Gazeteci-yazar Mehmet Ali Güller, CRI Türk’te Mehmet Kıvanç’ın hazırlayıp sunduğu “Manşet” programına konuk oldu ve dış politikada yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

Türkiye-Ukrayna ilişkilerine değinen Mehmet Ali Güller, “2011 yılından bu yana müzakereleri süren Serbest Ticaret Anlaşması imzalandı. Bununla birlikte bir dizi başka anlaşmalar da imzalandı. Yapılan bu anlaşmalar, Ankara-Kiev açısından önemli ama asıl Ukrayna krizi düzleminde Türkiye’nin ara buluculuk girişiminin etkisinin olup olmayacağı önemli sıcak gelişmeler bakımından.  Ukrayna Savunma Bakanı Aleksey Reznikov bu konuda yaptığı son açıklamada ‘Türkiye’nin ara buluculuğunu kabul ediyoruz. Yeter ki, Rusya kabul etsin. O taktirde görüşmeler hazırız.’ dedi. Kremlin’den de bu konuda yapılan açıklamada Putin’in Türkiye ziyareti için henüz tarihin belirlenmediği belirtildi.” ifadelerini kullandı.

XI JINPING VE PUTIN ULUSLARARASI GÜVENLİK ORTAK BİLDİRİSİNİ İMZALAYACAK

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ve beraberindeki kalabalık Rus heyetinin bugün yapılacak açılış töreni ile resmen başlayacak olan 2022 Beijing Kış Olimpiyat Oyunlarına katılacağını hatırlatan Güller, “Ukrayna krizi ve bir ABD-Rusya küresel güç mücadelesinin olduğu bir dönemde Beijing’de Xi jinping ile Putin’in bir araya gelmesinin pek çok önemi var. Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, bu ziyarette Rusya ile Çin arasında uluslararası güvenlikle ilgili ortak bildiri imzalayacağını duyurdu. Bu tabii çok kritik bir bildiri. Dünyanın en önemli iki ülkesinin bir ortak güvenlik bildirisi imzalayacak olması küresel dengeler açısından çok çok önemli. Uşakov’un açıklamasının önemli yanı Çin’in ve Rusya’nın almış olduğu güvenlik garantileri inisiyatifini resmi olarak desteklediğini duyurmuş olması. Uşakov, ‘Bir ülkenin güvenliğinin bir başka ülkenin güvenliğine zarar verilerek sağlanamaz.’ diyor. Yani bu hem Beijing’in hem de Moskova’nın yaklaşımı. Uşakov diğer yandan ‘Barış ve istikrar, askeri oluşumları güçlendirerek sağlanamaz.’ diyor. Yani NATO’nun askeri gücünü artırması, Doğu’ya doğru genişleme çabasının barışa ve istikrara yarar getirmeyeceğini tersine zarar getireceğini söylüyor. Bu iki perspektif anlaşılan o ki, Putin ve Xi Jinping’in imzalayacağı uluslararası güvenlik ortak bildirisinde felsefi olarak iki sütunu olacak, bu iki sütun üzerinden yükselecek.” diye konuştu. 

“ABD, RUSYA VE ÇİN’İ ÇOK AÇIK BİR ŞEKİLDE DÜŞMAN OLARAK GÖRÜYOR”

Güller, Çin ve Rusya arasındaki imzalanacak olan uluslararası güvenlik ortak bildirisinin batıya yansımaları için ise şunları söyledi:

“ABD için bir tehdit algılaması yok. ABD çok açık bir şekilde Rusya’yı da Çin’i de düşman ilan ediyor ama NATO bünyesinde henüz ‘düşman’ kavramını müttefiklerine kabul ettiremediği için baş rakip, tehdit, risk algılaması gibi daha yumuşak kavramlarla müttefiklerinin daha kabul edebileceği kavramlarla metinlere sokmuş durumunda. Fakat esas itibarıyla ABD, hem Rusya’yı hem de Çin’i çok açık bir şekilde düşman olarak görüyor. Bütün bu saldırgan tutumu da düşman olarak görmesinden kaynaklanıyor. NATO’yu da kullanarak müttefiklerini ABD’nin yanına yedekleyerek Çin ve Rusya karşıtlığını tırmandırmaya çalışılıyor. Fakat uluslararası güvenlik ortak bildirisinin bence şöyle bir özelliği olacak; ABD emperyalizmi ve onu destekleyen ülkeler dışındaki genel çoğunluk tarafından kabul görebilecek bir dünya düzeni perspektifi oluşturma potansiyeli taşıyor. Çünkü risk algılamaları gittikçe artmış durumda. İşte böyle bir dönemde iki büyük gücün bir araya gelip ABD’nin bu girişimlerine karşı çözüm sunması Asya’dan Afrika’ya hatta Latin Amerika’ya uzanan ölçekte pek çok ülkenin ilgisini ve desteğini çekecektir.”