Global Times / Chen Hong

Avustralya Başbakanı Scott Morrison, Mayıs 2019’daki federal seçimdeki şaşırtıcı galibiyeti için “sessiz Avustralyalılara” güvendi. “Her zaman mucizelere inandım” diyen Morrison, başbakanlığa tutunmada beklenmedik şansına inanmıyor. 

Üç yıl geçtikten sonra Morrison şimdi, şans eseri olayların beklenmedik yönde gelişmesi için umutsuzca dua ediyor olmalı. Yakında açıklanan bir dizi kamuoyu araştırmasının gösterdiği gibi Morrison’ın eski popülerliği Avustralyalıların çoğunun nezdinde açıkça kalmamış gibi görünüyor. Rakibi muhalefetteki İşçi Partisi’nin lideri Antony Albanese, Liberal-Ulusal Parti Koalisyonu’nu kesinlikle yenmesine yol açabilecek halk desteğini topluyor. 

MORRISON’IN FIRSATÇILIĞI SEÇİM UMUTLARINI TEHLİKEYE ATIYOR

Morrison’ın yönetimdeki beceriksizliği ve akılsızlığı, 2019 yılı sonunda Avustralya’yı etkisi altına alan yıkıcı ve trajik orman yangınını bilinçsizce yönetmesi sırasında açıkça ortaya çıktı. Morrison’ın ulusal kriz sırasında Hawaii’deki vakitsiz ve yanlış hesaplanmış tatili, insanların güvenilir ve sorumlu bir lider olarak ona olan güveninin felaket olduğunu kanıtladı. Morrison, takip eden iki yıl içinde salgın krizini ısrarlı bir şekilde yanlış yönetti, hastalığın yayılmasını etkin biçimde kontrol etmede, aşı sürecini uygun şekilde yönetmede, PCR ve hızlı antijen test kitlerinin tedarikini sağlamada sürekli olarak başarısız olması, halkın artan hoşnutsuzluğu ve kızgınlığına maruz kalmasına sebep oldu. Son aylarda Covid-19 kısıtlamaları ve kontrollerinin çoğundan pervasızca vazgeçmesi, gelecekte yıkıcı salgınlara yol açabilir. Morrison, sadece Avustralya’da değil, aynı zamanda uluslararası alanda da benzeri olmayan bir güvensizliğe sahip oldu. Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron, “Sanmıyorum-Biliyorum (Morrison bir yalancıydı).” dedi. Avustralya Başbakan Yardımcısı Barnaby Joyce, onun aldatıcı olduğu konusunda diğerleriyle hem fikirdi ve hatta onu “ikiyüzlü” olarak adlandırdı.

Yeni Güney Galler eyaletinin eski Başbakanı Gladys Berejiklian, kabineden bir bakanla birlikte Morrison’ı, “korkunç, korkunç bir adam” ve “tam bir piskopat” olarak tanımladı. 2021 yılında Yılın Avustralyalısı seçilen Grace Tame, başbakanın konutunda halka açık bir etkinlikte başbakana yönelik keskin hoşnutsuzluğunu açıkça gösterdiği için sosyal medyada büyük takdir topladı.

Bununla birlikte, Morrison’ın Avustralya’nın uluslararası itibarına ve ekonomik sağlamlığına zarar veren en büyük yıkımı, Avustralya’nın en büyük ticaret ortağı Çin ile ilişkilerinde yaptığı pervasız bozulmalardır. Başbakanlığı süresince Morrison, Çin ile daha önceden karşılıklı çıkara dayanan kapsamlı stratejik ortaklığa zarar vermek için sürekli olarak elinden geleni yaptı. Canberra yönetimi Çin’e sürekli olarak en korkunç ve aşağılayıcı şekilde saldırıyor. Üst düzey hükümet yetkilileri, Çin ile askeri çatışmayı kışkırtmak için çılgınca “savaş davullarını” çalıyorlar. Karşılıklı güven asgari seviyeye geriledi ve iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari alışverişler ciddi biçimde etkilendi.

MORRISON AVUSTRALYA’NIN ULUSAL ÇIKARLARINI TEHLİKEYE ATTI

Ayrıca, muhalefetin meydan okumalarına ek olarak Morrison’ın, Çin konusunda şahin, öldürücü rakibi aşırı sağcı Savunma Bakanı Peter Dutton’ın güç için pusuda bekleyen rekabeti peşini bırakmadı. “Çin kartı”, iki politikacının Avustralya’nın uzun vadeli çıkarlarını dar görüşlü düşüncelerine dâhil etmeden pervasız “taht oyunlarında” insafsızca kullanıldı ve istismar edildi. Morrison kendisini uluslararası alanda önemli bir oyuncu olarak göstererek profilini yükseltmeyi umuyor. Morrison yönetiminin dış politikası, fırsatçılığın ve maceracılığın tuhaf karışımıyla karakterize ediliyor. Canberra yönetimi, uluslararası güç oyununda yanlış hareket ederek kumar oynadı ve Avustralya’nın ulusal çıkarlarını tehlikeye attı. 

Avustralya’yı nükleer denizaltı filosuyla donatmak için geçen yıl Eylül ayında açıklanan Avustralya, Birleşik Krallık ve ABD arasındaki AUKUS anlaşmasının, aslında Morrison tarafından önerildiği ortaya çıktı. Buradaki stratejik amaç, Avustralya’nın gelecekte Çin ile çatışmalarına hazırlanmasında askeri kapasitesini desteklemektir. Bu açıkçası Morrison’ın siyasi tutumunu kurtarmak için kullanılan mantıksız ve tehlikeli bir yoldur. Anlaşma, uluslararası nükleer silahların yayılması anlaşmasını ihlal etmiş ve Güney Pasifik’in nükleer silahlardan arındırılmış bölge statüsünü tehlikeye atmıştır. Dahası, Morrison’ın Çin’i kışkırtmak için Avustralya ordusunu güçlendirmekle ilgili akılsız taktiği sadece tehlikeye davet çıkarıyor. 

Geçen hafta sonunda Morrison, Melbourne’da bir kuaför salonunda göründü ve bir kadın müşterinin saçını yıkamak için kameraya poz verdi. Bu tür ucuz ve tüyler ürpertici seçim numaraları, onun yaklaşan parlamento seçimleri için ne başka bir mucize yaratmasını ne de pervasızca savaş şeytanını çağırmasını mümkün kılacak.