CGTN / Bradley Blankenship

Batılı liderler Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü’nün (NATO) 24 Mart’taki Olağanüstü Hükümet ve Devlet Başkanları Zirvesi’nde Reuters’ın Rusya’nın Ukrayna’daki “özel askeri operasyonu”na karşı “Batının birlik gösterisini” sergiledi.

Blok içindeki ülkeler üst düzey Rus yetkililerine karşı yeni bir yaptırımlar listesi yayınladı, NATO’nun doğu cephesini 40 bin kadar yeni askerler güçlendirdi ve Politico’ya göre Ukrayna’ya, üye ülkelerin savunma harcamalarını artıran bir şekilde IHA, antik tank roketler füzeler dâhil “gelişmiş silahlar” gönderdi -bu bloğun Stratejik Anlayışının hazırlanacağı Haziran’daki büyük zirvesinde gündeme gelecek bir konu.

Söylem olarak, zirveden sonra NATO Rusya’yı ve askeri operasyonunu kınama konusunda açık olan bir ortak açıklama yayınladı. Ancak, açıklamada çinin anılması ileri gitmiş bir adımdı ve NATO’nun Batının birliğini çok farklı olan küresel birlikle karıştırdığını gösterdi.

BARIŞ İSTEYENLERLE İSTEMEYENLER ARASINDAKİ FARK

Açıklamada, “Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) dâhil bütün ülkeleri BM Sözleşmesi’nde tanınan egemenlik ve toprak bütünlüğü ile uluslararası düzeni desteklemeye, Rusya’nın savaş çabalarını herhangi bir biçimde desteklemekten kaçınmaya ve Rusya’nın yaptırımları etkisiz kılmasına yardım edecek herhangi bir hareketten kaçınmaya çağırıyoruz.” denildi.

Özel olarak, açıklama NATO üyelerinin “ÇHC yetkililerinin son zamanlardaki kamuoyuna yaptıkları acıkmalardan endişe duyduğunu ve Çin’i Kremlin’in, özellikle savaş ve NATO konusundakiler olmak üzere, yanlış söylemlerini yaymaya son vermeye ve anlaşmazlığın barışçı çözümü desteklemeye çağırdığını” belirtti.

Burada iki konu var. İlki, Çin Rusya’nın savaş çabalarını maddi olarak desteklemiyor ve bunu ima eden haberler yanlış. Çin, Rusya ile normal ticari ilişkilerde bulunuyor ama dünya ülkelerinin büyük çoğunluğu ile de aynı ilişkileri sürdürüyor. Bunun nedeni, Rusya’ya karşı Batı’nın liderliğindeki yaptırımların uluslararası hukuka dayanmaması ya da mevcut uluslararası örgütler tarafından örgütlenmeyip, aksine uluslararası hukuka göre yasa dışı olması.

BATI GÜVENLİĞİ SAĞLAMALI

Çin ve bu bakımdan dünyadaki herhangi bir başka ülkenin Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) hegemonyasını empoze etmeyi amaçlayan ve sürekli insanlar için zararlı olduğunu ortaya koyan Batı liderliğindeki yaptırımlara uymak ve konusunda herhangi bir ahlaki ve hukuki yükümlülüğü yok. Rusya’ya karşı yaptırımların Rus devletinin tutumunu değiştirmeyi amaçladığı söyleniyor ama bu Batı yaptırımlarında açıkça asla söz konusu değil. Bu yaptırımlar masum insanlara zarar vermeyi ve sivil toplumun işleyişini aksatmayı amaçlıyor. Gelişmekte olan dünya için, bu yaptırımlar ayrıca kalkınmalarına büyük bir darbe oluşturuyor ve zengin ülkelerde bile yaptırımların özellikle yoksulları etkileyen ters tepkileri olduğunu görebiliriz.

İkincisi, ÇHC yetkililerinin anlaşmazlık ve NATO’nun rolü ile ilgili yorumları konusuna gelince, Çin bu savaş hakkında gerçekleri söyleme hakkına sahip. ÇHC yetkilileri ve Çin medyası Batı’nın doğrudan bu çatışmaya yol açan diplomasinin çöküşünden asıl olarak sorumlu olduğunu ve Rusya’nın birincil güvenlik endişelerinden biri olduğu dikkate alınırsa, NATO’nun genişlemesinin büyük bir rol oynadığı gerçeklerini ortaya koyuyor. Bu yanlış bilgilendirme değildir. Bunlar Batı’nın üst düzey uzmanları tarafından bile Rusya ve Avrupa güvenliği konusunda açıkça tartışılan gerçeklerdir. Henry Kissinger, George Kennan, Stephen Cohen, John Mearsheimer, Jeffrey Sachs ve Noam Chomsky gibi insanlardan bahsediyoruz -bunlar uluslararası ilişkiler alanında çok ana akım isimlerdir.

ANLAŞMAZLIĞA BARIŞÇIL BİR ÇÖZÜM BULUNMALI

Batı toplumunda kendi üst düzey uzmanlarımızın yüksek kaliteli siyasi analizlerin karşıt propaganda diye dışlandığı bir noktaya ulaştıysak, o zaman bu bir toplum olarak temel çöküşümüzü başka her şeyden daha fazla anlatır. Bu anlaşmazlığa barışçı bir çözüm bulmak ve buna benzer anlaşmazlıkların bir daha asla ortaya çıkmamasını sağlamak, politikalarımızın etkili olup olmadığı ve istenen sonuçları sağlayıp sağlamadığı konusunda sert tartışmalar yapabilmek zorundayız. Avrupa’nın, NATO’ya dayalı ve zorunlu olarak Rusya’yı tartışma dışına iten mevcut güvenlik mimarisi açıkça başarısız oldu -yani, eğer barış ve güvenlik son hedef ise.

Mantıksal olarak, ancak başka bir yaklaşım benimsememiz anlamlı olur. Ama bu da herhangi bir eleştiril çözümleme kaldırılıp atılır ve düşman propagandası olarak reddedilirse imkânsız olan bir anlamlı tartışmayı gerektirir. Batı’nın Avrupa ve dünya güvenliğini sağlamak için bundan daha iyisini yapması zorunlu.

Öte yandan, Çin Ukrayna konusunda, asla işe yaramayan zorlayıcı yaptırımlar koymadığı için ilkeli bir tutum takınıyor ve önce diplomasi çağrısında bulunurken samimi biçimde anlaşmazlığın geçmiş nedenlerini inceliyor.  Gerçekten barış isteyenlerle istemeyenler arasındaki fark bundan daha açık olamazdı, çünkü bir taraf açıkça ve gururla silah gönderirken öbür taraf diplomasiye öncülük ediyor. Burada daha fazla ne söylenebilir ki?