21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Terörizm ve Terörizmle Mücadele Araştırmaları Merkezi Başkanı Ünal Atabay, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu Dünya Postası programına konuk oldu. Atabay, Rusya’nın 9 Mayıs Zafer Günü kutlamalarını ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in açıklamalarını değerlendirdi.

Putin’in konuşması öncesinde çeşitli spekülasyonlar yapıldığını belirten Atabay, konuşmanın içeriğini yorumladı.

“RUSYA, BİZ KÜRESEL GÜVENLİĞİN EMNİYET SUBABI OLDUK DEMEK İSTİYOR”

Putin’in konuşmasının bir devlet başkanının önemli bir günde yapacağı normal bir konuşma olduğunu ifade eden Atabay’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Ulusal Zafer Günü olarak ilan edilmiş bir günde, böyle bir törende dünyayı tehdit edecek bir konuşma beklenmezdi. Daha önceden yapılan öngörüler yanlıştı. Putin’in dünyaya vermek istediği mesajlar varsa bunun bugünün dışında da verebilir, zaman zaman da verdiğini görüyoruz. Daha çok savunmaya yönelik, Ukrayna üzerinde yönelik yürütülen harekata dair gerekçeleri savunan bir konuşmaydı. Bunun çerçevesi çizildi.

Dikkat çeken konular vardı. Mesela siyasi hedef vurgusu devam etti. Batı’nın sunduğu garanti anlaşmasının hâlâ yürürlükte olduğunun da altını çizdi. Geleceği dair NATO ile olan ilişkilerde Rusya’nın ne kadar ısrarcı olacağını anlatması açısından önemliydi. Harekâtı önleyici bir savunma çerçevesinde yaptıklarını çünkü Ukrayna’nın nükleer bir tehdit kapasitesine doğru gitmeye çalıştığını, bunun da Batı’nın desteklediğini, Rusya’nın egemenliğine yönelik tehdit olması endişesiyle önleyici bir savunma ile harekâtı başlattıklarının altını çizdi. Demek ki, Rusya’ya karşı bir nükleer bir tehdit oluşacaktı, Ukrayna üzerinden buna karşı tedbir aldık, diyor. Biz böyle bir harekât ile küresel güvenliğin emniyet subabı olduk demek istiyor. Putin, Amerika Birleşik Devletleri’ni de (ABD) işaret etti.

PARALI ÇETELER VE NAZİ VURGUSU

Putin, dünyanın çeşitli yerlerinden Ukrayna’ya gelen paralı askerleri vurguladı.

Bunun dünya istikrarını ve güvenliğini bozduğunu ifade ediyor. Putin’in yaptığı konuşma ile bir gün önceden yayınladığı mesajı birlikte mütalaa etmek lazım. Eski Sovyetler Birliği ya da bugünkü Bağımsız Devletler Topluluğuna yönelik bir kutlama mesajı yayınladı. İkinci Dünya Savaşı’nnda Nazi Almanya’sına karşı mücadele eden halkları ifade etti. Bu Nazi kalıntılarından bahsetti. Günümüzde de Nazi kalıntıları olduğunu, tehdidin sürdüğünü, Avrupa ve dünya barışına etki eden Nazi kalıntılarına yönelik savaş ilan ettiklerini vurguladı.

BATI’NIN HAMLELERİ OLABİLİR

Rusya’da birçok irili ufaklı cumhuriyet var. Bu nedenle diğer halklara vurgu yapıldı. Törende Kafkas halklarının da operasyonda yer aldığı aktarıldı. ‘Savaş Ukrayna dışına taşar mı?’ Taşabilir. Özellikle Moldova’ya ulaştığı takdirde harekât, buranın da kontrol altına alınması halinde savaşın alevleneceğini düşünüyorum. Ukrayna ile Rusya’nın savaşından ziyade bir Rusya, Batı savaşı sürüyor. Bütün silah, para ve lojistik destek Ukrayna’ya sağlanıyor. Ağır silahların da kapasiteleri her geçen gün yükseltiliyor.

Batı bazı hamlelerde bulunabilir. Bu Polonya üzerinden olabilir, Macaristan üzerinden olabilir. Romanya’nın Moldova ile karşılıklı anlaşmaları var, en azından birleşme yönünde iradeleri mevcut. Geçmişte bu konuda görüşmeler oldu. Bunlar gerçekleşirse savaş daha da alevlenebilir.

TÖRENDE BU YIL FARKLIYDI

Uçakların gösterisi provada gerçekleşti. En azından Z harfi temsili olarak da olsa çizildi. Bu etki dünyaya gösterildi. Belki de provalarda verilecek mesajı verdik, Zafer Günü vermesek de olur, denildi. Rusya Genelkurmay Başkanı Gerasimov’un yaralandığına dair bilgiler vardı. Belki ondan da kaynaklı törenlere katılmamış olabilir. Savaşta herkes yaralanabilir, ölebilir. Genelkurmay Başkanları cepheye geldiğinde çatışmalardan etkilenebilirler. Böyle bir şey olmuş olabilir bilemiyoruz, Rusya’nın açıklamasını beklemek lazım.

PUTİN’İN SİYASİ HEDEFİ VE STRATEJİLERİ

Putin’in 20 yıllık stratejisinin çöktüğü gibi tespitler biraz erken olur. Ukrayna’daki harekatın etkilerini görmemiz lazım. Harekât yavaş gidiyor ama bir şekilde de ilerliyor. Batı’nın da desteği karşısında ilerlemiş olması, belirli bir seviye gedikten sonra imajını düzeltebilir bilemiyoruz ya da imajı zedelenebilir ve dünya güvenlik mimarisinde çok ciddi değişimler olur. Bunu tetikler. Rusya’nın geri adım atması ya da başarıya uğraması dünyadaki ittifaklaşmaları tetikleyecektir. Başarısı da başarısızlığı da dünya güvenlik mimarisini etkileyecektir.

Kim tarafsız kalmak istiyor, kim yer arayışında gözlemleniyor. Ülkelerin, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’ndan dersler çıkararak nasıl konum alabileceği gözleniyor. Bütün ülkeler bunu düşünüyorlar. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda, Rusya’nın insan hakları komisyonundan çıkarılmasıyla ilgili oylama yapıldı. Baktık ki, dünyanın yarısı ‘hayır’ dedi. Rusya’nın harekâtının kınanmasında da büyük bir çoğunluk çıktı. Bu ittifaklaştırmalarda tercihler yer değiştirebilecektir. Rusya’nın harekâtı başarıya ulaşsın ya da ulaşmasın dünyanın güvenliğini doğrudan etkileyecektir. Bu fotoğraf net olarak görülüyor.