CGTN / Wang Jianhui

Son iki yıldır pandemiden muzdarip olduktan sonra, dünyanın kesinlikle iyi haberlere ihtiyacı var. Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) kesinlikle aradığımız haber. Bu anlaşma ASEAN (Güneydoğu Asya Ulusları Birliği) ile Asya-Pasifik bölgesindeki beş büyük ekonomi arasında 1 Ocak 2022’de yürürlüğe giren bir serbest ticaret anlaşmasıdır.

Bu tarihi anı yaşamaktan mutlu olan sadece ekonomileri dünya toplamının üçte birini oluşturan 15 üye ülkenin insanları değil, aynı zamanda küresel köyümüzdeki tüm komşular, görkemli günlerindeki Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) gibi çok taraflı ticaret, bu iş birliğindeki en son gelişmelerden er ya da geç yararlanabilecekler.

Uluslararası ticaret ve yatırımın, özellikle modern zamanlarda, pratikte insanlık tarihinin en önemli itici güçlerinden biri olduğu yaygın olarak kabul edilse de her zaman yeterince teşvik edilmemiş ve kolaylaştırılmamıştır. DTÖ çerçevesindeki ticaret görüşmeleri yıllardır çıkmazda kalmıştır. Giderek daha fazla ticari anlaşmazlığın yaşanması ve hatta korumacı politikalar da ticaretin gelişmesini engellemiştir.

RCEP’NİN EKONOMİYE ETKİSİ

1980 yılındaki toplam dünya ihracatı, elverişli politika ortamı nedeniyle 1960 yılına göre 14,61 kat daha yüksekti; ancak sonraki yıllarda büyüme hızı azaldı. Bu nedenle, kaybedilen büyüme temettüsünü telafi etmek için acilen etkili bir çözüme ihtiyacımız var. RCEP’nin sekiz yıllık müzakerelerden sonra işe yaradığını ve çok taraflı mekanizmanın halen iyi çalıştığını görmek çok güzel. Demek oluyor ki, küreselleşme süreci daha yavaş da olsa devam ediyor.

Anlaşmanın en heyecan verici kısmı, istikrarlı ve sürdürülebilir bir şekilde büyüyen, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin’in de katılımıdır. Çin’i çok taraflı ticaret düzenlemeleri sürecine dâhil etmenin önemi açıktır. Yirmi yıl önce, Çin DTÖ’ye katılarak 5,47 trilyon dolarlık dış ticaret getirmenin yanı sıra (Çin gümrük verilerine göre 2021’in ilk 11 ayı boyunca) ülke, yabancı yatırımcılar için de geniş fırsatlar sağlamakta ve giderek daha önemli bir sermaye kaynağı haline gelmekte.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) verilerine göre, Covid-19 salgınına rağmen 2020 yılında Çin’e doğrudan dış yatırım (DDY) ve Çin’den dışarıya bağlı doğrudan dış yatırım (OFDI) sırasıyla 149,3 milyar dolara ve 132,9 milyar dolara -2003’e göre 1,8 ve 45,6 kat yüksek- ulaştı.

DÜNYANIN EN BÜYÜK TİCARET ANLAŞMASI

DTÖ’ye katıldığında olduğu gibi Çin, tarife kesintileri, basitleştirilmiş özel prosedürler, menşe ve teknik hazırlık kuralları, ürün spesifikasyonları, hizmet takaslarının açılması, yabancı yatırımlar için olumsuz liste yönetimi ve fikri mülkiyetin korunmasına yönelik taahhüdü kapsayan 701 bağlayıcı yükümlülük üzerinde RCEP ile anlaştı.

2000 yılının başından farklı olarak Çin ekonomisi şimdi çok daha güçlü, nüfus 2001’de 1,23 milyardan geçen yıl 1,41 milyara yükselmesine rağmen, kişi başına düşen Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) 4,4 kattan yüksek (satın alma gücü paritesinde, Dünya Bankası verileri). Yabancı rezervi 212,2 milyar dolardan 3,22 trilyon dolara yükseldi. Sağlam gelir artışı ve servet birikimi güçlü talebe ve sağlam harcamalara dönüştü.

ASEAN, Çin’in Tarife Taahhütleri Programı ve diğer ortak ülkelere bakıldığında, ülkenin aşırı rekabetçi üretim alanlarında bile yerel pazarı açmadaki kararlılığını gösteren daha cesaret verici mesajlar da bulunabilir.

Sebze tohumu ve somon gibi tarım ile hayvansal veya balık ürünleri başta olmak üzere 9 bin 700’ün üzerinde tarife ögesinin büyük çoğunluğu için oranlar 2022’den itibaren sıfıra inecek. Elektrikli ve yarı iletken ürünler gibi bitmiş ürünlerde oranların yüzde 10-14’ten yüzde 7-7,5’e veya çoğu durumda beşinci yılda sıfıra inmeleri bekleniyor.

Çevre dostu bir konseptin programa yansıtıldığı göze çarpıyor. Örneğin, gazlı su ısıtıcıları için oran 10. yılda yüzde 17,5’te (yüzde 35’ten aşağı) kalacak ve güneş enerjili su ısıtıcıları için tarife oranı ilk yıl sıfır olacak. Sonuç olarak, “RCEP Anlaşması”, diğer benzer platformlarla birlikte, küresel ticaret ve iş birliğini nihai ideal yöne itmeye yardımcı olacaktır. Belki 20 yıl içinde, sıfır tarifeler genel standart haline geldiğinde ve Çin çok taraflı kulübe üyeliğini kutladığında, insanlar ticaret ve yatırımda “yeni bir normale” sadece bölge içinde değil, tüm küresel köyde yüksek kaliteli bir sürdürülebilir büyüme modeline tanıklık edecektir.