Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dünya Postası” programına katıldı. Güney, Rusya ve Ukrayna arasında devam eden müzakereleri değerlendirdi.

Rusya ve Ukrayna arasındaki diplomatik görüşmelerin İstanbul’da gerçekleşmesinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney, Türkiye’nin ara buluculuk çabalarına dikkat çekti.

TÜRKİYE İKİ TARAFIN DA GÜVENİNİ KAZANDI

Türkiye’nin iki tarafın da güveni kazandığını kaydeden Güney’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Türkiye’nin, hem Rusya hem de Ukrayna ile çok yakın ilişkileri var ve iki tarafa da erişim sağlayabiliyor. Savaş sahada devam ederken diplomasi kanallarının açık kalması oldukça önemli. Bu ateşkes ve devamında barışın sağlanması için elzem bir durum. Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, toplantıdan beklentilerini sınırlamış olsa da görüşmeler çok kıymetli. Rusya’nın belirli beklentileri var, askeri anlamda sahadaki zorluklarından tüm kamuoyu bahsediyor.

Olayın insani boyutu çok önemli. Kuleba, görüşmelerden beklentisinin ateşkes olduğunu ve insani koridorlar konusunda bir açılım beklentisiyle geldiklerini belirtiyor. Bu da çok önemli çünkü savaş daha sonlanmadığı için sahadaki insanların mağduriyetinin giderilmesi gerek. Umarım ki, Rusya da bunu sağlamaya hazırdır.

Diplomasi devam ederken sahada çatışmaların durmadığını görüyoruz. Bu da bize neyi gösteriyor? İşgali başlatan Rusya tarafının masaya daha güçlü oturmak adına belirli hedeflerini tamamlamadığını. Bu toplantının en önemli ayağı ateşkes olması. İnsani koridorlarla insanlara erişim sağlanması çok önemli bir mesele.

DÜNYANIN GÖZÜ İSTANBUL’DA

Türkiye’nin diplomasi ve ara buluculuk konusunda ikinci kez seçilmesi önemli tabii ki. Bugün itibarıyla tüm uluslararası gündem İstanbul’a odaklanmış durumda. Ancak saha boyutunda zorluklar maalesef hâlâ geçerli.

GÖRÜŞMELERDE ELE ALINMASI BEKLENEN BAŞLIKLAR

İbrahim Kalın ile yapılan görüşmede 6 tane noktadan bahsedilmişti, en zorlu olanlar bu toprak ve egemenlik meseleleri. Yani toprak bütünlüğü Ukrayna’nın… Zaman zaman Ukrayna tarafından yapılan açıklamalarda belirli noktalarda bir ortak noktaya gelindiği konusunda gerçeklerin tam oluşmadığı söyleniyor.

En önemli noktalardan biri, Ukrayna’nın NATO’dan vazgeçmiş olması. Tarafsızlık yöneliminin ortaya çıktığını görüyoruz. Bu kabul edilebilir bir durum olarak görülüyor. Ama Rusya’nın savaşın başında ortaya koyduğu maksimalist hedeflerin hâlâ geri çekilmediğini de görüyoruz. Silahsızlandırma, Kırım ve Donbass’ın Rusya’nın özerk bir parçası olması gibi talepler var. Son söylediğim konular Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ile taban tabana zıt. Kuleba’nın söylediği gibi toprak ve egemenlik meselesine daha iki taraf ulaşamadı.

Dün İrpin şehrinin geri alındığı söyleniyor ancak Kiev’in kuzeyinde Rusya’nın etkin olduğunu biliyoruz. Rusya’nın savaşı sürdürme konusunda karşılaştığı zorluklar var. Görüşmelere karar verdikleri anda bile biz Rusya saldırılarının sahada devam ettiğini biliyoruz. Bu yüzden en iyimser tabloda ateşkesin sağlanması gerektiğini düşünüyorum ama bunun ötesi için henüz erken.

Bu savaş bittiğinde bir masa kurulacak. Beklenti Türkiye’nin yaptığı ara buluculuk ile savaşı sonlandırmak ve ateşkesle başlayıp ilerisini ummak. Ama henüz orada mıyız? Emin değilim açıkçası.

“UKRAYNA SADECE UKRAYNA’YI İLGİLENDİRMİYOR”

Ukrayna savaşı sürdükçe, dünya iki bloka ayrılmış gibi görünüyor. Eski Soğuk Savaş gibi değil, çünkü ideolojik bir karşıtlık yok şu anda. Düne kadar Trump döneminde Rusya’nın ayrıştırabildiği NATO ya da Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin güvenlik konusundaki endişeleri nedeniyle Washington’dan ayrışmasını görmüştük. Rusya da bu konuda kendisine olumlu bir durum çıkarmıştı. Şimdi Rusya bunu Ukrayna savaşı nedeniyle kaybetti. Atlantik ittifakı, Rusya nedeniyle tamamen bütünleşmiş bir hâl aldı.

Yeni Soğuk Savaş, Ukrayna kriziyle hızlandı ancak daha önce Doğu Akdeniz’de de vardı. Bu gidişatı durdurmanın en önemli noktası Ukrayna savaşını bir an önce bitirmek. Doğu ve Batı olarak ayrışmanın daha da keskinleşebileceğini söyleyebilirim.”