Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Furkan Kaya, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dünya Postası” programına konuk oldu. Kaya, Ukrayna’da yaşanan Amerika Birleşik Devletleri (ABD)-Rusya krizini değerlendirdi.

Bölgesel olarak bilinen konuların birbiriyle bağlantılı olduğunu aktaran Furkan Kaya, Afganistan, Orta Doğu ve Kazakistan’daki olayları örnek göstererek buradaki gelişmelerin dünyanın diğer bölgeleriyle bağlantısı olduğunu kaydetti.

“ABD, SOVYETLER BİRLİĞİ’NİN BIRAKTIĞI BOŞLUKLARI FETHETMEYE ÇALIŞIYOR”

Dünyanın karmaşık bir ekosisteme doğru ilerlediğini ifade eden Kaya’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Ukrayna, Rusya için oldukça önemli bir noktada. 800’lerde Rusya’nın tohumlarının bu topraklarda atıldığını görüyoruz. Dolayısıyla Ruslar kendi imparatorluk stratejilerine atıfta bulunarak Ukrayna ve Kırım üzerinde hak iddia ediyor. Bu mücadele içinde Karadeniz jeopolitiği de var. Karadeniz, Orta Doğu’ya giriş çabası. Biz Türkiye olarak Montrö Anlaşması ile burada ciddi bir denge sağladık. Karadeniz jeopolitiği Rusya açısından doğal savunma hattı. İngiltere’nin bölgeyi silahlandırması, Çarlık döneminden kalan Ukrayna’daki Nikolayeviç Limanı’nı kiralaması, burayı silahlandırması sıcak bir çatışma yaşanır mı sorusunu ortaya çıkarıyor? İki taraf da tansiyonu artırmaya çalışıyor. Uluslararası ilişkilerde korkak tavuk oyunu vardır. İki taraftan kim geri adım atarsa kaybedecek. Rusya, Soğuk Savaş’tan sonra ABD’ye Rusya’dan dağılan ülkeleri ilhak ya da NATO’ya alma gibi bir niyetin olmasın diyor. ABD, Sovyetler Birliği’nin bıraktığı boşlukları fethetmeye çalışıyor.

“TÜRKİYE’NİN RUSYA VE ABD ARASINDA ARA BULUCU OLMASI ÖNEMLİ”

Ruslar klasik harp taktiklerinin yanı sıra özel harp taktikleri uyguluyor. 2014’teki Kırım’ın ilhakından sonra NATO karma savaşla mücadele stratejisi yayımladı. Türkiye’nin bir mega diplomasi yöntemi var. Bölgeselcilik ve kamu diplomasisi ile barış temelli bir yöntem izliyoruz. Türkiye, Ukrayna ile iyi ilişkiler içinde. Aynı biçimde Rusya ile iş birliklerimiz var, ama bir yandan da Türkiye, NATO üyesi. Denge siyasetinin belirleyicisi bir Türkiye var. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da burada Türkiye’nin ara buluculuk yapabileceğini belirtti. Bu başta Rusya’yı rahatsız eder gibi oldu fakat Türkiye, bölgesel meselelere arabulucu olarak kendi gücünü köpürtmeyi istemiyor. Bu anlamda biz bunu Karabağ meselesinde de gördük. Böyle bir jeopolitik içinde Türkiye’nin Rusya ve ABD arasında ara bulucu olması önemlidir. Sıcak çatışma olur mu? 24 saat uluslararası ilişkilerde çok uzun bir süredir her şey olabilir ancak bu iki tarafa da bir şey kazandırmaz.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi kartı, işgal etmesinden çok daha güçlüdür. ABD’nin Ukrayna’yı NATO’ya alma ihtimali kartı, almasından daha güçlüdür. Bu kartı elinizde tutmanız bunu fiiliyata dökmekten çok daha önemlidir. Azak Denizi üzerinden bir Kafkas hattı var, burası Orta Asya’yı etkiliyor. Burayı Kazakistan meselesiyle beraber okumamız gerekiyor. Bu mücadelenin kritik noktasında Türkiye bulunuyor ve küresel güçlerin amacı da Karadeniz, Akdeniz, Kızıldeniz, Arap Denizi ve Hazar Denizi’nin hâkimiyeti. Dünya büyük okyanusların kontrolünden ziyade bunların geçiş noktalarının kontrolüne yöneldi. Ermenistan’ın Antalya’daki foruma katılma ve Türkiye ile iyi ilişkilere girme ihtimali var. Ukrayna konusunda Türkiye’nin barış temeliyle büyük bir savaşın önüne geçme ihtimali olduğunu söyleyebiliriz.

“GELECEKTE CİDDİ ENERJİ KRİZLERİ BEKLENİYOR”

ABD daha önceki Kuzey Akım 2 projesine yaptırımları konusunda Avrupa’dan da çok büyük destek göremedi. Merkel ve Macron orta yollu politika takip etti. Gelecekte ciddi enerji krizleri de bekleniyor. Rusya dünyadaki en zengin doğal gaz kaynaklarına sahip ülke bu anlamda hiç kimse Rusya ile düşman olmak istemez. ABD ve Rusya’nın Orta Doğu’da olduğu gibi birbirlerinin ayağına basmadan çözebileceklerini düşünüyorum. Ancak artık Ukrayna Ukraynalıların meselesi olmaktan çıkmıştır. Bu iki tarafın yeni bir bilek güreşi sahası haline gelmiştir. 

“NATO 5. MADDEYİ İŞLETMEYE ÇALIŞIYOR”

NATO’da oy birliği ile kararlar alınır. Oy çokluğu ile değil. Bir savaş kararı alınacaksa örneğin Türkiye, biz bu savaşa karşıyız, derse NATO bu harekâtı yapamaz. Ukrayna meselesinde aslında NATO, 5. maddeyi işletmeye çalışıyor. Yani bir NATO üyesine yapılan saldırı bütün NATO üyesi ülkelere yapılmıştır gibi bir hava yaratılmaya çalışıyor fakat bu hukuken mümkün değil, Ukrayna bir NATO üyesi ülke değil. Ukrayna’nın karıştırılması Türkiye’nin güvenliğinin tehdit edilmesi anlamına da gelebilir. Bu anlamda Türkiye’nin araya girmesi çok önemli. Batı ülkeleri de burada büyük çaplı bir savaşın çıkmasını istemez. Üçüncü dünya savaşının fitilleri ateşlenir. Bu da hiçbir ülkeye yaramaz.”