Dünya Kripto Paralar ve NFT ile çalkalanıyor. Satışlar rekor seviyeler ulaştı. Uzmanlar NFT’nin pandemi sebebiyle zor durumda kalan kültür-sanat, spor ve oyun endüstrisi için yeni bir fırsat olacağını dikkat çekip sistemin hâlâ gelişmemiş yönleri olduğunun da altını çiziyorlar.  

Dijital dönüşümle beraber her şeyin dijital sistem üzerinde bir karşılığının olması artık normalleşti. Ekonomi dünyası kripto paralardan sonra şimdi de blok zincir teknolojisinin ürünü NFT ile çalkalanıyor. Milyonlarca dolara alıcı bulan NFT’ler bir süredir teknoloji ve ekonomi dünyasının en önemli gündemi haline geldi. NFT çılgınlığı devam ederken mart ayı rakamları 200 milyon doların üzerinde rekor seviyelere ulaştı.

İlginç satış hamlelerine bu hafta Türkiye’den de bir yenisi daha eklendi. Gazeteci Cüneyt Özdemir, “Bu tweet bir ‘sanat eseri’dir” şeklindeki paylaşımını NFT ile 10 bin dolara sattığını “Türkiye’nin en pahalı tweetini sattık.” ifadesiyle duyurdu. NFT’lerin blok zincir dünyasındaki popülerliğini koruyacağı belirtiliyor. Peki, nedir bu NFT? Nasıl bir sistem ile işliyor? Gelecekte nasıl bir yer edinir? Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi İsmail Hakkı Polat, CRI Türk’te yayımlanan İlkay Akkaya’nın hazırlayıp sunduğu Yakın Gelecek programında anlattı.

Polat, NFT’yi şu sözlerle açıkladı:

“NFT sözcüğünün İngilizce açılımı non-fungible token yani değiş tokuş edilemez paralar. Türkçeye çevirisi birebir anlamlı değil. Ben bunu kabaca dijital soyağacı ve mülkiyet sertifikası olarak çeviriyorum. Söz konusu bir tablo olabilir, dijital sanat eseri olabilir, bir performans olabilir. Bir dijital varlığın ya da dijitalleştirilmiş bir varlığın orijinal olup olmadığını, tarihçesini, mülkiyet durumunu, blok zincir işleyişi üzerinden kayıt altına alınarak dijital sertifikalar yaratılması sürecini sağlıyor. Blok zincir üzerinden yapılması da aslında tarif edilemezliğini, değiştirilemezliğini getiriyor.”

SADECE SANATLA SINIRLI DEĞİL

Bazı çevirilerde NFT’nin kripto sanat olarak belirtildiğini dikkat çeken Polat, “Hayır değil. Çünkü bu sadece sanatla sınırlanmaz” uyarısında bulunuyor.  Polat, NFT’nin çıkışının dijital oyun ve dijital spor sektörü olduğunu hatırlatarak sistemi için nelerin NFT olduğunu, çalışma yapısını şöyle anlattı:

“Dijital koleksiyonerlik olarak algılayabileceğimiz her şey. Pulların, gazoz kapaklarının da dijital suretleri çıkartılarak NFT olarak bir dijital soyağacı ve mülkiyet sertifikası yapılabilir. O yüzden de bu dijital dünyada yaratılmış veya fiziksel olarak dünyada var olan eser, an ve performansların yaratıcılarının kim olduğunu, orijinallik durumunu, öz geçmişlerindeki önemli olayları ve mülkiyet geçmişi bilgileri güvenli biçimde kayıt altına alarak saklayacak bir sistem. Bu da kültür sanat, spor, oyun endüstrisinin izleyici ve fan kitlesi için önemli.  Eskiden Tamagotchi denen oyuncaklar vardı. Bunun içinde bebek yetiştiriyordunuz, köpek yetiştiriyordunuz. Aynısı internet ortamında sanal kedi yetiştirmek için kullanılan bir oyundu bu. Bu oyun kapsamında yaratılan sanal kedi karakterlerinin, koleksiyon amaçlı değişimi için yapılan bir açık artırma ve ödeme işinin Etheryum kripto parasıyla yapılması NFT’nin ilk miladı olarak kabul ediliyor. Çünkü bu kartlar tek olarak çıktı ve sertifikasyonu da Ethereum blok zinciri üzerinde tahrip edilemez biçimde kayıt altına alındı. Şu anda Ethereum blok zinciri üzerinde binlerce noktada herhangi bir ‘kripto kitties’ kartının sahibinin kim olduğu belli. Bu bilginin binlerce noktada olması da bu belgeyi ve sahibinin kim olduğunu tahrip etmekte zor.

SİSTEM SORUNSUZ İŞLEDİĞİ İÇİN AKIM OLDU

Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi İsmail Hakkı Polat, NFT’nin dünyada akım haline gelmesinin altındaki nedenin sisteminin sağlam olmasından kaynaklandığının altını çizdi ve şunları söyledi:

“Bu kanıtlanmış orijinallik üzerinden saklanan kayıtlar güvence altına alınıyor. Açık artırma ardından teminatlandırma ve ödeme işleri sürecinin güvenli yapılması aslında dijital dünyada NFT kavramının nedenli sağlam temellere oturduğunu ve sorunsuz işlediğini gözler önüne serince dünyada akım başladı.”

Bu işi en ciddi şekilde yapanın NBA olduğunu belirten Polat, ciddi bir talep olduğunu kaydederek, sözlerine şöyle devam etti:

“Amerikan basketbol organizasyonu. NBA kendisinin kurduğu NBA Top Shot adı verilen bir NFT platformunda açık arttırmaya sunduğu eserleri şuana kadar 400 küsur milyon dolar ciro ile satmış durumda. Şubat ayında Lebron James’in bir maçtaki smaç anıda 208 bin dolarlık rekor fiyatla alıcı buldu. Bu açık artırmaya da 400 bin kişi katıldı. Her türlü ürün veya an koleksiyoner olarak kullanabilecekse eğer, insanlar için bir anlamı varsa NFT’sinin çıkartılması mümkün.

PANDEMİ KOŞULLARINDA FIRSAT YARATABİLİR

Polat, NFT’nin bazı sektörler için fırsat yaratacağına vurgu yaparak şöyle konuştu:

“Bu ne işe yarar? Şu anda pandemi nedeniyle zor durumda kalan kültür, sanat, spor, oyun endüstrisi dijital ortamda kendi özel yaratılmış anlarını, performanslarını, eserlerini satabilir. Örneğin, herhangi bir spor kulübü takımının çok önemli bir anını tekilleştirip, orijinalliğini kanıtlar, blok zincir koyar, dijital artırmayla satar, ödemesini de kripto para ile yaparak yeni bir gelir kaynağı oluşturmuş olur. Üstelik bu bütün dünyada satılabiliyor.”

VERGİLENDİRME SİSTEMİNİN KURULMASI LAZIM

Bu yeni sistemin eksikliklerine de değinen Polat, özellikle vergilendirmesinin nasıl yapılacağının planlanması gerektiğinin altını çizdi.

Polat, “Bu işin gelişmemiş yönlerini de söylemek lazım. Bir anının, performansın, eserin dijital kopyasını bu kadar kolay çıkartmak mümkünken ben buna niye para vereyim, diye düşünülebilir insanlar. Daha geliştirilecek, insanları ikna etmek için epey bir yol var. İkincisi de bu işin vergilendirilmesi nasıl yapılacak? Çünkü bu ödemeler kripto paralar ile yapılıyor. ‘Sınır ötesi alım satımlarda ne yapılacak? Nasıl vergilendirilecek?’ soruları var. Bunlar da düzenleme konusu. Bu düzenlemeler yapıldığı zaman tahmin ediyorum, bu işler oldukça büyük bir pazar ve sektör yaratacak.” diyerek sözlerini tamamladı.