Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, CNN Türk canlı yayınında değerlendirmelerde bulundu. Selçuk, yeni eğitim yılına ilişkin, “Şartlar güzel giderse aşının da olumlu etkisini görürsek planımız 1 Eylül’de okulları 5 gün açmak.” açıklamasında bulundu.

Bakan Selçuk’un açıklamalarından satır başları şöyle:

“Eğitim çalışanlarının tamamı 7 Haziran’dan itibaren hepsinin aşılanma randevusu açılacak. Şu ana kadar 813 bin meslektaşımız bu işlemi başlatmıştı.

YÜZ YÜZE EĞİTİM NEDEN 2 GÜN?

Çocuklar o kadar çok hikâye anlatıyorlar ki, bu mutluluk onlar için hayatın provasını yapmak gibi bir şey. Toplamda her öğrencimiz 2 gün gidiyor. Önümüzde 4 hafta var. Bazı okullarımızda öğretmenlerimiz ihtiyaçların farkında ve gerekirse belli grupları onları davet edip bu 2 günün dışında da çalışma yapabilirler. Biz genel bir çerçeve çiziyoruz ve ihtiyaçlara göre ortam oluşturuyoruz. 2 gün değişken oluyor. Her sınıftı ikiye bölmek gibi genel bir eğilim var. Bazı okullar kendi koşullarına göre bunu değiştirebiliyorlar. Yılık temizlik bütçemizin 10 katını verdik ve çok şanslıyız ki meslek liselerimiz üretiyor bunları.

Bizim okullarımızda devamlılık çok yüksek, öğrencilerin yüzde 90’ı geliyor. İsteyen çocuk gelebilir isteyen gelmeyebilir, bizim önerimiz gelmeyene de gelene de ortam hazırlamak. En az yüzde 80’i geliyor çocukların böyle bir durumda sınıf çok kalabalık oluyor ve mesafeyi ayarlamakta zorlanıyoruz. O yüzden 2 gün.

YENİ EĞİTİM YILI NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

Eylül 1’e alalım biraz daha erken başlayalım, böyle başlarsak kazanımları nasıl sağlarız burada uyum programı söz konusu. Bu çalışma bütün sınıflar için kritik konu ve kazanımları belirliyor. Bu şu demek; önümüzdeki yıl hangi hafta ne şekilde ilerleyeceğini belirtiyor her ders içi. Biz bunu okullarda paylaşacağız ve okullarda ona göre şekillendirecek.

Biz hesabımızı yaza göre de kışa göre de yapıyoruz. Şartlar güzel giderse aşının da olumlu etkisini görürsek planımız 1 Eylül’de okulları 5 gün açmak. Koşullar zorlayıcı şekilde gelirse başka bir çalışma gelebilir onun da hazırlığı var.

TELAFİ EĞİTİMİ

Müfredat demek, yazılı bazı kazanımların çocuklarla paylaşılması değildir, çocukların bir okul ortamında bulunması sosyalleşmesi çocuğun bütünsel gelişimiyle ilgilidir. Bir şekilde bizim, telafi değdiğimiz şey sadece derslerle ilgili bir kazanım ihtiyacı değildir, o çocuğun sosyal duygusal ihtiyaçlarının karşılanmasın da içerir. Benzeri bütün durumların tamamlanmasıdır. Bazı öğrencilerin akademik eksikliği de var, yok değil. Sosyal duygusal alanda ağırlıklı olmak üzere dememizin sebebi de bu. Mayıs ve haziran ayında konuşulurken şu oldu; sanatsal kültürel ağırlıklı çalışma yapacağız dedik. Sadece akademik değil bütünsel. 

Bazı kavramlar var UDEP, ulusal destekleme programında çocuklarımızın bütün ihtiyaçlarını beceri açıklarını araştırıp bunlarla ilgili bir tamamlama çalışması yapmak istiyoruz. Bu bir ayda halledilecek bir şey değil, 1,5 yıl süren bir süreç bu. 2021-22 eğitim öğretim yıl sonuna kadar devam eden tur bu. Biz belirli kazanımları anlamak için önceki sınıfın kazanımlarını dikkate alarak gelmek lazım.

İYEP, ilkokullar iyileştirme programı, ortaokula geçmeden önce çocuklarımızdan eksiği olanları belirleyip bire bir eğitime alalım okul saati dışında bu desteği verelim ki bir sonraki sınıfta eksiksiz geçsinler. Gerekirse gurup halinde eksikliklerin tamamlanması sağlanıyor ve bir üst sınıfa eksiği olmadan çıkmasına katkısı oluyor.

Öğretmenler eğitimden geçecek, bunlar bizim öretmen seminerlerimizin konusu zaten. Bu ay içerisinde temel stratejilerle ilgili hazırlığımızı bitirmiş olacağız. 1. sınıfı bitirenlere okuma yazma taraması yapacağız. İlkokulda matematik ile ilgili bir tarama da yapıyoruz. Ortaokullarda da kritik kazanımlar çerçevesinde yapacağız. Kritik kazanım mesela 4. sınıfta ben eğer bir konuyu iyi öğrenmezsem lisede integrali öğrenemem. Konular birbirine bağlı. Bir basamağını öğrenemediysen diğerlerini de öğrenemiyorsun. Kritik kazanım diye ayırıyoruz o yüzden.”

Kaynak: CNN Türk