Gazeteci İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dünya Postası” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Türkiye’de halkın gündeminde ilk sırada ekonomi olduğuna vurgu yapan İsmet Özçelik, “Geçim sıkıntısı çok ciddi boyutlarda kendini hissettiriyor. Bu da doğal olarak tepkileri beraberinde getiriyor. Yüksek fiyatlar iktidarlar için son derece ciddi bir sorun. Sadece Türkiye için değil, tüm ülkeler için önemli. Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) enflasyon yükseldi ve iktidar ciddi bir sıkıntı içinde. Şimdi Türkiye’de bu soruna çözüm aranıyor. En çok artış yapan ürünlerin başında gıda ürünleri geliyordu. Bunda bir önlem alınmaya gidildi ve KDV oranları yüzde 8’den yüzde 1’e düşürüldü. Bu yüzde 7’lik bir indirim demek. Bu uygulanacak mı, uygulanmayacak mı? Şimdi bu tartışılıyor. Bu indirimler sıkı bir şekilde denetlenecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada İlgili bakanlıklarımız, oluşturacakları Enflasyonla Mücadele Timleri vasıtasıyla gıda başta olmak üzere fiyatları makul izahı olmayan şekilde artırılmış ürünlerle ilgili sıkı denetimler yürüteceklerdir. Eğer bu konuda yanlış yapan olursa çok ağır ceza görecekler’ dedi. Erdoğan iş dünyasından bu konuda destek de istedi.” diye konuştu.

6 MUHALEFET PARTİSİNİN LİDERİ YUVARLAK MASADA BİR ARAYA GELDİ

6 muhalefet partisinin liderinin bir araya gelmesini değerlendiren Özçelik, “Bu görüşeme beklen bir görüşmeydi. Millet İttifakı içinde sorunlar var, meselesi giderek büyümüştü. Bu süreç içinde bir toplantı gündeme gelmişti. Liderler CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun daveti üzerine toplandı. Yuvarlak masa etrafında toplanılarak herkes bir anlamda onore edilmiş oldu. 5 saat 15 dakika süren toplantı sonrası bir bildiri yayınlandı. Yapılan bu ortak açıklama sanki tatmin etmedi. Bildiride yuvarlak ifadeler yer aldı. En dikkat edilen konu, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği (AB) normlarına bağlılıktan söz edilmesi oldu. Yine Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile ilgili anlaşmanın yapıldığı belirtildi. Ortak açıklamanın da 28 Şubat tarihinde yapılacağı aktarıldı. Öte yandan terörle ve FETÖ ile mücadelenin bildiride yer almaması soru işaretlerine neden oldu. HDP’nin yer almaması konusunda Kılıçdaroğlu bir gazeteciye yaptığı açıklamada HDP’yi dışlamadıklarını, HDP ile görüştüklerini ve görüşmeye devam edeceklerini söyledi.” açıklamasında bulundu.

ABD VE İNGİLTERE GERİLİMİ TIRMANDIRDI

İsmet Özçelik, Ukrayna krizindeki son gelişmelere değindi ve şunları söyledi:

“Bu hafta sonunu herkes diken üstünde geçirdi. Sanki saldırı olacakmış gibi hava yaratıldı. Özellikle ABD ve İngiltere bu gerilimi çok tırmandırdı. Batı basınındaki açıklamalara bakacak olursak Rusya’nın en az 10 kere Ukrayna’ya girmiş olması gerekiyordu. Fakat ortada böyle bir şey yok. Rusya’dan ‘Biz hiçbir zaman Ukrayna gireceğimizi söylemedik. Batı basını görülmemiş bir şekilde kışkırtıyor’ açıklaması geldi. Bütün gözler Biden-Putin görüşmesine çevrildi. Talebin ABD’den geldiği bildirildi. Görüşmeye dair Beyaz Saray’dan açıklama yapıldı. Açıklamada, Rusya-Ukrayna sınırındaki gerilimin ele alındığı kaydedildi. Bir anlamda ‘savaşa hazırız’ mesajının verildiği belirtildi. İki liderin önümüzdeki günlerde irtibat olma konusunda anlaştıkları bilgisi verildi. Şimdi ABD’nin bu olayı neden bu kadar gerdiği tartışılıyor. 

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuri Uşakov da ABD’nin iddiaları ile ilgili olarak ‘Eşi görülmemiş hislerin tırmandırıldığı bir dönemden geçiyoruz. Bunu herkes biliyor.’ dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Cavuşoğlu ise ‘ABD ve Batı basınında yaygın bir şekilde Rusya işgal edecek deniliyor, ama biz Rusya ve Belarus’la görüştük onlar bunları reddetti.’ diye konuştu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı da uzun süredir Batı’nın Rusya’ya karşı ‘saldıracak’ kumpası yarattığını söyledi. Açıklamada, Batılı yetkililerin ve medyasının, kendi saldırganlığını gizlemek için sahte haberler ürettiği kaydedildi.”

RUSYA DIŞİŞLERİ BAKANI’NDAN “SAĞIR-DİLSİZ DİYALOĞU” BENZETMESİ

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss arasında yapılan görüşmelerin yankılarına da değinen Özçelik, “Bu görüşme diploması tarihine geçecek. İleride bu durum muhakkak anlatılacaktır. Belli ki, İngiliz Dışişleri bakanı Moskova’ya kurgulu bir şekilde gitmiş. Rusya’nın topraklarını işgal edilmiş gibi söyledi. Bunun üzerine Lavrov, Rusya egemen topraklarında istediği askeri yığınakları yapabilir. Bu bizim egemenlik hakkımız.’ dedi. Hatta İngiliz büyükelçi devreye girip kendi bakanını düzeltme çabası içine girdi. Lavrov en sonunda da toplantıyı terk ediyor. Tuhaf bir durum. Pek alışkın olmadığımız bir olayla karşı karşıya kaldık Lavrov, görüşmeyi ‘sağır ve dilsiz’ ile konuşmaya benzeterek, ‘İngiliz heyeti hiçbir hazırlık yapmadan gelmiş hayal kırıklığı yaşadım. Biz kimseyi tehdit etmediğimizi ifade ettik ama görüşmeden bir verim alamadık dedi.” ifadelerini kullandı.

“ABD ASKERLERİ ARTIK ESKİSİ GİBİ RAHAT HAREKET EDEMİYOR”

İsmet Özçelik, Suriye’deki son gelişmeler için de, “ABD’nin durumu biraz zayıflıyor. Esad yönetiminin Fırat’ın doğusundaki varlığı giderek daha da artıyor. ABD askerleri artık eskisi gibi rahat hareket edemiyor. ABD bu durumdan rahatsız olmaya başladı. Suriye’den çekilme tartışmaları da bu arada yaşanıyor. Bu durum giderek etkili hale gelmeye başlayınca terör örgütünün yöneticilerinden ‘Mazlum Kobani’ lakaplı Abdi Feyzi Şahin, ‘ABD olmadan Suriye’de siyasi çözümün olmayacağı inancındayız. Siyasi bir çözüme ulaşmak için ABD’nin kalması ve onların bu konuda rol oynaması gerekiyor.’ açıklaması yaptı. Yani ABD’siz yapamayacakların söylüyor. Şahin, Şam yönetimi ile anlaşma konusunda da ‘Suriye rejimiyle siyasi bir anlaşmaya varmak istiyoruz. Bazı temaslarımız bulunuyor, zaman zaman bizimle iletişime geçiyorlar. Ama bir anlaşmayı kabul edecek noktaya gelmediler. Suriye rejimi 2011’e, 2011’deki olaylardan önceki zamana geri dönmek istiyor, fakat bu mümkün değil. Ayrıca onlara 2011’den önceki duruma dönmemizin imkânsız olduğunu söyledik.’ diyor.  Bu gelişmeler Afganistan’ı andırıyor. Suriye’de de aynı pozisyona çıkılırsa orada PKK-PYD’nin yaşama şansı sıfır. Bunun içinde kendilerini güvence altına almaya çalışıyorlar,” ifadelerini kulandı.