CGTN / Jonathan Arnott

NATO Norveç’te askeri tatbikat yapıyor. Bu, kısmen Rusya’nın Ukrayna’ya yaptığı “özel askeri operasyon”dan önce zaten planlandığı için ve ordular soğuk şartlarında herhangi bir saldırıya karşı iyi hazırlandıklarını garanti altına alma ihtiyacı duydukları için sürpriz olmadı.

İronik olarak Rusya’nın kendisi bunu tarih boyunca birçok kez göstermiştir. Napolyon’un 19. yüzyıldaki Rusya işgalinin, Rusya’nın basitçe Rus kışının soğuğu Napolyon’un askerlerini dondurana kadar geri çekilmesiyle birlikte, kendisinin belirleyici bir hatası olduğu ortaya çıktı.

1939-40’daki Rus-Fin Savaşı (“Kış Savaşı) sırasında Finlandiya, çok üstün insan gücüne sahip ama komutanları deneyimsiz olan Sovyet ordusuna karşı sert bir direniş gösterdi. Sovyet birliklerinin, çok daha zayıf bir düşmanı hızla yenmekteki başarısızlığı Nazi Almanya’sını sadece birkaç yıl sonra 2. Dünya Savaşı sırasında Rusya’yı işgale cesaretlendirdi ama Rusya dersini almıştı. Hitlerin Napolyon’un hatasını tekrarlaması, küresel tarihin yönünü değiştirerek bazı sonuçlara yol açtı. Asıl olarak Rusya tarafından defalarca tekrarlandı ki, manevra kabiliyeti arazi ve iklim tarafından sınırlandırılır.

NATO NORVEÇ’TE ASKERİ TATBİKAT YAPIYOR

Coğrafi nedenlerle Norveç’in herhangi bir askeri girişimin hedefi olması ihtimali çok azdır. Norveç kuzeydoğu ucunda Rusya ile küçük bir sırına sahip olsa da, bu sınır hiç de stratejik bir yer değildir. Tatbikat her iki yılda bir yapıldığı ve Covid-19 salgını nedeniyle ertelendiği için önemli bir olay değil ama 2010’da katılan asker 9 bin iken bu yıl 30 bine çıkarılarak tatbikatın büyüklüğü zaman içinde artırıldı. Ancak İsveç ve Finlandiya’nın katılmaya davet edilmesi daha dikkate değer. İsveç ve Finlandiya son olayların ışığında NATO’ya katılmak istiyor.

Karşı kıyıda Amerika’da, Başkan Joe Biden planlarını sosyal medyada bütün dünyaya açıklayarak önemli bir stratejik hata yaptı: “Açık olmak istiyorum: NATO topraklarının her karışını birleşik ve canlandırılmış NATO’nun bütün gücüyle savunacağız. Ama Ukrayna’da Rusya’ya karşı bir savaş vermeyeceğiz. NATO ve Rusya arasındaki doğrudan bir çatışma 3. Dünya Savaşı’dır. Ve bu bizim önlemek için çaba göstermemiz gereken bir şeydir.”

Bu tutumun kendisi mükemmel biçimde mantıklı ve Biden’ın NATO sözleşmesinin 5. maddesine bağlılığını teyit ediyor. Ama bu tutumu açıkça dile getirmek ciddi bir hata. Rusya şimdi Amerika’nın planlarını kesin olarak bilirken, Amerika Rusya’nın planlarını ancak tahmin edebilir. Bilginin kral olduğu bir dünyada Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı potansiyel düşmanlarına kesin bilgiler verdi. Eski Başkan Donald Trump’ın bütün hatalarına rağmen o en azından içgüdüsel olarak muhaliflerini gerçek niyetleri konusunda meraktan çatlatmak gerektiğini anlıyordu.

BATILI ÜLKELERİN SON ZAMANLARDA SOĞUK HAVALARDA SAVAŞMA DENEYİMİ YOK

Biden’ın sözleri ikisi de Avrupa Birliği (AB) üyesi olan Finlandiya ve İsveç’in, şu anda Norveç’in güvendiği desteğe güvenemeyeceklerini açıklığa kavuşturmuş görünüyor. Bazı şeyleri söylememek daha iyidir; eski Roma Generali Vegitius’un dediği gibi, “eğer barış istiyorsanız, savaşa hazır olun.” Bütün yeryüzünde ve tarih boyunca bu tavsiye geçerlidir, en azında konvansiyonel silahlar söz konusu olduğu sürece.

Ukrayna’da Rusya’nın ilerlemesi beklediğinden yavaş ve daha maliyetli oldu.  Ukrayna 12 binden fazla Rus askerinin öldürüldüğünü iddia ediyor. Bu tür rakamlara ihtiyatla yaklaşmak gerekir çünkü bu Ukrayna’nın kendi direnişini büyük gösterme, Rus savaş araçlarının tahrip edildiğini ya da ele geçirildiğini açıklama ve Rusya’nın askeri eksikliklerinden siyasi çıkar sağlama niyetlerine uygun düşüyor. Yine de, dikkate değer bir zarar verildi. Hava açıkça burada da bir etken, soğuk ve çamur Rus birliklerinin kullanacağı yolları sınırlıyor.

Batılı ülkelerin son zamanlarda soğuk havalarda savaşma deneyimi yok ve böyle koşullarda düzenli NATO tatbikatları ile devam etmek herhangi bir çatışma beklentisinden çok acil durum planlaması olarak görülmelidir. Şu anda Rusya’nın konvansiyonel ordularından korkmuyorlar. Bir ordunun gücü niteliksel ve niceliksel güçlerin ürünüdür. Personel sayısını ve ekipman yapısını tahmin etmek kolaydır ama savaş başlayana kadar komuta kademesinin kalitesini, moral ve lojistik desteğin kalitesini bilmek çok daha zordur. Batılı ülkeler Rusya’nın askeri gücü ile ilgili değerlendirmelerini son birkaç haftadaki performansını etkileyen niceliksel faktörlere dayanarak ve ekonomik yaptırımların sonunda Rusya’nın askeri kapasitesini etkileyeceğini varsaydıkları için düşürdüler.

Tarihin kendini tekrarlama huyu vardır ve Rusya’yı hafife almanın pahalıya mal olduğu geçmişte kanıtlanmıştır. Batılı ülkeler ihtiyatlı olmaya devam etseler iyi olur ve NATO tatbikatının bunun ışığında görülmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama onların en büyük korkusu iki nükleer güç arasındaki anlaşmazlık tırmanırsa ortaya çıkacak olan küresel felaket tehdididir. Hiç kimsenin düşünmek bile istemeyeceği kış işte budur.