Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna ile Rusya arasındaki ateşkese yönelik müzakerelerin durakladığını söyledi.

Lavrov, Kazakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhtar Tileuberdi ile Moskova’da görüştükten sonra düzenlenen ortak basın toplantısında Ukrayna ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Rusya ile Ukrayna arasında süren müzakerelerin yavaş ilerlediğini belirten Lavrov, “Müzakereler yapıyorduk, şimdi durakladı. Çünkü beş gün önce Ukraynalı müzakerecilere teslim ettiğimiz ve o sırada alınan yorumları dikkate alarak formüle ettiğimiz teklif cevapsız kaldı.” ifadelerini kullandı.

Lavrov, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e Moskova’nın teklifleri sorulduğunda “teklif almadıklarını” söylediğini hatırlatarak, “Duruma ne kadar hakim olduğunu yargılamak bana düşmez ama bu, ‘müzakereler’ olarak adlandırılan sürecin nerede olduğunu gösteriyor.” diye konuştu.

Bakan Lavrov, her gün, devlet başkanı ve danışmanlar da dâhil olmak üzere Ukraynalı temsilcilerin, “müzakerelere ihtiyaç duymadıklarını, kaderlerine boyun eğdiklerini” ifade eden açıklamalarını duymanın kendisi için garip olduğunu dile getirdi.

“ASIL MESELE GARANTİLERİN ÖZÜ”

Müzakere formatındaki ilk temaslarda Ukrayna tarafının güvenlik garantilerinin bir grup yabancı ülke tarafından verilmesini istediğini hatırlatan Lavrov, “Kâğıt üzerinde bu ülkeleri listelemediler ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) daimi üyelerinden bahsettiler, hem Türkiye hem de Almanya’dan bahsettiler. Biz buna karşı değiliz. Asıl mesele bu garantilerin özünün ne olacağı ve bu garantilerin Ukrayna için kabul edilebilir olsa da başkaları için tehdit oluşturmamasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’nin Mariupol’de Ukrayna güçlerinin yok edilmesinin tüm müzakereleri sona erdireceği yönündeki açıklamasını da değerlendiren Lavrov, “Hiçbir ültimatoma müsamaha göstermeyiz.” dedi.

Lavrov, Batı’nın, Ukrayna üzerinden Rusya’yı kontrol altına alma planının bozulmasından dolayı yaptırım kararları aldığını belirterek, “Batılı meslektaşlarımızın eylemleri Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası normları da dâhil olmak üzere, kendilerinin temelini attıkları mevcut küreselleşme modelinin ilke ve normlarını tamamen göz ardı ettiklerini gösteriyor.” yorumunu yaptı.