Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Stephanie Williams, Libya Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi’nin Libya Ortak Komitesi’nin Kahire’deki ikinci tur toplantılarına katılacağını bildirdi.

Özel Temsilci Williams, Libya Temsilciler Meclisi Başkanvekili Fevzi El-Nuveyri ve Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri ile yaptığı görüşmeler sonrasında Twitter hesabından açıklamalarda bulundu.

Williams’ın açıklamalarına göre Nuveyri, Temsilciler Meclisi’nin, Mişri ise Devlet Yüksek Konseyi’nin 15 Mayıs’ta özgür, güvenilir, şeffaf ve kapsayıcı seçimler yapmak için anayasal bir temel belirlemek üzere çalışmalar yürüten Libya Ortak Komitesi’nin Kahire’deki ikinci tur toplantılarına katılacağını doğruladı.

BM yetkilisi Williams, açıklamasında, ikinci tur toplantıların “Libya’da ulusal seçimlerin mümkün olan en kısa sürede yapılması için gerekli anayasal düzenlemeler üzerinde anlaşmaya varmayı” hedeflediğini belirtti.

Özel Temsilci Williams, 4 Mart’ta ülkeyi seçimlere götürecek anayasal zemini belirlemek üzere bir komite kurulmasını istemiş ve bunun için Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi’ne altışar temsilci seçme çağrısında bulunmuştu.

Williams, Libya’da seçimlerin yapılması için anayasal bir temel oluşturmakla görevli Libya Ortak Komitesi toplantılarının yeniden başlama tarihi olarak 15 Mayıs’ın belirlendiğini duyurmuştu.

Birleşmiş Milletler öncülüğündeki Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun Kasım 2020’deki toplantılarında, ülkede devlet başkanlığı ve parlamento seçimlerinin 24 Aralık 2021’de yapılmasına karar verilmişti ancak seçimler planlanan tarihte yapılamamıştı.

Tobruk’taki Temsilciler Meclisi, mevcut Ulusal Birlik Hükümeti’nin görev süresinin 24 Aralık 2021’de dolduğu gerekçesiyle 10 Şubat’ta ülkenin batısındaki milletvekillerinin çoğunun katılmadığı oturumda Fethi Başağa’yı başbakan seçmişti. 1 Mart’ta ise Başağa hükümetine güvenoyu vermişti.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ise Temsilciler Meclisi’ni Cenevre Anlaşması’nda belirlenen yol haritasından ayrılmakla suçlayarak görevinin başında olduğunu, görevi ancak seçilmiş bir hükümete teslim edeceğini söylemişti.