CGTN / Mads Nipper

Dünya net sıfır salım hedefleriyle dolu. Artan sayıda ülke, bölge, kent ve şirket büyüme stratejilerini Paris iklim anlaşmasının küresel sıcaklıkları sanayi öncesi düzeyinin 1,5 derece üstünde tutma hedefine uyduracaklarını ilan etti. 2021’in sonunda, kabaca küresel Gayri Safi Milli Hasıla’nın (GSMH) yüzde 90’ı benzer türden net sıfır sözlerin verildiği alanlardaydı, bunlar içinde 680’den fazla dünyanın en büyük şirketi de vardı.

Ama yeni vaatlerdeki bu artışa rağmen, iş dünyasının gerçek eylemleri gecikiyor, çünkü biz uzun süredir bir şirketin net sıfır stratejisinin ne anlama geldiği konusunda ortak, bilime dayanan bir anlayıştan yoksunuz. Şimdiye kadar birçok şirketin net sıfır sözleri bütün ilgili sera gazları (GHGs) ile ilgili uygun sonuçlar vermekte başarısız oldu. Birçoğu şimdiye kadar yüzyılın ortasına kadar açık bir hedef belirlemedi, ürünlerinin bütün değer zincirlerini kapsama almadı ve 2030’da salımları azaltmanın aciliyetini yansıtmıyorlar. Daha da kötüsü birçok şirket gaz salımlarını başka yerlerdeki karbon azaltma ve yok etme projelerinden kaynaklanan krediler satın olarak dengeliyor

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres’in “salımları azaltma ve net sıfır hedefleri konusunda bir inanılırlık eksikliği ve karışıklık fazlası” olduğunu düşünmesine şaşmamalı. Neyse ki, Şirket Net-Sıfır Bilim Temelli Hedefler Girişimi’nin (SBTi) kısa süre önce başlatılmasıyla birlikte, şimdi şirketlere iklim hedeflerini nasıl bilime uyduracaklarını göstermek içir bir çerçeveye sahibiz. Yeni standartlar bu işin kısa yolları olmadığını gösteriyor. İnandırıcı net-sıfır hedeflerinin bütün ilgili GHG’leri içermesi ve şirketin bütün değer zincirini kapsaması zorunludur. Bu hedeflerin aynı zamanda 2050 ya da daha erken bir tarihte net sıfır hedefine ulaşmak için salımları 2030’da yarıya indirmeyi hedeflemesi şart. En önemlisi, bir şirketin planı sıfıra ulaşmak için geri kalan yolu kat etmek için “net”i kullanmadan önce salımları yüzde 90-95 indirmek zorundadır.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELEDE GERÇEK İLERLEME ŞEFFAFLIĞI GEREKTİRİR

Şirket inandırıcılığı açığını kapatmak kirletme güçlerini artırmak için birçok şirketin salımlarını telafi ile dengeleyebildikleri bir dönemi geride bırakması demektir. Özel sektör şimdi silime uymak için bir fırsat ve yükümlülüğe sahip. Buna anlayan bizler, (dünyanın en büyük enerji şirketi olan Danimarka şirketi) Ørsted’de geçen yıl SBTi’lerin yeni standartlarına uygun uzun dönemli bir karbon nötr planını başlattık ve dünyanın onaylanmış, bilim temelli net sıfır hedefine sahip ilk enerji şirketi olduk.

Daha şimdiden bu süreçten çok şey öğrendik, bunlar arasında enerji üretimi ve işletmeleri, satın alınan elektrik ile yukarı yönelen tedarik zincirleri ve aşağı yönelimli satılan ürünlerin kullanımı boyunca bütün salım haritasını çıkarma ihtiyacı da var. Ancak uygun bir planlama ile değer zincirlerimiz boyunca salım sıcak bölgelerini belirleyip ilgilenebiliriz. Stratejik tedarikçilerimizi dinlemenin de hayati olduğu ortaya çıktı. Şimdi onların karbon nötrdeki sorun noktalarını bildiğimiz için, bu sorunları gidermek için onlarla birlikte çalışabiliriz.

Başka bir önemli ders şirketlerin kendi çalışanları arasında doğru yetenekleri bulup onları geliştirmek zorunda olmasıdır. Farklı iş alanlarında net sıfır geçişin geniş çaplı etkileri dikkate alındığında, bunu uygun biçimde idare etmek de çeşitli bilgiler ve yetenekleri gerektiriyor. Karbon nötr yolumuzun yönünü ve hedefini bilirken, bu yolu tamamlamak için gereken her adımı henüz bilmediğimizi kabul etmeyi öğrendik. Bir karbon nötr rotası belirlerken, SBT’lerin yönlendirme ve kriterinin hayati olduğunu gördük. Bu dersler bütün şirketlere uygulanamayabilir ama inanılır bir şirket iklim eyleminin temeli büyük ölçüde aynı olmaya devam ediyor: yeşil enerji çözümleri. Bütün GHG salımlarının yüzde 70’ten fazlası enerji sektöründen kaynaklandığı için, yenilenebilir enerjiye hızlı bir geçiş küresel olarak karbon nötrün kilididir. Büyük enerji tüketicileri olarak, şirketler yenilenebilir enerji satın alma anlaşmaları yoluyla olanlar dahil, yeşil enerji kullanarak ya da satın alarak önemli bir katkıda bulunabilirler. Şirketler ayrıca bütün operasyonlarında ve tedarik zincirlerinde salımları azaltmak için doğrudan harekete geçebilirler.

İKLİM KONUSUNDA İNANILIRLIK SAĞLAMAK

Bu şirketler için büyük bir fırsattır ve bu yüzden Ørsted 2023’ün sonuna kadar kömürden enerji üretmeyi aşamalı olarak tamamen bitirecektir. Yenilenebilir enerji portföyümüzü artırmaya ve doğrudan karbon salımımızı azaltmaya devam ederek, karbon yoğunluğumuzda (2006 düzeyinden) en az yüzde 98 azaltma ve kendi enerji üretimimiz ve operasyonlarımızda aynı yıl karbon nötr ulaşma yolundayız. Değer zincirimizdeki yukarı ve aşağı yönlü salımları çözmek için, aşamalı olarak doğal satışlarını azaltacağız ve rüzgâr tribünü temellerimizde çelikten ve açık deniz lojistiklerimiz kap0samındaki deniz nakliyatında kullanılan yatıklardan karbon salımlarını azaltacağız. Bu kapsamlı karbon nötr çabaları, artık salımların yüzde 10’undan azının dengelenmesi ile bütün değer zincirimizde 2040’ta net sıfır emisyona ulaşmamızı sağlayacak.

Yine de, inandırıcı şirket iklim eylemlerini daha geniş biçimde desteklemeye yardımcı olmak için hükümetlerin yönlendirmesi gerekiyor. Mevcut ulusal politikalar yüzyılın sonunda bizi 2,7 derece ısınma yolunda bırakıyor. Bu kabul edilemez. Ülke iklim sözleri (“ulusal olarak belirlenmiş katkılar”) bu yıl sonunda Şarm el Şeyh’te yapılacak BM İklim Değişikliği Konferansı (COP27) öncesinde güçlendirilmelidir. Daha güçlü ulusal vaatler özel sektörle birlikte bazı politika belirsizliklerini giderme konusunda olumlu bir geri besleme döngüsü yaratacaktır. Ama hükümetler aynı zamanda şirketlerin iklim vaatlerini güçlendirmek için başka birçok şey de yapabilir. Hayati önemi sahip ilk adım daha yüksek yenilenebilir enerji hedefleri belirlemek ve yenilenebilir enerjilerin kullanıma sokulması için daha şeffaf piyasa çerçeveleri oluşturmak olacaktır. Hükümetler daha sert salım ifşaatlarını zorunlu kılabilirler böylece yatırımcılar işin iklim risklerini daha uygun biçimde değerlendirebilir ve tam değer zinciri karbon nötr hedefi peşinde koşabilir. İklim değişikliği ile mücadelede gerçek ilerleme şeffaflığı gerektirir.

Bunlara ek olarak, küresel GSMH’nin yüzde 13-20’sini temsil eden kamu alımları salım azaltmalarını hızlandırmada güçlü bir araç olabilir. Bu özellikle enerji sektöründe geçerlidir. Hükümetler kamu ihalelerine iklim kriterleri koyarak şirketlerin anlamlı bir karbon nötr yoluna girmeleri için güçlü teşvikler yaratabilir. Geçen yıl Glasgow’da toplanan COP26 bize açık bir görev verdi; net sıfır hedeflerini amaca uydurmak. 2022 başlamışken, şirketler iklim konusunda inanılırlıklarını sağlamak için taze bir fırsata sahipler. Bilimin istediğin de bu ve nihayetinde kırmızı çizgi de.