Gazeteci İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dünya Postası” programına konuk oldu. Özçelik, Ukrayna krizindeki son gelişmeleri değerlendirdi.

İsmet Özçelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Ukrayna’da çatışmalar sürüyor. Rusya kritik noktaları alma politikası izliyor. Önce Çernobil Nükleer Santrali kontrol altına aldı ve sonra bir nükleer santrali daha kontrol altına aldı. Rus yetkililer özellikle nükleer santrallerin etrafını olası patlamalara kontrol altına aldıklarını söylediler.

Bu arada Ukrayna yönetimi halka silah dağıtıyor. Tehlikeli bir tırmanış da gözüküyor. Benim gördüğüm kadarıyla Rusya şehir savaşına girmiş değil. Daha çok askeri ve kilit noktaları ele geçiriyor. Öte yandan barış görüşmeleri için de çalışmalar hızlandı. Rus heyeti görüşmeler için Belarus sınırında.

BATI ÜLKELERİNİN RUSYA’YA EKONOMİK YAPTIRIMLARI AĞIRLAŞIYOR

Arada psikolojik savaş çok hızlandı. O kadar çok kirli bilgi var ki. Biz bunu daha önce Irak işgali sırasında da yaşamıştık. Onların çoğu sonradan boş çıktı. Fakat sosyal medyanın hakim olduğu bir dönemde halkı etkiliyor ve yönlendiriyor. Amerikalılar bu işi çok becerikli yapıyorlar. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Irak’ta 1 milyon Müslümanı öldürdü. Bütün dünya basını ABD barış için yola çıktı diye manşet attı.

Bu arada Erdoğan ve Aliyev’in girişimleri sürüyor. Montrö tartışması var. Bugün toplanacak olan kabine toplantısındaki gündem maddelerinden biri de Montrö. Burada Rusya’yı etkileyecek çok büyük bir durum yok ama bu da yeni bir tartışmayı beraberinde getirecek.

Rusya’nın harekâtı başlatmasıyla ilgili Moskova Üniversitesinden Dr. Mehmet Perinçek açıklama yaptı. Rusya, NATO’nun kuşatmasına karşı Ukrayna’da operasyon başlatmasından bir gün önce Normandiya müzakerecileri bir buluşma gerçekleştirdi. Bu buluşmada Rusya, Ukrayna’nın tarafsızlığını ilan etmesini talep etti. Ukrayna bunu kabul ediyor fakat bir saat sonra reddettiklerini açıklıyorlar. Bu ABD’nin baskısıyla engellince Putin de harekât emrini veriyor.

RUSYA’YA EKONOMİK YAPTIRIM

Ekonomik yaptırmalarla Rusya durdurulmaya çalışılıyor. Bazı Rus bankalarına, Putin’e, Lavrov’a ve çevresine yaptırım kararalı alındı. Swift konusu gündemde. Rusya dünya ticaretinden soyutlanarak ne yapılabilir? Bu bir anlamda Avrupa Birliği’ni (AB) de çok ciddi şekilde etkileyebilir. Sadece Rusya değil, AB de zarar görecek.

Ruslar alternatif ödeme sistemlerini zaten geliştirmiş, SPFS olarak adlandırılıyor. 2019’da da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile sözleşme imzaladığını öğrendim, deneme çalışmaları da yapılmış. Aktif ama ihtiyaç olmadığı için kullanılmamış. Bu arada Çin’in kullandığı bir sistem daha var, CIPS. O çok daha yaygın. 6 kıtada 47 ülkede 80’nin üzerinde banka ile de anlaşma yapılmış. Çin ayrıca swap anlaşmaları yaparken merkez bankalarını ve şirketleri de buna entegre etmiş. Özellikle Asya ve Afrika’da işleyen bir sistem. ‘Bunlar birleştirilebilir mi?’ konusu var.

ÇİN’İN UKRAYNA KRİZİNDE TAVRI

Ukrayna krizinde Çin’in tavrı merak ediliyordu. Putin ile Xi Jinping’in Çin’de görüşmesinde mesajlar verilmişti. Bu mesajın yansımaları da gözüküyor. Çin’in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Zhang Jun, Rusya’nın makul güvenlik endişelerinin karşılanması gerektiğini söyledi. Zhang, “Bir ülkenin güvenliğinin diğer ülkelerin güvenliğine zarar vererek sağlanmaması gerektiğine inanıyoruz. NATO yayılmasının beş dalgası düşünüldüğünde Rusya’nın makul güvenlik istekleri dikkate alınmalı ve uygun bir şekilde karşılanmalıdır.’ dedi. Çin Halk Cumhuriyeti zaten oylamada Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile birlikte çekimser oy kullandı.

Bu arada Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Avrupalı muhataplarıyla uzun görüşmeler yaptı.  Wang Yi görüşmelerde Çin’in tutumunu 5 ilke çerçevesinde açıkladı. Çin’in, öncelikle tüm ülkelerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyulması, korunması ve BM Şartı’nın amaç ile ilkelerine samimiyetle uyulması gerektiğini ifade eden Wang Yi, bu net ve tutarlı tavrın Ukrayna için de geçerli olduğunu belirtti. Wang Yi, ikinci olarak, Çin’in ortak, kapsamlı, iş birliğine dayalı ve sürdürülebilir güvenlik anlayışını savunduğunu vurguladı. Üçüncü olarak, Çin’in Ukrayna’daki gelişmeleri yakından izlediğini vurguladı. Wang Yi, dördüncü olarak, Çin’in Ukrayna krizinin barışçı çözümüne katkı sağlayacak tüm diplomatik çabaları desteklediğini bildirdi. Beşinci olarak da Çin’in Ukrayna sorununun çözümünde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) yapıcı rol oynaması, bölgesel barış ve istikrar ile tüm ülkelerin evrensel güvenliğine öncelik verilmesi gerektiğini savundu.

Çin’in Rusya Büyükelçiliği ABD ile ilgili önemli bir paylaşım yaptı. Büyükelçilik 1945’ten 2001’e kadar ABD’nin dünyanın 153 bölgesinde meydana gelen 248 silahlı çatışmayı başlattığını açıkladı.

KÜBA’DAN RUSYAYA DESTEK

Küba’nın tavrı merak ediliyordu. Küba’dan da ‘Rusya’nın kendini savunma hakkı vardır. Devletleri kuşatarak veya köşeye sıkıştırarak barışı sağlamak mümkün değildir.’ açıklaması geldi. Küba Cumhurbaşkanlığı’nın resmi sosyal medya hesabı üzerinden yapılan yazılı açıklamada, ABD ve NATO’nun Rusya’nın sınırlarına doğru genişlemesini sürdürme çabasına dikkat çekilerek ‘Küba, uluslararası hukuku savunan, her zaman barışı savunacak ve herhangi bir devlete karşı güç kullanımına veya güç tehdidine karşı çıkacak olan BM Şartı’na bağlı bir ülkedir. ABD’nin ve NATO’nun Rusya Federasyonu sınırlarına doğru aşamalı genişlemesini sürdürme çabası, önlenebilecek, öngörülemeyen kapsamlı etkileri olan bir senaryoya yol açmıştır.’ ifadeleri kullanıldı.

ALİYEV: TÜRKİYE, RUSYA VE AZERBAYCAN YENİ BİR OLUŞUM KURABİLİR

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, geçen hafta Rusya’daydı. Aliyev’den, ‘Türkiye, Rusya ve Azerbaycan’ın iş birliğini resmileştirelim.’ açıklaması geldi. Aliyev, ‘Azerbaycan’ın iki büyük ulusla, iki komşuyla müttefik ilişkiler kurduğunu düşünürsek bizim açımızdan tarihi bir başarıdır.! dedi. Türkiye’nin NATO üyesi, Rusya’nın da Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nde lider olduğunu hatırlatan Aliyev, ‘Üçlü iş birliğine dayalı oluşumun fiili olarak varlığı bir sır değil.’ dedi. Yani henüz resmileşmedi ama resmileştirelim, diyor.

Aliyev sözlerine şöyle devam etti: ‘Üçlü bir iş birliği formatı oluşturma süreci; ortak çıkarlar, pragmatizm, yönetim sistemlerinin benzerliği ve değerlerimiz temel alınarak hazırlanmaktadır. İki Başkan’ın, Erdoğan ve Putin’in güvene dayalı ilişkileri olduğunu ve bu durumu her ikisinin de açıkça dile getirdiğini söylemekten memnuniyet duyuyoruz. Dolayısıyla bu ilişkilerimizi yakın gelecekte resmileştireceğimize inanıyorum.’ Yani burada yepyeni bir durum ortaya çıkıyor.”