CGTN / Wang Jin

Rusya ile Ukrayna arasındaki kriz küresel ilgi odağı. Her iki ülke geçen haftalarda sınıra asker yığdı ve bu Rusya ile Batı arasında yakın bir savaş çıkacağı korkularını artırdı.

Rusya için, Ukrayna ile topyekun bir savaş faydadan çok zorluk yaratır. 2014’teki Ukrayna krizinden sonra Rusya, Ukrayna’nın doğusundaki Lugansk ve Donetsk kentlerinde etkisini artırırken, Kırım’ı ilhakını askeri yoldan garanti altına aldı.

Ancak Rusya’nın Ukrayna içindeki daha fazla askeri etkisinin karşısında zorluklar var; Rusya Donetsk, Lugansk ve Kırım dışındaki bölgelerde güçlü Ukrayna askeri güçleri ve yerel halkın milliyetçi duyguları nedeniyle kontrol ya da etkisini sağlayamazken, aynı zamanda Washington tarafından daha fazla yaptırımla da tehdit ediliyor. 2014 krizinden sonra Washington’ın Rusya’ya karşı yaptırımları ülkeye ekonomik baskılar getirdi. Washington geçen haftalarda defalarca Rusya ile Ukrayna arasında savaş çıkarsa, Moskova’ya daha fazla yaptırımlar konabileceği uyarısında bulundu. Dolayısıyla, Rusya’nın Ukrayna ile savaşı çok maliyetli olacak gibi görünüyor.

SAVAŞ FAYDA DEĞİL ZORLUK YARATIR

Moskova’nın Donetsk, Lugansk ve Kırım’da varlığını sürdürmek için hem Ukrayna hem de Avrupa ülkelerinden tavizler alabilir. Hem Lugansk hem Donetsk 2014’ten sonra yerel hükümetler kursa ve Rusya’nın parçası olma sözü verse de Rusya bu istekleri asla kabul etmedi. Moskova açısından, katlanabileceği bir bedelle Ukrayna üzerinde etki kurmak çok gerekli. Topyekun bir savaş Ukrayna’da işgal bölgelerini genişletmek demek ve Rusya’nın bunu sürdürmesi zor. Aksine, Ukrayna’yı Doğu Ukrayna’da ayrılıkçı güçler oluşturarak zorlayıp boyun eğdirmek daha makul görünüyor. Bu şartlarda Moskova, Ukrayna’ya karşı daha fazla savaşı kışkırtmak istemiyor ve ihtiyacı da yok.

Bunlara ek olarak, Ukrayna’ya karşı bir savaş başlatmak Moskova’nın NATO’ya karşı stratejik bir pazarlık kozunu kaybetmesine yol açabilir. Moskova, Batı’yı masaya oturtup NATO’nun daha fazla doğuya yayılmasını önlemek için Rusya’nın Doğu Avrupa’daki stratejik bölgesini garantiye almaya söz vermeye zorlamak istiyor. 1991’den bu yana NATO’nun doğuya doğru tedrici ama sürekli genişlemesi Rusya’nın ulusal güvenliği ile stratejik çıkarlarını tehdit ediyor ve Moskova, Batı’yı yeni bir mekanizma kurarak Avrupa güvenliğini Rusya ile ciddi biçimde tartışmaya zorlamayı umuyor. Kiev’in Moskova ile gerginliği dikkate alındığında Ukrayna NATO’ya kabul edilemese de, Kremlin Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Ukrayna’ya füze ve diğer stratejik silahlar yerleştirmesinden endişe ediyor. Bu nedenle Moskova için Batı ile ABD’nin orta menzilli balistik füzeleri Avrupa’ya yerleştirmesini askıya alması ve Rusya sınırlarında askeri varlık ve manevraları sınırlandırma konusunda anlaşmalar yapmaya yardımcı olması amacıyla, Ukrayna krizi sürdürülebilir ama toplu bir savaşa dönüştürülemez.

BARIŞIN ANAHTARI MOSKOVA İLE WASHINGTON ARASINDAKİ MÜZAKERE MASASINDA

Ukrayna açısından ise Rusya’ya karşı bir savaş başlatmak Kiev’in askeri güçleri Rusya’nın askeri saldırısına direnme gücüne sahip olmadığı için imkânsız görünüyor. Ukrayna’nın 1990’larda bağımsızlığa kavuştuktan sonra askeri güçleri önemli ölçüde küçüldü ve Kiev için Moskova’nın saldırısına direnmeye yetecek güce sahip büyük bir orduyu oluşturmak zor. Ukrayna dünyaya Rusya’dan gelecek muhtemel bir saldırıya karşı direnme arzu ve moralini göstermiş olsa -ve her zaman Donetsk, Lugansk ve Kırımı geri almayı istese- de, Kiev bu hedeflerine kısa dönemde ulaşmasının neredeyse imkânsız olduğunu biliyor. Rusya’ya karşı bir savaş başlatmak Ukrayna için daha fazla cephe ve toprak kaybına yol açabilir.

Ne Rusya ne de Ukrayna savaş itiyor. Ukrayna’nın Rusya ile topyekun bir savaşı kazanma ümidi az iken, Rusya’nın Ukrayna ile gireceği topyekun bir savaş Kiev’i daha fazla Batı kampına itebilir ve bu da Moskova’nın Doğu Avrupa’daki stratejik hedeflerine aykırıdır. Cephe hattındaki “soğuk barışı” devam ettirmek ve Fransa, Almanya hatta Türkiye’nin yardımıyla iletişime devam etmek hem Rusya hem de Ukrayna tarafından kabul ediliyor.

NATO içindeki lider rolü dikkate alındığında Washington’ın Rusya’ya güvenlik sözü vermesi ve Rusya’ya komşu ülkelere füze ve askeri intikallerle ilgili ciddi konuşmaları Ukrayna krizini çözmek açısından önemli. Bütün Avrupa ülkelerinin güvenliği için sağlam bir temel oluşturan yeni bir tür Helsinki Anlaşması Rusya ve Ukrayna dâhil Avrupa’da on yıllar sürecek bir barışın temelini atabilir. Rusya ile Ukrayna arasındaki gerginlik ancak Moskova Batı, özellikle ABD ile stratejik bir anlaşmaya vardığında yatışır. Ne Rusya ne de Ukrayna savaş istiyor ve barışın anahtarı Moskova ile Washington arasındaki müzakere masasında yatıyor.