CGTN / Tu Ruihe

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), 1972 yılında Stockholm’de BM Çevre Konferansı’nda ortaya çıkan tavsiye ve aynı yıl BM Genel Kurulu’nun (UNGA) aldığı kararla kuruldu. Çin’in BM’deki yasal koltuğunun 1971 yılında geri verilmesinden sonra Çin hükümetinden bir heyetin katıldığı en eski BM konferanslarından biri olan Stockholm Konferansı, UNEP ve Çin arasındaki bir ortaklığın başlangıcı oldu. Konferanstan kısa süre sonra Çin hükümeti ilk çevre koruma ajansı olan Devlet Konseyi Çevre Koruma Liderliği Grup Ofisi’ni kurdu ve ilk ulusal çevre koruma konferansını düzenledi. 

UNEP’in 1973 yılında Nairobi’de resmen kurulmasından kısa süre sonra Çin hükümeti kendi daimi misyonunu kurarak UNEP ile resmi ortaklığa girdi. 2003 yılında UNEP Beijing’de bürosunu açtı, bu UNEP’in ilk ülke ofisiydi. Kuruluşundan bu yana UNEP, Çin ile sağlam ve yakın ortaklığını sürdürdü. Kalıcı karşılıklı desteğin yanı sıra iki taraf arasındaki kapsamlı ve genişleyen pragmatik iş birliği yararlı sonuçlara yol açtı.

Çin’in yerel seviyede etkili çevre koruması sadece kendi sürdürülebilir kalkınması ile çevre kalitesinin düzelmesi ve kamu refahının düzeltilmesi için öncül değil, aynı zamanda küresel yeşil amaca önemli bir katkıdır. UNEP, başlattığı ve öncülük ettiği iş birliği mekanizmaları ve eylem girişimleriyle birlikte, Çin’in küresel çevre girişimlerindeki son ilerleme, eğilimler ile gelişmeleri takip etmesi ve diğer ülkelerin politikaları, uygulamaları ve deneyimlerinden yararlanması için zorunlu bir kanaldır. 1991 yılındaki Rio de Janeiro Dünya Zirvesi’nden bu yana Çin’in bölgesel ve küresel çevre koruma çabalarındaki rolü katılımcı, destekçi ve yardımcı bir pozisyondan bir lidere dönüşerek, sorumlu büyük bir ülke olarak imajına daha fazla olumluluk kattı.

İleriye dönük olarak Çin’in uluslararası iş birliği ve çok taraflılığı güçlendirmesi bekleniyor. UNEP, Çin’in uluslararası çevre yönetimindeki rolünü daha da güçlendirmede, gelişmekte olan dünyanın çıkarlarını savunmada, insanlık için ortak geleceğe sahip bir toplum oluşturmada ve çevresel ilerlemeyi teşvik etmede stratejik ortak olarak kalmayı sürdürecektir. UNEP’in devreye soktuğu platformlar ve mekanizmalar, Çin’in bu bağlamda iyi uygulamalarını ve deneyimlerini diğer gelişmekte olan ülkelerle paylaşması için vazgeçilmez bir kanaldır. 

UNEP-ÇİN İŞ BİRLİĞİ İÇİN YENİ BİR FIRSAT

Bu tür bir iş birliği son yıllarda, biyolojik çeşitlilik dâhil olmak üzere geniş alanları kapsayacak şekilde sürekli olarak genişlemektedir. Çin, BM’deki yasal koltuğunu geri almasının 50. yıl dönümünü kutladığı ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (COP 15) Taraflar Konferansı 15. Toplantısı’na ev sahipliği yaptığı zaman UNEP, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi çerçevesi içinde Çin ile pragmatik iş birliğini ilerletmeyi dört gözle bekliyor. Şu anda Çin hükümeti, UNEP ve Sözleşme Sekretaryası COP 15’in ilk bölümüne hazırlanmak için önemli bir ortak çaba sarf ediyor (ikinci bölümü Nisan ve Mayıs 2022’de toplanacak). 

Biyolojik çeşitliliği korumada Çin’in uluslararası toplumla paylaşmak için birçok iyi uygulaması vardır ve ekosistemin yenilenmesinde “Çin yaklaşımı” önerebilir. Bu yaklaşım güçlü bir siyasi liderliği, ekolojik uygarlık vizyonu tarafından desteklenen ileriye dönük bir kavramı, aşamalı hedeflerle açık orta ve uzun vadeli stratejinin birlikteliğini, sürekli gelişen bir çevre hukuku sistemini ve tutarlı yaptırımı, uygulama ve etkili politikalar ile uygulama mekanizmaları, denetleme ve hesap verebilirliği, bütün sosyal sektörlerin harekete geçirilmesi, kamu desteği ile katılımı ve medya ve kamu denetimini kapsamaktadır. 

2019 yılında UNGA 2021-2030’u “Ekosistem Yenilenmesinde BM On Yılı” ilan etti. UNEP ile BM Gıda ve Tarım Örgütü tarafından ortaklaşa başlatılan bu eylem çağrısı altında ekosistem yenilenmesi Çin ve UNEP arasındaki iş birliğinin önemli alanlarından biri olacak.  Geçen on yıllar boyunca Çin, devasa ölçekte ekolojik yenilenme ve çölleşme kontrolü projeleri uyguladı. Bu tür çabaların büyük bir başarı ve Çin’in UNEP platformları üzerinden dünyanın geri kalanıyla paylaşabileceği iyi uygulamalar ve deneyim kaynağı olduğu kanıtlanmıştır. 

BÜYÜK ÇEVRE SORUNLARINI ÇÖZMEK AMACIYLA DÜNYA İÇİN SEMBOL KONFERANS

İnsanlığın uzun vadeli arayışı olan sosyal ve ekonomik kalkınma, çevresel bozulma ile biyolojik çeşitliliğin yok olmasından kaynaklanan büyük bir tehditle karşı karşıya bulunuyor. Covid-19 salgınının bütün dünyada patlak vermesi ve son zamanlarda olağanüstü iklim olaylarının daha sık meydana gelmesi doğanın, topluma ve ekonomiye benzeri görülmemiş büyük darbeler vuran insanlara bir uyanma çağrısıdır. Bu biyolojik çeşitlilik ve ekosistem sağlığının, insan toplumunun refahıyla yakından ilişkili olduğu gerçeğine dikkat çekmektedir. 

2010 yılında düzenlenen COP 10 2020 yılına kadar yapılması için 20 adet “Aichi Biyolojik Çeşitlilik Hedefi” belirledi. Ancak bu hedeflerin hiçbirine tam olarak ulaşılamadı ve sadece altısı kısmen yerine getirildi. Hedeflere varılamamasının en önemli sebeplerinden biri finansman ve uygulama araçlarının eksikliğidir. COP 15, 2030 yılı biyolojik çeşitlilik hedeflerini belirleyen ve 2050 yılı “Doğayla Uyum İçinde Yaşama” Vizyonunun tamamlanmasını hızlandırmak umuduyla kapasite oluşturma, kaynak yaratma ve Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesinin uygulanması dâhil olmak üzere gelecekte biyolojik çeşitliliğin korunması konusunda kararlar alarak, 2020 yılı sonrası Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesi geliştirecek. 

Dünyada biyolojik çeşitlilik bakımından önde gelen ülkelerden biri olan Çin, biyolojik çeşitliliği korumak konusunda yıllardır ciddi çabalar ortaya koydu ve kayda değer sonuçlar elde etti. Ancak ilerde bekleyen güçlükler göz korkutucu olmayı sürdürüyor. COP 15, Sözleşme’nin tarihinde ve hem Çin hem de uluslararası toplumun geri kalanı için sembol bir konferans olacaktır. UNEP, iddialı ancak uygulamalı bir çerçevenin oluşturulmasına olanak sağlamak ve konferansın başarısını garanti etmek için Sözleşme Sekretaryası, ev sahibi ülke ve diğer taraflarla birlikte çalışmaya devam edecektir.