Gazeteci ve yazar Mehmet Ali Güller, CRI Türk’te Mehmet Kıvanç’ın hazırlayıp sunduğu “Manşet” programına konuk oldu ve dış politikada yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

Minsk toplantılarının İstanbul’da yapılacağı yönünde çıkan haberlere değinen Mehmet Ali Güller, “Türk Dışişleri bakanlığı kaynaklarının gazetecilere açıklaması oldu. Rusya ve Ukrayna arasındaki Minsk toplantılarının İstanbul yapılacağı söylendi. Umarız böyle bir toplantı başlar. Minsk toplantıları 2019’dan itibaren kesilmişti. O toplantıların yeniden başlayabilmesi her şeyden önce meseleyi Avrupa düzleminde ele alan Normandiya Dörtlüsü’nün (Rusya, Ukrayna, Almanya, Fransa) egemenliğinde bu meseleyi ele almasıyla Amerikan emperyalizminin bu konudaki Ukrayna kışkırtıcılığını bir parça frenlemiş olacak. İkinci önemli yanı ise bu toplantı birde İstanbul’da yapılırsa Türkiye’nin eli çok rahatlayacak. Daha önce de belirtmiştik; bu meselede en zararlı çıkacak iki ülke Almanya ve Türkiye. Bu nedenle Minsk toplantılarının yeniden başlayacak olması özellikle de İstanbul’da olması Türkiye’ye de rahatlatacak olan bir gelişme.” dedi.

BIDEN’IN UKRAYNA AÇIKLAMASI TARTIŞMA YARATTI

“Rusya’nın Ukrayna’yı işgal edeceğini düşündüğünü” söyleyen ve çok tartışılan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın açıklamalarına değinen Güller, “Biden bu açıklamayı bir yılını değerlendirdiği toplantıda söyledi. Biden’ın açıklamalarının bir yanı realiteye dayanıyor bir yanı da yaşının verdiği durumla diplomaside Beyaz Saray’ın uyguladığı siyaseti tam olarak ifade edememiş oldu. Zaten bu açıklamanın hemen arkasından Beyaz Saray’dan düzeltme geldi.

ABD, gerçeği ve Ukrayna’ya işgal ihtimalini görerek politika yapmadığı için kendisi bir iddia üzerinden Rusya’ya basınç uygulayarak ve tansiyon yükselterek müttefiklerini yanına çekmeyi amaçladı. Realite zemininde değil de bir senaryo zemininde hareket ettikleri için iş ortaya çıktı. ‘Küçük bir saldırı’ diyerek de aslında ortada Rusya’nın Ukrayna’yı bir işgal gibi senaryosunun olmadığını ifade etmiş oldu.

Biden konuşmasında yine çok enteresan bir şey söyledi: ‘Ukrayna kısa vadede NATO’ya katılamaz zaten, gereklerini yerine getiremez.’ Aslında bir yandan tansiyonu yükselttiler ama müttefiklerini yanına çekemedikleri ve tek başlarına bu işleri yapamayacakları için hafif geri adım atmaya başladılar. Dolayısıyla özetin özeti şu; Washington, Moskova karşıtı bir süredir izlediği bu ‘operasyon’da fena çuvalladı.” ifadelerini kullandı.

AVRUPA’NIN ABD RAHATSIZLIĞI

Gazeteci Mehmet Ali Güller, Almanya, Fransa ve Türkiye’nin Amerikan emperyalizminin Ukrayna cephesinden Rus karşıtlığı yürütmesinden zarar görecek ülkeler olması nedeniyle çıkar ortaklıklarının bulunduğuna dikkat çekerek, “Burada Almanya ve Fransa ile ABD’nin çıkar çatışmaları değil, aynı zamanda Avrupa ile İngiltere arasındaki çıkar çatışmaları gittikçe derinleşmeye başladı. Almanya ve İngiltere, Fransa ile İngiltere arasında gerilimli bir dönem de var. Avrupa neticede 21. yüzyılın ikinci çeyreğine giderken ABD’den daha bağımsız olarak hareket etmeye çalışan bir çizgiye girmeyi deniyor. Bu nedenle böyle çelişkiler ortaya çıkıyor.” dedi.

ABD İKİ TEMEL STRATEJİYİ TARTIŞIYOR

ABD’nin hegemonyasının zayıflamaya başlaması ve Çin’in yükselen güç olarak öne çıkmasından bu yana iki temel stratejinin tartışıldığına vurgu yapan Mehmet Ali Güller, “Bir görüş diyor ki, ‘İkinci Dünya Savaşı sonrası dünya üretiminin neredeyse yarısını yapar konumda değiliz. Üretimde yüzde 20 seviyelerine düşmüş durumdayız. Çin de bize yetişti, biz şimdi yeniden geri çekilelim ve kendi ekonomimizi inşa edelim.’ Diğer görüş de, ‘Biz ABD Silahlı Kuvvetleri olarak dünyanın en büyük silahlı kuvvetiyiz. Bizden sonraki 10 ülkenin toplamından bile daha güçlüyüz. Dolayısıyla yangını çıkaralım, bu yangından en zararı gören de biz oluruz.’ Şimdi bu iki görüş de kabul görmedi, bu iki görüşün sentezi oluştu. Obama dönemi bu iki sentezin sonucuydu ve bu iki sentezin sonucu olarak aslında Trump da devam etmiş oldu. Yine Biden da bu iki sentezi uygulamayı sürdürüyor.” açıklamasında bulundu.