CGTN / Bobby Naderi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Temsilciler Meclisi 4 Şubat’ta ABD’nin Çin ile rekabet etme yeteneğini güçlendirmeyi amaçlayan israfla dolu bir büyük harcama yasa tasarısını onayladı.

Her şey buna indirgeniyor: Amerika Rekabet Yasası, 52 milyar doları ülke içinde yarı iletken üretimine gidecek, 250 milyar doların üzerinde bir harcama yasasıdır. Yasa ayrıca, sadece gerilimi ve düşmanca hareketleri artırarak, sonuçları gerçekten sert olacak ABD’nin Çin’in Taiwan bölgesine desteğini ve iş birliğini artırmayı amaçlayan birkaç düzenlemeyi kapsıyor. Ne müsriflik! Kesinlikle, ABD’nin Çin ile rekabet etmesi için 2022’nin diğer bir sembol yıl olmasına gerek yoktur. Çin’in yükselişini kontrol altına almak veya engellemek için yürütülen saldırgan kampanyada ABD’li vergi mükelleflerinin ne kadar parasının çarçur edildiği yeterince vurgulanmaz. Bu yeni astronomik bütçe, dünyanın şu anda ihtiyaç duyduğu iklim değişikliğiyle mücadelenin yanı sıra bilim ve teknolojide önemli ilerleme alanında iki büyük güç arasında çok ihtiyaç duyulan iş birliğinin güçlendirilmesi ve artırılmasına yönelebilir. 

Diğer çok büyük savaşlara bu kadar fazla para savururken, buna karşı çıkmak, Washington’ın bütçe ve ulusal güvenlikle ilgili ikiyüzlülüğündeki temel gerçek olabilir. Çin, ABD şöyle dursun hiçbir ülke için tehdit oluşturmuyor ve herkesin tahmin ettiği gibi, aksini söylemek için yeni bahaneler ileri sürmek en küçük bir güvenlik veya başarı payı sağlamayacak. Çin ile rekabet için yeni seviye harcama gereksiz ve mantıksızdır. Bunun ciddi ekonomik sonuçları olacak. 

ABD’NİN ÇİN’E KARŞI KOYMASI İÇİN 2022’NIN BAŞKA BİR SEMBOL YIL OLMASI GEREKMİYOR

Bu yapıcı olmayan yaklaşımın üzücü bir başarısızlık olduğu kanıtlandı. Ve hataları burada özetlemek için çok fazla, ancak birkaç örnek, tamamen vazgeçilmese bile Temsilciler Meclisi yasa tasarısının niçin önemli ölçüde kapsamının daraltılması gerektiğini önermek için yeterlidir. Başlangıç için, dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin, önemli biçimde kendi kendine yeten bir sistemdir. Çin, dışarıdan bir gözetim ya da yardım olmadan büyük ölçüde, etkili, verimli ve uygun fiyatlı teknolojiler ve ilerlemeler üreterek, şaşırtıcı seviyede kendi kendini finanse etme ve ayakta kalma yeteneğine sahiptir. Dünyanın en büyük altyapı projesi olan Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ni akılda tutarak, Washington yönetiminin Çin’in ekonomik büyümesini daha fazla parayla engelleme girişimi geri tepmeye mahkûmdur. 

Amerikan kamuoyu bunlardan herhangi birini desteklese ya da reddetse bile, reddetme yönündeki kanıtların yerleşmeye başladığı kamuoyu araştırmaları var. Milyonlarca Amerikalı kiranın yanı sıra diğer temel harcamalarını ödeyemediği zaman, ABD’nin Çin’in ekonomik yükselişini kontrol altına almada bitmek tükenmek bilmeyen çabasının masraflı fikri, ülkede son derece önemsiz bir konu olacak. Ve bundan sorumlu tutmak, en azından kısmen, aşırı hassas ABD yönetiminde yer bulan ticaret ve gümrük vergileri savaşı felaketine verilen bir temel yanıt olabilir: Uçak imalatı, elektrikli arabalar, robotlar, bilgisayar mikroçipleri ve yapay zekâ dâhil olmak üzere temel ekonomik sektörleri kapsayan bir çaba olan Çin’in gelişmiş imalat sanayilerini engelleme girişimleri başarısız oldu. 

Bu bağlamda, kamuoyuna çok fazla duyurulan Çin ile rekabet yasası başarılı olacak mı? Hemen hemen hiç. Zaten her zamanki gibi modası geçmiş bir tarz ve Amerikalı uzmanlar ve siyasetçiler bunu henüz tam olarak kavrayamadı. Ticaret savaşının göze çarpan yıllarına dönüp bakıldığında, Çin’in ekonomisini bugün ve yarın engelleme yönündeki herhangi bir talep ya da girişim, etkili olacak kadar önemsiz olacaktır.  

Çin, yapay zekâ, 5G telekomünikasyon, elektrikli araçlar ve nanoteknoloji dâhil olmak üzere küresel ekonomi ve piyasaya hâkim olan gelişmiş teknolojilerde uzmanlaştı. Bu, gezegendeki herhangi bir ekonomiyle, ekonomi ve savunma denkliğini sağlamak için yeterlidir. Bilim ve teknoloji eğitimine yapılan yatırımların yanı sıra çığır açan alanlarda desteklenen araştırmalar ayrıca, özel şirketlerin gelecek vadden girişimler ve havacılık alanında yeniliklerin başlatılmasına yardımcı oldu. 

ABD VE ÇİN KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DENGESİNİN MERKEZİNDE

Çinli özel şirketlerin, uluslararası gelişmede ortak bir uygulama olarak diğer uluslararası şirketlere yatırım yaptığını veya endüstriyel ortaklıklar kurduğunu asla unutmayın. Bu Çin’in teknolojik ilerlemelerini, bilim ile teknolojiye yapılan olağan ve meşru yatırımların ürünü haline getirdi. Ülkenin uluslararası ortaklıkları ve bilim, teknoloji, mühendislik ile matematik eğitimine yaptığı devasa yatırımlar göz önüne alındığında, Çin’in ABD’nin herhangi bir yeni çabasına karşı çıkamayacağı düşüncesi akla hayale sığmaz. 

Belki de ABD’nin Çin ile ekonomik, siyasi ve askeri düşmanlıklar konusunda bahsi yükseltme veya Taiwan Adası etrafında tehlikeli bir şekilde dalaşması kararının en büyük kurbanı gezegen olacaktır. ABD ve Çin küresel iklim değişikliği dengesinin merkezindedir. İki ülke, insanlık adına iklim tehdidinin üstesinden gelmede anlamlı bir şekilde birlikte çalışmalıdır. Bu imkânsız bir siyasi ya da düşünsel bir gerginlik olmamalıdır. Nihayetinde karmaşık bir durum değil. Çin ile rekabet etmede yeni girişimlerle birlikte, bu tür bir iş birliği şansı aslında düşük olacaktır. Bu hastalıklı ve sıcak gezegeni korumanın tek yolu Çin ile ABD için çatışmadan kaçınmaktan ve ortak bir gelecek ve refaha odaklanan bir tür ciddi anlaşmaya varmaktan geçiyor.

ABD sadece, iklim değişikliği tehdidini, Çin’i kontrol altına almadaki jeopolitik hırslarının üzerine çıkardığı zaman, Amerikan ekonomisinin çöküşü söyle dursun bu gezegenin gelecekte yanıp kül olmasını önlemek için yeterli ölçekte adım atmayı düşünmek mümkün olacaktır.