CGTN / Danil Bochkov

Rusya birkaç güvenlik garantisi görüşmesinin Moskova ile Washington, NATO, AGİT arasında herhangi bir anlamlı uzlaşma yaratamamasından sonra kendisini Batı ile Ukrayna konusunda siyasi bir çıkmazın içinde buldu. Rusya NATO ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD), ittifakın doğuya doğru genişlemesini durdurmak ve Romanya ile Bulgaristan dâhil orta ve doğu Avrupa’daki silahlarını ve askeri güçlerini çekmek böylece ittifakın altyapı ve konuşlanmalarını 1997’deki statükoya geri taşımak için resmen ve yasal olarak bağlayıcı yükümlülükler için söz vermesinde ısrar ediyor.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov arasında 21 Ocak’taki yeni bir görüşmeden sonra Rusya, ABD ve NATO’dan güvenlik isteklerine yazılı garanti isterken, gerginliklerin azaltılması konusunda herhangi bir ilerleme olmadı. Moskova’nın mantığı, “somut” güvenlik talepleri yerine getirilene kadar bu konuda herhangi bir ilerleme olamayacağı şeklindeyken ABD ve müttefikleri, Rusya’dan gerginliklerin azaltılacağı konusunda bir garanti alana kadar herhangi bir taviz verme ve uzlaşma konusunda çekimserler. Rusya güvenlik endişelerinin gerçek olduğunda ve Batı’nın “Ukrayna’yı silahlarla, yüzlerce Batılı askeri eğitmen göndererek doldurduğunda” ayak diriyor.

RUSYA’NIN TEMEL TALEPLERİ REDDEDİLDİ

Ortada bütün tarafların her konuda anlama ihtimali olmadan içine girecekleri bir kısır döngü varmış gibi. Rusya sonunda ABD ve NATO’dan yazılı yanıtlar aldı, ama bu yanıtların ikisi de konu hakkında bir değişiklik için az ya da hiçbir umut sağlamadı. Aslında bu yanıtlar Rusya’nın temel taleplerini reddetti. Blinken’ın belirttiği gibi yanıtların en önemli kısmı “NATO’nun kapısı açık, açık kalacak ve bizim taahhüdümüz budur” şeklindeydi.

Washington kapıyı tamamen kapatmamak için nükleer silahların kontrolü konusunda iş birliği yapmayı ve askeri tatbikatları sınırlandırmayı önerdi. Bunlar Moskova tarafından Kremlin’in kilit istekleri karşılandıktan sonra ele alınması gereken ikinci derecede konular olarak görülüyor. Genel olarak Moskova yazılı yanıtlara kötümser bir tepki gösterdi ve bu yanıtların kendisinin daha önce önerdiklerine “pozitif bir tepki içermediğini” vurguladı. Bu arada Avrupa’nın güvenliği ve Ukrayna etrafındaki gerginlikler ABD başkanının Rusya’nın şubatta Ukrayna’ya saldıracağı spekülasyonları ile devam ederken ABD istihbaratı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in haftalar içinde nihai bir karar vereceğini bekliyor. Askeri olarak, bütün taraflar zaten Rusya’nın iddia edilen işgaline karşı hazırlıklara başladı. ABD Başkanı Joe Biden şimdiden 8 bin 500 askeri yüksek alarm durumuna getirdi ve NATO’nun doğu kanadını güçlendirmek için “küçük” sayılarda da olsa yeni askerler göndererek, ABD’nin Avrupa’daki birliklerini artıracak.

İngiltere daha yeni kuzey ve doğu sınırlarındaki NATO devletlerini korumak için kara, hava ve deniz güçlerini intikal ettireceğini açıkladı. Bundan önce Londra ordusunun Rusya sınırındaki Doğu Avrupa ülkesi Estonya’daki NATO muharip grubuna liderlik edeceğinin garantisini verdi. İngiltere ayrıca bölgede güvenlik durumunun kötüleşmesi nedeniyle Ukrayna’ya kısa menzilli anti-tank füzeleri gönderdi. Bunlara ek olarak, bir zamanlar eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) parçası olan ve şimdi güçlü Rusya karşıtı tutumları ile bilinen üç Baltık ülkesi Estonya, Letonya ve Litvanya, ABD’nin izin vermesinden sonra Kiev’e zırh delici füzeler ve uçaksavar füzeleri gönderiyor.

RUSYA’NIN KÜRESEL FİNANSAL PİYASALARDAKİ ROLÜ BÜYÜK

Rusya, Ukrayna ya da “herhangi bir ülkeye” askeri bir saldırı yapma niyeti ya da planı olmadığını özellikle belirtse de, ABD ve AB Moskova’yı krizin savaşa dönüşmesi halinde “büyük sonuçlarla” karşılaşacağı konusunda uyararak bahsi artırdılar. Krizin tırmanması sürecinin tamamında Washington tekrar tekrar Moskova’yı Ukrayna’ya karşı herhangi bir hareketinin “Rusya için felaket olacağı” konusunda tehdit etti. ABD ekonomik olarak Rusya’ya ülke ekonomisini zora sokacak en son kısıtlamalarla baskı yapmak için birçok aracı hazırladı.

Washington Aralık 2021’den bu yana Rus bankaları ve enerji şirketlerini hedef almaktan Rusya’nın dolarla yapılan işlemler yapmasını engelleyerek dış ticaretini sınırlandırmanın yanı sıra Rusya devlet başkanı ve diğer üst düzey yetkilileri doğrudan kısıtlamalar koymaya kadar ilerleyerek Rusya karşıtı önlemleri geliştiriyor.

The New York Times, Rusya’ya karşı bütün yaptırımların birlikte “ağır enflasyon, borsanın çökmesi ve diğer finansal panik biçimlerine neden olabileceğini” tahmin ediyor. Rusya’nın küresel finansal piyasalardaki büyük rolünün yanı sıra Avrupa’ya doğal gaz naklini aksatma gibi muhtemel karşı önlemleri dikkate alınırsa, genel sonuçlar bütün küresel ekonomiyi istikrarsızlaştırabilir. Dolayısıyla, ABD büyük ihtimalle alacağı önlemlerin etkisini, elindeki büyük cezalandırıcı araçları kullanmadan belirli bir yaptırımlar seti uygulamaya koyarak sınırlandıracaktır. Bu yüzden, gerginliğin azalmasına katkıda bulunmayacak, sadece Moskova’yı daha da düşmanlaştıracaktır. Mevcut jeopolitik karışıklıklar karşısında, ancak 4 Şubat’tan itibaren geçerli olacak Olimpiyat Ateşkesinin halen küresel liderleri sakinleştireceğini ve onların en kötü senaryoları gerçekleştirmesini önlemesini ümit edebiliriz.