Gazeteci ve yazar Mehmet Ali Güller, CRI Türk’te Mehmet Kıvanç’ın hazırlayıp sunduğu “Manşet” programına konuk oldu. Güller, dış politikada yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

Ukrayna merkezli krizde birçok gündem başlığının olduğunu belirten Mehmet Ali Güller, “Birincisi Minsk Anlaşmaları’nın yavaş yavaş uygulanması gerektiği konusunda bir ortaklaşmaya doğru gidildi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı ardından da Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile olan görüşmelerde Putin tarafından da Zelenskiy tarafından da Minsk Anlaşmaları’na atıflar yapılmıştı. Hâl böyle olunca Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) devreye girdiği bir durum oluştu. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, ‘Minsk Anlaşmaları uygulansın ama uygun bir sıralama ile ilerleyebiliriz’ diye tuhaf bir açıklama yaptı. Bu ‘ABD’nin Minsk Anlaşmaları’nı sulandırma girişimi’ diye yorumlandı. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova buna yanıt verdi ve protokolde bir sıralamanın olduğunu, bunların değiştirilmesinin barış sürecini bozabileceğini söyledi.

İkincisi, Ukrayna sınırındaki gerilimin nasıl düşeceği konusu uzun süredir konuşuluyor.  Rusya bu konuda 4 şartı olduğunu açıkladı. Birinci şart; Ukrayna’ya silah sevkiyatı durdurulsun. İkinci şart; Ukrayna’ya gelmiş Batılı askeri danışman ve eğitmenler çekilsin. Üçüncü şart; Ukrayna’nın çeşitli NATO ülkeleriyle yaptığı ortak tatbikatlar artık dursun. Dördüncü şart da; Ukrayna’ya teslim edilen yabancı silahlar çekilsin. Bunlar olduğu takdirde Moskova tarafından Ukrayna sınırında tansiyon düşürülür, sınır gerginliği düzene girer deniliyor.” dedi.

AB VE NATO’DAN RUSYA’YA MEKTUP

Güller, Rusya, Avrupa Birliği (AB) ve NATO arasında yapılan mektup diplomasisi için de şunları kaydetti:

“Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un güvenliği bölünmezliği ile ilgili AB’ye bir mektubu olmuştu. Bu mektuba AB’nin cevabı oldu. Moskova’ya AB üyesi 27 ülke adına AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell imzalı bir mektup iletildi. Mektupta, ‘Biz AB olarak, NATO’daki ortaklarımızla herkesin güvenliğinin nasıl güçlendirileceği hakkında Rusya ile diyaloğu sürdürmeye hazırız.’ ifadeleri yer aldı.

Bugün bir mektup daha hazırlandı. NATO’dan Rusya’ya bir diyalog mektubu gönderildi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile Brüksel’deki NATO karargâhında yaptıkları görüşmede bunu duyurdu. Stoltenberg, ‘Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’a mektup göndererek sorunlara diplomatik yol bulunması amacıyla NATO-Rusya Konseyi’nde bir dizi toplantıyla diyaloğumuzu devam ettirmek üzere Rusya’ya davetimi yineledim. Rusya’nın endişelerini dinlemeye hazırız.’ dedi. Stoltenberg tehdit anlamına gelecek şeyler de söyledi: ‘NATO, ana ilkelerden taviz vermeyecektir. Bu da her ülkenin kendi yolunu seçme, NATO’nun müttefikleri koruma ve savunma kabiliyetidir.’ Aslında tartışma Ukrayna’nın NATO üyesi olup olmaması. Dolayısıyla Ukrayna, NATO üyesi olmadığı taktirde NATO’nun da Ukrayna’yı koruma ve savunma kabiliyeti, diye bir problemi olmayacak.”

BLINKEN’A GÖRE YÜZYIL HİNT-PASİFİK BÖLGESİNDE ŞEKİLLENECEK

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in Dörtlü Güvenlik Diyaloğu’nun (QUAD) dışişleri bakanlarıyla yapacağı görüşme için gittiği Melbourne’de yapığı açıklamalara da değinen Güller, “Blinken, ABD’nin şu anda Ukrayna-Rusya kriziyle uğraştığını ancak yüzyılın, Hint-Pasifik bölgesinde yaşananlarla şekilleneceğini, ülkesinin uzun vadede buraya odaklanacağını belirtti. İşte bu da meselenin özetidir. Daha önce Ukrayna krizini anlatırken hep dikkat çektiğimiz birkaç nokta vardı; ‘Ukrayna Krizi’, bir Ukrayna-Rusya krizi değil, ABD-Rusya krizidir. Çünkü ABD, Rusya ile Çin’e karşı Avrupa ve Hindistan’ı yanına alarak bir strateji oluşturmaya çalışıyor. Avrupa’yı Rus tehditti üzerinden Hindistan’ı da Çin ile çelişmeleri üzerinden kendi stratejisine eklemeye çalışıyor. Ukrayna krizini de bu ana stratejinin içinde okunursa anlamlıdır. Bu aynı zamanda ABD-Almanya mücadelesinin ne boyutta olduğunu da anlamımızı kolaylaştıracak.” ifadelerini kullandı.