CGTN / Nikola Mikovic

Almanya’da Başbakan Angela Merkel dönemi sona ermek üzere. Almanya başbakanı olarak 16 yıldan fazla bir süredir görevde bulunan Merkel, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile 30 kez görüştü. Merkel’in 20 Ağustos’ta Moskova’ya yaptığı veda ziyaretinde iki lider ne görüştü ve Rusya-Almanya ilişkilerinin geleceği ne olacak?

Haberlere göre, Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hattı projesi olarak adlandırılan enerji konularının yanı sıra Ukrayna, Afganistan ve Belarus’taki durum gündemdeydi. Avrupa’nın en uzun hizmet eden iki lideri arasındaki görüşmelerin, Kremlin yönetimini eleştiren Aleksey Navalnıy’nin iddia edilen zehirlenmesinin birinci yıl dönümüne denk düşmesi dikkate alındığında, Merkel’in bu konuyu gündeme getirmeye çalışması şaşırtıcı değildi. Hatta Putin ile birlikte düzenlediği basın toplantısında Merkel, Rus lidere muhalif Navalnıy’ı cezaevinden bırakması çağrısı yaptığını söyledi.  

Bununla birlikte, Alman iş dünyası bakış açısına göre, Moskova ile enerji iş birliği Rusya’nın iç meselelerinin üzerinde önceliğe sahip, bu nedenle Berlin’in Navalnıy konusunda Moskova’ya yeni yaptırımlar uygulamada ısrar etmesi mümkün olmayacaktır. Almanya zaten Rusya’dan istikrarlı gaz tedarikini sağlama aldı. Rusya’dan Almanya’ya Baltık Denizi üzerinden ulaşan Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hattının inşaatının yılın sonunda tamamlanması bekleniyor. Ancak Berlin için sorun, Merkel’in son zamanlarda ABD Başkanı Joe Biden’a Rusya’dan Ukrayna üzerinden transit geçişin 2024’ten 2034 yılına kadar bir 10 yıl daha uzatılmasını sağlayacağı sözü vermesidir.  Başka bir ifadeyle, Almanya Rusya’dan doğrudan doğal gaz tedariki için yakında iki hatta sahip olacak ve Ukrayna’dan doğal gaz geçişine bağlı olmayacak olsa bile, liderliğinin Kiev’in Rusya’nın enerji devi Gazprom’dan geçiş ücreti almasını sağlama alması gerekiyor. 

KREMLİN’İN DIŞ POLİTİKASI ESASEN ENERJİ ÇIKARLARI TARAFINDAN YÖNLENDİRİLİYOR

Kremlin yönetiminin önemli amaçlarından birinin, bir geçiş ülkesi olarak Ukrayna’yı devre dışı bırakmak için Kuzey Akım 2 projesini tamamlaması olduğuna inanılıyor. Fakat, Rusya liderliğinin sonunda Almanya ile ABD’ye belirli tavizler vermeyi kabul etmesi ve Ukrayna’nın devlet şirketi Naftogaz ile doğal gaz geçiş anlaşmasını uzatması tamamen mümkündür. Moskova’nın, Ukrayna’nın doğal gaz geçişini korumaya hazır olduğuna işaret eden Putin, “Rusya, Merkel Almanya başbakanlığı görevinden ayrıldıktan sonra bile doğal gaz geçiş taahhütlerine tam olarak uyacak. Ancak Bu Avrupalı tüketicilerin Rusya ile sözleşmeler imzalamasına bağlı.” dedi. 

Diğer bir deyişle, Avrupalı şirketler 2024 yılından sonra büyük miktarda Rus doğal gazı satın almayı kabul ederse, Gazprom Kiev ile doğal gaz geçiş sözleşmesini uzatacak. Dikkat edilmesi gereken husus Merkel’in Ukrayna ziyareti. Ukrayna’nın, savaşın zarar verdiği Donbass bölgesinde Steinmeier Formülü olarak adlandırılan anlaşmanın uygulanması karşılığında Rus doğal gazının asgari geçişini elde edebileceği yönünde söylentiler dolaşıyor. Steinmeier Formülü, Donbass bölgesi için özel bir statü sağlayan mekanizmayı tanımlayan bir belge. Bu belge, bölge için kültürel ve dilsel özerkliğin yanı sıra yerel makamların yetkilerinin artırılmasını gerektiriyor. 

2014 yılında başlayan çatışmaları sona erdirmek için ateşkes anlaşmalarının hiçbirinin etkili biçimde uygulanmadığı göz önüne alındığında, Steinmeier Formülü’nün de tam olarak uygulanması çok mümkün değil. Gerçekten, Almanya’nın Avrupa’da bir istikrar kaynağına sahip olması için Ukrayna’daki durumun az çok sakinleşmesine ihtiyacı bulunuyor. Fakat, Rusya yanlısı olduğu iddia edilen Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukovych’in devrilmesiyle sonuçlanan Kiev’in Maidan Meydanı’ndaki şiddetli protestoların olduğu 2014 yılından bu yana Doğu Avrupa’nın sıkı bir şekilde Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) yörüngesinde olduğu dikkate alındığında Ukrayna’da son sözü Almanya’dan daha çok ABD söyleyecektir. 

ALMANYA GİBİ UKRAYNA DA BÜYÜK ÖLÇÜDE RUS DOĞAL GAZI VE PETROLÜNE BAĞIMLI 

Kiev’deki birçok kişinin Berlin’i Kuzey Akım 2 projesi konusunda sert biçimde eleştirmesine rağmen, bazı Batılı düşünce kuruluşları Merkel’in amaçlarından birinin, “Putin’in Ukrayna’daki emperyal hırslarıyla yüzleşmek” olduğunu iddia edecek kadar ileri gittiler. Aslında, Moskova’nın herhangi bir şekilde herhangi bir emperyal hırslara sahip olup olmadığı son derece tartışmaya açıktır. Kremlin’in dış politikası esasen enerji çıkarları tarafından yönlendirilmektedir ve Almanya gibi Ukrayna da büyük ölçüde Rus doğal gazı ve petrolüne bağımlıdır. 

Bununla birlikte, Berlin’in yakında Ukrayna’nın enerji sektöründe, özellikle ülkenin doğal gaz geçiş sisteminde önemli bir rol oynayabileceğini iddia eden haberler var. Ve bu durum, görevi sona erecek Almanya Başbakanı Merkel’in Ukrayna başbakanıyla görüşmesi beklenen bir konu. Merkel ile toplantısından sonra Zelenskiy’in 30 Ağustos’ta Biden ile görüşmek için Washington’a uçacak olması, bütün enerji anlaşmalarının yanı sıra barış görüşmelerinin gerçek kaderinin ABD’nin konumuna bağlı olacağının diğer bir işaretidir.