Litvanya hükümetinin üst düzey yetkilileri, US EXIM Bank ile 600 milyon dolar tutarında bir ihracat kredisi anlaşması imzalayacaklarını açıklarken, Avrupa Birliği’ni (AB) kendilerine “daha fazla somut destek” sağlamaya çağırdı.

Litvanya, bu açıklamadan bir gün önce “Tek Çin” ilkesini göz ardı ederek, Taiwan yönetiminin Litvanya’da sözde temsilcilik kurmasını onaylamıştı.

Hong Kong merkezli South China Morning Post gazetesinde yer alan habere göre, Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis, ülkesinin Çin ile olan anlaşmazlığında AB’den daha fazla destek beklediklerini kaydetti.

Landsbergis, Çin’den gelen baskı nedeniyle bazı ekonomik ve finansal sorunlarla karşı karşıya olduklarını iddia ederek, tedarik zincirinin kesilmesi gibi durumlar yaşamak istemediklerini ifade etti.

Landsbergis, ülkesinin Çin’e olan bağımlılığını azaltmak için tedarik zincirinin veri finansmanın yeniden düzenlenmesi konusunda desteğe ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Her ülkenin bu tür “zorlamalar” ile karşı karşıya kaldığında kullanabileceği bir “alet kutusu” bulunması gerektiğini dile getiren Litvanyalı bakan, ancak Hint-Pasifik bölgesi söz konusu olduğunda, ülkesinin dış politikada sınırlı bir faaliyet alanına sahip olduğunu kabul etti.

Gabrielius Landsbergis, ayrıca AB’yi Taiwan konusunu tartışmaya zorladıkları için “gurur duyduğunu” söyledi.

Brüksel, Litvanya’ya sözlü destek verirken, sözde temsilciliğin AB’nin “Tek Çin” politikasına uygun olduğunu savundu.

Çin’in AB Misyonu Temsilcisi Büyükelçi Zhang Ming, kısa süre önce yaptığı açıklamada, Çin’in Avrupa ülkeleriyle diplomatik ilişki kurarken, Avrupalı liderlerin Taiwan konusunda açık taahhütlerde bulunduğunu hatırlattı.

Zhang Ming, 1975’te Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) Komisyonu Başkan Yardımcısı Christopher Soames’in Çin’e yaptığı ziyaret esnasında, AET’nin Taiwan ile hiçbir şekilde resmi ilişki sürdürmeme ve hiçbir anlaşma yapmama sözü verdiğine dikkat çekti.

Zhang, söz konusu taahhüdün AB ve üye ülkelere yasal yükümlülükler ve kısıtlamalar getirdiğine, AB’nin bu sözü tutması gerektiğine vurgu yaptı.

Büyükelçi Zhang Ming, Litvanya’nın girişiminin Taiwan Boğazı’nın iki yakasının tek bir Çin’in parçası olduğu gerçeğini değiştirmediğini, aksine Çin halkının ülkenin egemenlik ve toprak bütünlüğünü koruma ve ulusal birleşmeyi gerçekleştirme konularındaki kararlılığını güçlendirdiğini belirtti.