelerin yüzde 101’ine ulaştı ve 2021 yılının son çeyreğinde mütevazı bir gerileme başlamadan önce fazla tasarrufların 2,3 trilyon dolara yükseleceğini, yıl sonunda ise halen 2,1 trilyon dolar seviyesinde kalacağını tahmin ediyoruz.

Daha hızla düşüşler, tüketimin büyümesi için yukarı yönlü riskler oluşturacaktır. Ancak her ekonomik döngüde, toparlanma safhasının derinliğine doğru ilerlerken, talebin yönü tüketimde yatırıma doğru değişir, çünkü sermaye harcamaları gelecekteki talebi besleme ihtiyacından ortaya çıkar. Şirketler kesimi, sadece büyümeden emin olduğu zaman sermaye harcamasını artırır. Ve toplam talepteki güçlü toparlanma, yeni sermaye harcaması döngüsünü teşvik edecektir.

Küresel yatırım, ABD yatırımının gelecek yıl sonunda durgunluk öncesi seviyelerin yüzde 116’sına ulaşmasıyla birlikte, gelecek yıl sonunda durgunluk öncesi seviyelerin yüzde 121’ine yükselecek. ABD sermaye harcaması döngüsünün bu gücü ve hızı son beş döngüde görülmedi. Yatırım, 2008 yılındaki küresel finansal krizden sonra bu seviyelere ulaşmak için 40 çeyrek ve son beş döngüde ortalama 21 çeyrek devam etti. 

Çin ve gelişmekte olan piyasalarda sermaye harcama döngüsü de özünde dış talebe bağlı olduğu için hızlanacaktır. Dış talep toparlanmaya yol açtığı için gelişmekte olan ekonomilerin gerçek ihracatı zaten toparlandı ve onların sermaye harcama eğilimini canlanmaya dönüştürdü. Özellikle Asya (gelişmekte olan piyasaların GSYİH’sinin yüzde 71’ini oluşturuyor) yüksek ticaret riski dikkate alındığında sermaye harcaması döngüsündeki gelişmeye öncülük edecek ve onu yönlendirecektir.

EKONOMİDEKİ TEMEL ETKİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Yatırımcılar, ekonomilerin yeniden açılmasının tüketici harcamasının mallardan hizmetlere kaymasından, böylece gelişmekte olan piyasaların ihracat büyüme görünümlerini etkilemesinden endişe duyuyorlar. Bununla birlikte gelişmiş piyasaların sermaye harcama döngüsündeki keskin canlanmanın, gelişmekte olan piyasaların ihracat büyüme görünümünü önemli biçimde dengeleme sağlamasına yardımcı olacağına inanıyoruz. 

Bu hikâyenin riskleri nedir? Açık risk, aşıları etkisiz hale getiren yeni, daha ölümcül koronavirüs türlerinin ortaya çıkması olsa bile, benim görüşüme göre daha büyük tehdit, ABD çekirdek kişisel tüketim harcamaları enflasyonunun, ABD Merkez Bankası Fed’in örtülü yıllık yüzde 2,5 eşiği hedefinin ötesine geçmesidir. Bu risk, 2022 yılının ortasından itibaren ortaya çıkabilir.

Şu anda gördüğümüz geçici unsurlar ve temel etkiler göz ardı edilmemelidir. Bunun yerine sürdürülebilir yüksek enflasyon, sıkı iş gücü piyasaları ve toplam ücret maliyetlerindeki yükseliş tarafından yönlendirilecektir. Bu dinamik, özellikle bu yıl yüzde 2,7 olan işçilik maliyeti endeksiyle, salgın öncesi yüksek seviyenin sadece 20 baz puan üzerinde zaten ortaya çıkmaya başladı. GSYİH’deki hızlı toparlanma iş gücü piyasasında hızlı bir düzelme getireceği için ücret maliyetleri baskısının yoğunlaşacağını tahmin ediyoruz. 

Üstelik toplam ücret maliyetleri, önemli oranda yüksek işsizlik seviyelerine bile yükselebilir. İş kayıpları, yüzde 68’lik pay ile düşük ücretli sektörlerde yoğunlaştı ve neredeyse son durgunluktaki seviyesinin iki katı kadar. Siyasetçiler, istihdam yaratmak için yüksek basınçlı ekonomi için çabalarken, toplam talepteki güç, zaten salgın öncesi seviyelere yakın olan orta ve yüksek gelirli sektörlerde işsizlik oranlarını yükseltecektir.  İş gücü talebi üzerindeki yoğun baskıların ücret maliyetleri üzerindeki etkisi, emek arzı tarafında yoğunlaşacaktır.