Gazeteci İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dünya Postası” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

NATO Zirvesi ve sonrasında yayımlanan bildirinin içeriğine vurgu yapan İsmet Özçelik, bildiride ağırlıklı olarak Putin ile Rusya eleştirisine yer verildiğini kaydetti.

Bildiride, savaş nedeniyle artan suçlara vurgu yapıldığını ifade eden Özçelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Nükleer santrallerin tehlikeye atılması endişesi dile getiriliyor. Rusya’nın kimyasal silah kullanması ciddi sonuçlar doğurur, denildi. Ayrıca Rusya’nın ateşkes uygulayarak derhal müzakerelere geçmesi gerekir deniliyor. Savaşa son Rusya üzerinde baskıları sürdürmeye kararlıyız da denildi. Buraya kadar zaten yeni bir şey değil. Bildirinin sonunda Çin’e bir çağrı var. Çin’e, Rusya’ya yaptırımları atlatma konusunda yardım etmemesi çağrısı yapılıyor. Bir anlamda da Çin’den destek isteniyor. Bir taraftan Çin’i baş düşman ilan edeceksiniz, ona karşı ambargo, yaptırımlar uygulayacaksınız. Sıkışınca ondan yardım isteyeceksiniz, bu biraz komik olmuş.

Zelenskiy anlaşmayı kabul edeceği noktaya gelmiş. NATO’ya girmeyeceğimiz gerçeğini kabul edelim buna göre devam edelim, deniyor. Ukrayna’ya hem diren çağrısı yapılıyor. Anlaşmadan çok anlaşmamayı teşvik eden bir bildiri gibi gördüm. NATO içindeki birliğe vurgu yapıyor yani bir sorun var birlik konusunda. ‘Bu zirve neden yapıldı?’ denilirse birincisi, Ukrayna’daki anlaşmayı engelleme zirvesi. İkincisi de NATO’daki çatlağı giderme zirvesi. Ben böyle okudum.

LAVROV’DAN BARIŞ GÜCÜ ÇIKIŞI

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, NATO’nun Ukrayna konusundaki tavrını gördüğü için ona göre pozisyon aldı. Barış gücü göndermek Rusya ile NATO arasında doğrudan bir çatışmaya yol açar uyarısı yanıtını bulmuş gibi. NATO Genel Sekreteri böyle bir şeyin olmayacağını söyledi. Bunun yerine Rusya’ya yakın olan yerlerde takviyeler yapıyorlar.

Rusya pozisyonunu değiştirmiş değil. Rusya bana göre bu saatten sonra geri adım atmaz. Ukrayna bunun farkına vardığı için ‘Kırım’ı konuşabiliriz.’ dedi.

PUTİN’İN RUBLE AÇIKLAMASI

Putin’in önemli bir hamlesi oldu ve ‘Doğal gazı ruble ile alacaksınız.’ dedi. Batılılar rublenin değerini düşürecek adımlar atıyorlardı. Putin’in dost olmayan ülkelere gaz ve petrol satışını ruble ile yapılması kararı rubleye değer kazandırdı. Borsa çökecek deniliyordu borsa açıldı, yüzde 4 artış yaşandı. Bu süreç sonunda doların dünya ticaretindeki payını azaltacak bir yere doğru gidiyor. Kim dolara güvenip de iş yapabilir? El koyma olaylarından sonra kimse rezervlerini dolar bazında tutmaz. Dolar güvenilir olmaktan çıktı.

RUSYA, AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNDEN ÇIKIYOR

Rusya’nın Avrupa ile bağları kopuyor. Rusya ilişkisini kestiği anda iş biter, hangi kararları alırlarsa alsınlar Rusya uygulamakla yükümlü olmayacak artık. Avrupa’nın etkinliği zayıflayacak. Bugüne kadar hep Avrupa ile Rusya arasında bir ilişki ağı vardı. Rusya, Avrupa açısından büyük bir ülke ve ciddi bir tedarikçi. Avrupa sanayisi çok ciddi zarar görür. Şu anda yaşanan da bu. Öyle maddeler var ki, dünyada sadece Rusya’da üretiliyor. Bunları alamadığın zaman ciddi sıkıntı çekersin. Otomotivde çip sıkıntısı var, üretim durdu. Bu işten kaybeden Avrupa olacak. Avrupa’nın bu uygulamaları masaya yatıracağını düşünüyorum.

“NEO-NAZİLERİN KİEV YETKİLİLERİNE İTAATSİZLİKLERİ ENDİŞEYE NEDEN OLUYOR”

Avusturya gazetesi Heute gazetesinde bir makale yayımlandı. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Neo-Nazilerin varlığının itiraf edildiği makalede, “Neo Naziler Ukrayna hükümetinden memnun değil.” ifadeleri kullanıldı. Biz sürekli kontrol edilemeyen grupların Ukrayna’nın başına bela olacağını söylüyorduk. Azov Taburu’nun Neo-Nazi olduğu söyleniyor ve Kiev yönetiminin bunları kontrol edemediği bildiriliyor. Bu ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkacak. Bunların namluyu kime çevireceği belli değil. Evler basılıyor, rüşvetler isteniyor, mallara el konuluyor. Birçok olay yaşanıyor. Zelenskiy bunlardan korkuyor, ‘Anlaşmayı referanduma götürmemiz gerekiyor.’ diyor. Yani suçu kendisinden halka atmaya çalışıyor bir anlamda. Bu korkunun bir nedeni de kontrol edilemeyen gruplar. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) şu an umurunda değil. Onlara silah sevkiyatı da sürüyor. Bunları Irak ve Suriye’de de yaşadık.

ÇİN ÜRÜNLERİNE ABD’NİN MUAFİYET KARARI

ABD, Çin’e karşı üstten konuşmalar yapıyordu, şu an biraz geri adım atmış görünüyor. Çin’in ürünlerine karşı muafiyeti uzatıyor. Çin durursa ABD ve Avrupa ekonomisi durur. Asya olmadan çarkların dönmesi mümkün değil. ABD bu kararı almak zorunda kalıyor. Bazı tüketim maddelerini de bunun içine koydu. Çin, ABD’de enflasyonun da düşük olmasını sağlıyordu. Şimdi bunları almadığınız zaman ülkedeki enflasyon çift hanelere gitti. Mecbur kalıyorsunuz, geçmişte aldığınız kararları geri almaya.

BIDEN’IN OY KAYBI

Önümüzdeki aylarda ABD’de ara seçimler olacak. Gerek Rusya politikası gerek ekonomideki son durum önemli. Petrol fiyatları çok yükseldi, bunun da enflasyona etkisi var. Yapılan anketlerde de halkın tercihlerini ekonominin belirlediği görülüyor. Halkın yüzde 54’ü Biden’ın politikalarını onaylamadığını söylüyor. Daha önce yapılan anketler de de düşüş vardı. Sonra biraz toparlar gibi olmuştu ama ABD’lilerin Biden’ın politikalarını beğenmediği ortaya çıktı. Kongre seçimleri 8 Kasım’da yapılacak, seçimler ara karne özelliği taşıyor. Biden Kongre’de çok az farkla çoğunluğu elinde bulunduruyor. Biden için ikinci dönem hayal demek sürpriz olamayacak.”