Türkiye ve dünyada aşılama programlarına olan güvensizliği Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi Prof. Dr. Veysel Bozkurt değerlendirdi. Bozkurt, dünya çapında derinleşen gelir eşitsizliği ve buna bağlı olarak gelişen sisteme güvensizliğin aşıya yönelik olumsuz tutumlara dönüştüğünü kaydetti.

Uzun süredir devam eden korkular bir yerde kaygısızlığa dönüşüyor. Pandemi uzadıkça inkâr mekanizması devreye giriyor. Türkiye de bütün dünya da olduğu gibi bu psikolojik ortamdan kendi payına düşeni alıyor.

Dünyadaki sorunların bize yansımaları Prof. Dr. Veysel Bozkurt’un 5 bin 300 kişinin katılımıyla yaptığı araştırmanın sonuçları şu şekildeydi:  

“Nisan 2020’de ve bir yılda Nisan 2021’de yaptığım ölçümlerde maalesef toplumda depresif belirtilerin arttığını gördük. ‘Hayatımın üzerindeki kontrol duygusunu kaybettim.’ diyenlerin oranı 2020’de yüzde 30 iken yüzde 44’a çıkmış bu oran. 2020’de insanların yüzde 37’si ‘Daha çok öfkelenir ve sinirlenirim.’ derken bu oran 2021’de yüzde 46’ya çıkmış. ‘Yalnızlık duygusu yaşıyorum.’ diyenler yüzde 27’den yüzde 51’e çıkmış.”

Aşılananların psikolojik olarak rahatladıklarına ilişkin gözlemlerinin olduğunu belirten Bozkurt, yeni ölçümler yapıldığında bu durumun da tespit edilebileceğini kaydetti.

EŞİTSİZLİK ÖFKE VE POPÜLİZM DOĞURUYOR

Aşıya yönelik güvenin artırılması için toplumsal yapılardaki farklılıkların dikkate alınması gerektiğini kaydeden Bozkurt, “Dünyada sisteme olan güvensizlikler aşıya güvensizliğe kolayca dönüşebiliyor.” dedi. Bu durumun nedenlerine ilişkin ise şu saptamalarda bulundu:

“Biz yarın hangi mutasyonun neyi getireceğini bilmiyoruz. Yarını öngörürken temkinli olmak lazım. Yarını öngörmenin en iyi yolu, yarını inşa etmek. İnsanlığın temel birtakım birikmiş sorunları var. Artan küresel eşitsizlik problemimiz var. Bu eşitsizliğin yarattığı bir öfke popülizm anti küreselci hareket var. Özellikle Batı Avrupa ülkelerinde, Amerika’da ve dünyanın birçok farklı yerinde.”

Bu eşitsizlikler pandemiden önce de vardı. Bugün de var yarın da dünyanın yönelişini gidişini etkilemeye devam edecektir. İnsanoğlu eğer huzursuzluğu azaltmak istiyorsa öncelikle bu eşitsizlikleri azaltmanın bir yolunu bulması lazım. Pandemi dünyadaki bu eşitsizlikleri derinleştirdi.”

Geliri azalan öfkelenen huzursuz olan bu insanların kayıplarını telafi edecek adaletsizlikleri azaltacak gelir dağılımındaki bozuklukları düzeltecek mekanizmalar üzerinde düşünülmesi dünyanın gelecekteki huzuru açısından büyük önem taşıyor.

Daha huzursuz daha tedirgin hale geldik, daha az güvendiğimiz için biraz da güvensizliğimiz aşı karşıtlığını yaratıyor. Dünyadaki yönetici elitlere güvensizlik aslında dünyada aşıya güvensizlik, bilime karşı kuşku gibi fikirleri de besliyor. Dolayısıyla bu güvensizliği aşmanın yolu olarak eşitsizliği besleyen mekanizmaları minimize etmek, insanlarda adalet duygusunu uyandırmak önem taşıyor.”