CGTN

“Özgürlük Konvoyu” Kanada’nın başkentini felce uğratırken, konvoyun ruhu küreselleşiyor. Kanada’nın salgın kontrol önlemlerine karşı bir grup kamyoncunun protestosu olarak başlayan şey, aşı zorunluluğuna karşı bir küresel kampanya haline gelmek üzere. Avustralya, İngiltere, Yeni Zelanda’da kendi kentlerinde benzer hareketlere tanık oluyor ve bir grup kamyoncunun Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) başkenti Washington, D.C.’de benzer protestolar yapmayı planlandığı bildirildi.

ABD protestolarının örgütleyicilerinden Brian Brase, Fox News’e yaptığı açıklamada “Bu zorunlulukları sona erdirmek için büyük bir küresel hareket haline gelecek şeyi görmeye başladığını düşünüyorum.” dedi. Birçok kişiyi şaşırtan şey, Kanada’da aşı oranın yüksek olduğunun kabul ediliyor olması. Eldeki verilere göre, Kanada’nın aşıya uygun nüfusunun yüzde 80’den fazlası tamamen aşılandı. Abacus Data kamuoyu yoklamasına göre, Kanadalıların yüzde 68’i protestocu kamyoncularla “çok az ortak yanları’ olduğunu düşünüyor. Sadece yüzde 32 “çok ortak yönleri olduğunu” söyledi. Daha önce anılan ülkelerin çoğu nüfuslarını aşılamak için büyük çaba gösteriyor.

“ÖZGÜRLÜK KONVOYU” KÖKENİNDEKİ NEDENLERİN TAMAMI KÜRESEL BİR SORUN

Ama birçok Batılı ülkenin başarısız olduğu nokta da burası. Ulusal aşılama kampanyasını -salgını durdurmak için hayati bir taktik- aşısızlara karşı bir savaşa dönüştürdü. Ipsos’un ocak ayının sonunda yaptığı bir araştırmaya katılanların yüzde 67’si Kanada hükümetinin aşı yaptırmayanlara daha fazla yaptırım getirmesini isterken, yüzde 49’u aşısızların salgını uzattığını söylüyor. Hatta Quebec eyaleti aşısız yetişkinleri aşılamak için bir plan açıkladı. ABD Başkanı Joe Biden 2021’de aşılanmayı reddeden Amerikalıların bir kısmının “Hepimize bir maliyeti var. Sabırlıyız ama sabrımız azalıyor.” dedi.

Nüfusun bir kesimini düşmanlaştırmak -önemli bir kısmını- Batılı siyasetçiler için fırsatlar yarattı. Kanada’da Muhafazakâr Parti’nin geçici başkanı Candice Bergen, kamyoncuların protestolarını desteleyenlerden birisi ve protestoların suçunu tamamen Başbakan Justin Trudeau’ya yükledi. Bergen, “Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada başbakan saklanmaya ne zaman son verecek, Kanadalıların önüne çıkacak, biraz liderlik gösterecek ve yarattığı karışıklığı düzeltecek.” dedi. Ottowa Milletvekili Pierre Poilievre, Muhafazakâr Parti liderliğine adaylığını koyarken yaptığı konuşmada, “Trudeau hükümeti küçük şirketlere, kamyonculara ve diğer sıkı çalışan Kanadalılara saldırdı.” dedi.

Siyasi oyunlar Kanada sınırında sona ermiyor. Eski ABD Başkanı Donald Trump kamyoncuları “Covid zorunlulukları ile Kanada’yı yıkan Justin Trudeau’nun sert politikalarını barışçı biçimde protesto ettikleri” için kutladı ve Biden’ın aşı kampanyasına saldırmadan önce, “O büyük Kanadalı kamyoncuların onlarla ittifak içinde olduğumuzu bilmelerini istiyorum.” diye konuştu. Mavi yakalı işçiler -kamyoncular, çiftçiler ve inşaatçılar- Batı’da sağcı siyasetçilerin yükselişinin bel kemiği. Trudeau’nun dediği gibi “küçük bir parça azınlık” Batı ülkelerinde Donald Trump gibilerin siyasi şansını besledi. Ve bunlar aynı zamanda Covid-19 salgınının neden olduğu karantina ve tedarik zinciri aksamalarından en fazla zarar gören seçmen kesimleri.

OTTOWA BAŞLANGIÇ OLABİLİR

VOX’un bu yıl ocak başında verdiği bir habere göre, kamyoncuların ücretleri yıllardır azalıyor. Wayne Eyalet Üniversitesinden kamyon endüstrisi uzmanı Michael Belzer’e göre, kamyoncular tedarik zinciri içindeki güç ilişkilerinde “en güçsüz insanlar.”  Fordham Üniversitesinden Prof. Matthew Hockenberry, VOX’a yaptığı açıklamada, kamyoncuların durumunu, “Bir limanda bir yükün boşaltılması ya da yüklenmesi için bütün gün ya da gece gündüz bekliyorsunuz ve beklemek zorunda kaldığınız bu zaman için size hiçbir para ödenmiyor” diye tanımladı. Salgının tedarik zincirlerinde yarattığı aksama bu bekleme sürelerini daha da belirsizleştirdi.

Ücretlerinin azaldığını gören, güç hiyerarşisinin en altında oturan, hükümet tarafından yabancılaştırılan ve hükümet tarafından istemedikleri aşıları olmaya zorlanan bir grup insan tepki gösteriyor. Ve protestonun olduğu her yerde, siyaset ve siyasetçilerin manevraları olur. “Özgürlük Konvoyu” kökenindeki nedenlerin tamamı küresel bir sorun olduğu için küresel hale geliyor, Ottowa “kuşatması” sadece başlangıç olabilir.