China Daily / Lin Boqiang

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İçişleri Bakanlığı geçen hafta cuma günü ABD Başkanı Joe Biden döneminde ilk kez kıyılarda kamu petrol ve doğal gaz arama izinlerini çıkaracağını açıkladı. Bu açıklama Cumhuriyetçiler başkan Biden’a ABD’nin ham petrol üretimini artırması ve rekor enflasyona katkıda bulunan yüksek benzin fiyatlarına hâkim olması için baskı yaparken geldi.

Aslında ABD başkanı Biden 31 Mart’ta, Rusya-Ukrayna çatışması nedeniyle artan -ve çok dalgalı- küresel petrol fiyatlarını istikrara kavuşturmak ABD Stratejik Petrol Rezervlerinden mayıs ayından itibaren her gün 1 milyon varil petrolü serbest bırakacağını açıkladı.

ABD son altı ayda bununla birlikte üçüncü kez petrol rezervlerini kullanma kararı aldı. ve biden yönetiminin -ABD tarihindeki en büyük adım olarak- altı ayda 180 milyon varili piyasaya süreceği gerçeği yönetimin artan petrol fiyatlarını kontrol altına alma ve iç enflasyonu azaltma kararlılığını gösteriyor. Ama ABD’nin bu adımı küresel petrol fiyatlarını istikrara kavuşturacak mı?

OPEC ÜYELERİ ÜRETİM KAPASİTESİNİ ARTIRIYOR

Biden yönetiminin açıklaması kısa dönemde piyasa güvenini artırdı ve petrol arzı ile ilgili bazı iç endişeleri giderdi ve böylece petrol fiyatlarını düşürmekte başarılı oldu. Brent Ham Petrolü ve Batı Teksas Ara ham petrolünün varil başına fiyatı 9 Nisan’da 100 doların altına düştü.

Uluslararası Enerji Ajansı 7 Nisan’da ABD’yi takip ederek, kendi petrol rezervlerinden 60 milyon varil serbest bırakacağını söyledi ve toplam vaadi 120 milyon varile çıktı. Ancak bu adımlar acil petrol ihtiyaçlarını karşılamaya yardım edebilir, küresel petrol arz ve talep sorununu çözemez, çünkü Rusya-Ukrayna çatışması sona erene kadar, petrol fiyatları istikrara kavuşturulamaz. Eğer Rusya’nın petrol arzı Rusya-Ukrayna çatışması nedeniyle tamamen kesilirse, ülkeler ve kurumların petrol rezervlerini serbest bırakması küresel talebi karşılamaya yeterli olmayacaktır ve petrol fiyatları artmaya devam edecektir.

Orta vadede, küresel petrol fiyatları ancak küresel petrol üretim kapasitesi Rusya petrol ihracatının yokluğunun yarattığı boşluğu telafi edecek bir düzeyde artırılabilirse istikrara kavuşturulabilir. ABD Enerji İdaresi’nin raporuna göre, dünyadaki ve ABD’deki günlük ortalama tüketimin 2022’de sırasıyla 101,4 milyon ve 20,66 varile çıkması bekleniyor. Bu ABD’nin 180 milyon varil petrolü serbest bırakma planlarının iki günlük küresel ihtiyaçtan azını karşılayabileceği ya da ABD’nin 9 gün kadarlık ihtiyacını karşılayabileceği anlamına geliyor.

Rusya 2021’de küresel petrol üretiminin yüzde 12’sine denk gelen 534 milyon ton petrol ürettiği için, bu başka kaynaklar tarafından kolayca telafi edilemez. Ve Rusya üretiminin yerini almak için küresel petrol üretimini hızla artırmak daha da zor, çünkü büyük petrol üreticisi ülkeler üretim kapasitelerini öyle basitçe büyük ölçüde artıramazlar.

KÜRESEL PETROL ARZI HAKKINDA ENDİŞE HÂKİM

Dünyanın büyük petrol üreticisi ülkeler belki üretimi artırmak için planlarını koordine edebilirler ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ile müttefikleri petrol fiyatlarının yüksek olmaya devam etmesini böylece bu yüksek fiyatları finansal güçlerini artırmak ve küresel petrol piyasasındaki etkilerini artırmak için kullanabilmeyi umuyorlar. Bu nedenle OPEC üyeleri üretim kapasitesini yavaşça artırıyor. Örneğin, 31 Mart’ta OPEC ve müttefikleri mayısta petrol üretimini günlük 432 bin varil artırma kararı aldı, bu küresel petrol arzı üzerinde göz ardı edilebilir bir etkiye sahip olacak. Kısa dönemde, petrol sanayiinin üretim kapasitesini büyük ölçüde artırması zor. Küresel düşük karbonlu ekonomiye geçişten etkilenen petrol sanayiindeki yatırımlar büyük ölçüde azaltıldı. Bu nedenle, büyük petrol üreticisi ülkelerin üretim kapasitelerini artırmaları zaman alacaktır.

Dünya ülkeleri düşük karbonlu gelişmeyi teşvik eder ve fosil yatık sektöründe yatırımları azaltırken, piyasa yeşil yatırım üzerine odaklanacak, bu da petrol sanayiindeki yatırımları daha da azaltacak. Bu ülkeler ve örgütlerin, petrol sanayiinin üretimi artırması ve diğer enerji kaynaklarının daha da geliştirilebilmesi ve Avrupa Birliği’nin (AB) muhtemelen Rusya petrolüne alternatif aramak için daha fazla zaman kazanması için daha fazla zaman kazanması amacıyla stratejik rezervlerinden petrol piyasaya sürdüğü anlamına geliyor. Şu halde dünya şu an için yetersiz petrol arzı ile baya çıkmak zorunda kalabilir. Petrol fiyatları asıl olarak arz ve talebe bağlıdır. Ve ancak piyasanın Rusya-Ukrayna çatışması konusundaki endişeleri hafifletildiği zaman küresel petrol arz ve talebi normale dönebilir.

Bunun yanında, küresel petrol arzındaki İran faktörü göz ardı edilemez. Rusya-Ukrayna çatışmasından yararlanan İran, küresel talebin bir kısmını karşılamak için ham petrol piyasasına dönebilmesi için Batı’nın kendisine koyduğu petrol yaptırımlarını kaldırmasını isteyebilir. Aslında, İran medyasındaki haberlere göre, İran son bütçe taslağında, Mart 2022’den Mart 2023’e kadarki dönemdeki petrol satışlarından elde edeceği gelir tahminlerini yüzde 27 artırdı. Eğer İran ve ABD bu konuda bir anlaşmaya varırsa, İran ham petrolü küresel piyasaya resmen yeniden girecek ve küresel petrol arzı hakkındaki endişeleri büyük ölçüde hafifletecektir. Fakat şimdi sonuçları görmek için geleceği beklemek zorundayız.