Gazeteci-yazar Mehmet Ali Güller, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Güller, Polonya-Belarus sınırındaki göçmen krizinin yansımalarını değerlendirdi.

İki ülke sınırında yaşanan göçmen krizine değinen Mehmet Ali Güller, “Belarus-Polonya sınırındaki göçmen krizi problemi, Avrupa’nın en önemli sorunu olarak ortaya çıktı. Yine bu sorun, bir anda Birleşmiş Milletler’in de (BM) alarma geçtiği önemli bir konu haline geldi. Rusya’nın Belarus hava sahasında uçak uçurduğu, Polonya’nın sınıra 15 bin asker yığdığı tam bir krize dönüştü. Krizin asıl sebebi, Belarus’un göçmenlerin geçişi için sınır kapılarını açma kararı olsa da aslında bunun arkasında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya ile mücadelesi var. ABD’nin talebi ile doğu Avrupa cephesi açılmış durumda ve bu cephe özelinde Ukrayna ve Polonya’da birtakım gelişmeler var.” dedi.

POLONYA’NIN TÜRKİYE İDDİASI

Krizin Türkiye’yi ilgilendiren boyutu olduğunu belirten Güller, “Doğrudan Polonya Başbakanlığı düzeyinde Türkiye suçlandı. Türk Hava Yolları’nın (THY) artan sefer sayıları dikkate alınarak Türkiye’den Belarus’a sığınmacı taşındığı iddia edildi. Fakat Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, konu ile ilgili Polonyalı muhatabı ile görüştü ve bunu tamamen reddetti, yalanladı, Türkiye’nin ve THY’nin dahili olmadığını belirtti. Bu THY ile ilgili yaptırım kararları ile ilgili iddiaları ortadan kaldıracak mı ya da Polonya-Belarus sınırındaki göçmen krizinde Türkiye’nin adının konuşulmasını engelleyecek mi? göreceğiz. Fakat Ankara bu konuda taraf olmadığını resmi biçimde dile getirmiş oldu.” diye konuştu.

POLONYA-BELARUS SINIRI AYNI ZAMANDA AB VE NATO SINIRI

Mehmet Ali Güller, Polonya-Belarus sınırının iki önemli özelliğe sahip olduğunu aktararak şunları söyledi:

“Burası Polonya ile Belarus arasındaki sınır ama ondan öte AB ile sınır. Diğer yandan NATO’nun da sınırı. Bu nedenle hem Brüksel hem de Washington alarma geçmiş durumda. BM’nin hızla bu konuda toplantı yapacağı bilgisi de var. Burada altı çizilmesi gereken noktalardan biri, AB’nin yeni göçmen politikası. Irak, Suriye ve Afganistan ağırlıklı olduğu belirtilen göçmenlere yönelik AB’nin tutumu tıpkı Türkiye üzerinden Yunanistan’a geçmeye çalışan göçmenlere yönelik politikası gibi, oldukça ağır. Neredeyse Belarus’un da haklı olarak ‘devlet terörü’ diye nitelendirdiği sertlikte geçen bir göçmen politikası mevcut. Brüksel aslında uzun zamandır bu konularda Avrupa’nın geçen yüzyıldaki insani yaklaşımının çok ötesine geçmiş durumda. AB, sınırlarına komşu ülkelere belli miktarda para verilerek bu işin çözümünü esas alan hiç de insani olmayan bir politika izliyor.”

WASHINGTON-BRÜKSEL HATTININ AGRESİF BAKIŞI

Yaşanan krizde ABD’nin izlediği politikaya dikkat çeken Güller, “Esasında ABD’nin Baltıklardan başlayıp doğu Avrupa’yı bir cephe olarak kabul edip oradan Karadeniz’e inen yani Rusya’yı batıdan kuşatmaya çalışan politikası ile ilgili. Bu politikalar bu cephe üzerindeki ülkeleri hem Rusya’ya karşı kışkırtmak için fakat Rusya ile iyi ilişkileri varsa da o ilişkileri bozmak için bir baskı aracına dönüştürülmüş durumda. Sınıra askerlerin yığılması, uçakların uçurulması, NATO’nun ve BM’nin alarma geçmesi de meseleye Washington-Brüksel hattının ne kadar agresif baktığının göstergesi.” açıklamasında bulundu.