CGTN / Simon Johnson

2020’nin Mart ve Nisan aylarında Covid-19 ilk kez Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) etkilemeye başladığında, buna neden olan SARS CoV-2 virüsü bütün ABD bakımevlerini etkiledi. 2020 yazında başlayan krizin ikinci evresine, üniversiteleri ve diğer okulları kişisel eğitime açma şeklindeki başarısızlık damga vurdu. 2020’nin sonundan itibaren başlayan üçüncü evrede ise mümkün olan en çok sayıda kişiyi aşılamaya odaklanıldı.

Şimdiye kadar bu mücadelenin ve deneyimin ABD ve dünyayı nasıl etkileyeceği konusunda ne öğrendik?

İlk olarak bakımevleri ve diğer toplu bakım merkezleri maliyeti ne olursa olsun korunmalıdır. Yaşlı insanlar en savunmasız olan kişilerdir ve böyle ortamlarda bir yere sığınarak ya da diğer insanlardan ayrı kalarak kendilerini koruyamazlar. Bu kişilerin etkin biçimde korunması, hükümetin her zaman ulaşılabilir ve ödeneceğini garanti etmesi gereken hızlı ve doğru Covid-19 testini içerir. Uygun test imkânlarına sahip olmadan bir bakımevi yönetmek, radarı olmadan bir uçak uçurmaya benzer; bunu yapabilirsiniz ama riski daha büyük olur.

İkincisi, okullarda yüz yüze eğitim, eğer bu dikkatli biçimde yapılırsa, mümkündür. Yine, test yapmak kilit bir rol oynar. Massachusetts 12. sınıfa kadar öğrenciler için diğer mücadele tedbirlerini destekleyen bir test programına öncülük etti ve yine kamu sağlığı bölümleri, okul yöneticileri ile aileler için bir tür izleme sistemi kurdu. Okullar kapatıldığında, düşük gelirli çocuklar ve aileleri bundan en çok etkilenen kesimler oldu, çünkü bu ailelerin geniş bant internete erişimleri daha azdı, daha kalabalık ortamlarda yaşıyorlardı ve şahsen orada bulunmalarını gerektiren işlerde çalışıyorlardı.

Neyse ki, ABD şimdi okullarda kulanım için iyi ayarlanmış test sistemleri kullanıyor. Biden yönetimi ve Kongre eğitim kurumlarında test yapılmasını desteklemek için eyaletlere 10 milyar dolarlık kaynak sağladığı için, okulların bulunduğu mahalleler sonbahara kadar uygun biçimde hazırlanmış test programlarını uygulamak durumunda. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi ile yakın iş birliği içindeki Şah Ailesi Vakfı (Shah Family Foundation) her yerdeki okullara yardım için olağanüstü bir kaynak seti sundu. Aynı şekilde, kâr gözetmeyen Neighborhood Villages kuruluşu çocuk bakımı çalışanları ve çocukların desteklenmesi için test programları uygulamak için gerekli kaynakları sağladı. Bu salgından önce ve sonra göz ardı edilen bir sektör için çağır açıcı bir şeydi.

Üçüncüsü, salgının bitmesi kesinlikle hâlâ uzak. Mutasyonlar dünyanın en uzak köşelerinde ortaya çıkarken, bu hastalık bizi değişen yoğunluklardaki dalgalar halinde etkilemeye devam edecek. Havalar soğuduğunda grip yaygınlaştığı ve daha çok seyahat ettiğimiz için daha fazla risk altında olacağız. Dünyadaki herkesin kısa zamanda aşılanması ihtimali (ya da küresel olarak 5-6 milyar insanın aşılanması) giderek daha uzak bir ihtimal olarak görünüyor.

EKONOMİ VE FİNANS 2008’DEN SONRA DEĞERLENDİRMEYE İHTİYAÇ DUYDU

Genel olarak, aceleyle bazı etkileyici test sistemleri oluşturduk. Şimdiki zorluk ise bunları küresel ihtiyaçları karşılamak için yeterince genişletmek. Örneğin, merkezi Yale Üniversitesi Kamu Sağlığı Okulu’nda olan Saliva Direct, bütün bütçeler için uygun olan, epey yüksek oranda doğru ve düşük maliyetli test metotları geliştirme konusunda öncülük etti. Bu tür çabaların artırılması gerekiyor.

Daha genel olarak, acilen bütün bulaşıcı hastalıkların yayılmasını izleme gücüne sahip ve tedaviye erişim imkânını artıran küresel bir sağlık sistemine ihtiyacımız var. Fakat böyle bir gerekli altyapının maliyetini kim ödeyecek?

2008 küresel finans krizinden sonra, önemli miktarda kaynak dünya finans sistemini daha güvenli yapmak için harcandı. Şimdi hem Covid-19’a karşı küresel mücadeleyi kazanmak hem de buna benzer bir şeyin bir daha asla olmamasını garanti altına almak için buna benzer bir çabaya ihtiyaç var.

Ekonomi ve finans, 2008’den sonra büyük bir yeniden değerlendirmeye ihtiyaç duydu ve bunun büyük bir kısmı hala devam ediyor. Sağlık bakımından iyi haber, immünoloji, teşhis ve aşılarla ilgili bilgi temeli zaten güçlüydü ve baskı altında daha da iyileşti. 2020’de bizi başarısız kılan şey, bilimsel ve tıbbi bilginin bütün toplumlarda herkes için bakıma dönüştürüldüğü kurumlar olan küresel kamu sağlığı sistemimizdi. Hükümetler ve kurumlar salgına hazırlık konusunda çok iyi konuştular ama sisler dağılınca gerçekte yaptıkları şeylerin çoğunun yetersiz ve zayıf olduğu ortaya çıktı.

Şimdi daha iyisini yapma zamanı. Bazı ölçülerde bunun yapılması, mevcut kanallar üzerinden finansmanı artırarak mümkün. Ulusal Sağlık Kuruluşları (NIH) iyi çalıştı, örneğin Teşhisin Hızla Gerçekleştirilmesi girişimleri teşhis testlerinin sağlanmasını hızla yaygınlaştırdı. NIH’lara önemli ölçüde finansman desteği verilerek, uygulanabilir teknoloji bakımından geniş yetki verilmesi konusunda, iki parti arasında bir uzlaşma vardı.

Birçok düşük gelirli ülkede yayılan trajedinin gösterdiği üzere, bir ülkenin bazı şeyleri doğru yapmış olması yeterli değil. Teknolojiyi paylaşma ve yerel koşullara pratik çözümleri uydurmak üzerine yoğun biçimde odaklanmamız gerekiyor. Bu savaştaki cepheler birden fazla ve sürekli değişiyor. Hayatları ve aileleri kurtarmak için bu cephelerin hepsinde savaşı kazanmak gerekir.