Bir ülkede darbe girişimleri, tartışmaları ortaya çıktığında beraberinde bir isim gündeme gelir: George Soros. Finansör, işletmeci ve girişimci olan Macar asıllı Soros, 1956’da Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) yerleşti ve bu ülkenin vatandaşı oldu. Kuruluşuna öncülük ettiği uluslararası yatırım fonu sayesinde büyük bir servetin sahibi oldu. Şu anda 8,3 milyar dolar serveti bulunuyor.

Deutsche Welle’ye göre, “Komünizmin çökmesinin ardından Doğu Avrupa ülkelerine yüklü miktarda yardımlar yaptı. Hatta bazı ülkelerdeki mali yardımları Birleşmiş Milletler’in (BM) yardımlarının da önüne geçti. Bundan dolayı kimileri onu ‘hayırsever’ olarak nitelerken kimileri de gizli ajandası olan bir kişi olarak tanımladı.”

Ana vatanı Macaristan’da 1984 yılında Açık Toplum Vakfı isimli bir dernek kurdu. Vakıf, halen 70’in üzerinde ülkede faaliyet gösteriyor. Genellikle üniversiteli gençlere yönelik projeler yürütülüyor. Açık Toplum Vakfı’nın kurulduğu günden bu yana yaptığı harcamaların ise 15 milyar doları bulduğu öngörülüyor.

Kısa süre önce Kazakistan’da olaylar meydana geldiğinde yine Soros adı gündemdeydi. Ruhları Batı’dan beslenen uzmanlara ve akademisyenlere göre, bu iddialar büyük haksızlıktı. Bu fonsever çevre Rusya ve Çin karşıtı söylemlerle durumdan vazife çıkarmıştı. Onlara göre, Soros ağır hastaydı, hatta “ölüm döşeğinde”ydi.

Elini eteğini dünya işlerinden çektiği öne sürülen Soros, birkaç gün önce Stanford Üniversitesine bağlı düşünce kuruluşu Hoover Enstitüsü’nde yaptığı konuşmayla haberlerdeydi, hedefinde ise bu kez Çin vardı. Soros, Çin’in “dünyanın en güçlü devleti”, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in de “açık toplumların karşı karşıya olduğu en büyük tehdit” olduğunu iddia etti.

Soros, konuşmasında Beijing’de devam eden 2022 Kış Olimpiyatları’nı da hedef aldı. Adı birçok komplo ile anılan milyarder yatırımcının bu sözleri ABD’nin başlattığı ve İngiltere, Avustralya ve Kanada’dan başka yandaş bulamadığı “diplomatik boykotun” bir parçasıydı.

Bu boykot çağrısı Türkiye’de de yanıt bulamadı. Bu duruma en çok yakınan Karar gazetesi oldu. “İslam dünyası yine kulaklarını tıkadı” diye yakınan gazete Beijing’in konuk listesinde en çok Orta Doğu ile Orta Asya’dan devlet ve hükümet yetkilisi olmasından derin rahatsızlık duyduğunu saklamadı.

Son konuşmasında “Açık toplumlar Çin’in arzulanan yönde hareket etmesi için güçleri dahilindeki her şeyi yapmalıdır” diyen Soros, Çin yönetimine müdahale edilmesini istediği konuşmasını Çin’de rejim değişikliği çağrısıyla bitirdi.

Mesele Soros’un ilerleyen yaşı veya sağlık durumu değil. Soros, sistemin bir mekanizması. Yollar sonra bile komplolarda adı geçmeye devam edebilir. Zira emperyalizm önünde engel olan ülkelerde girişimlerini sürdürdükçe Soroslar olacak.

Kamil Erdoğdu