China Daily

Geçen yıl boyunca Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve müttefikleri, “insan hakları sorunlarını” öne çıkaran ve Çin’i Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde “soykırım” işlemekle suçlayan bir çılgınlık içinde çalıştılar. Onlar, Kış Olimpiyatları sponsorlarının organizasyondan desteğini çekmesi için baskı yapmada bir bahane olarak bu yalanı kullandılar ve Oyunların “diplomatik olarak boykot” edilmesi çağrısında bulundular.

Washington ve müttefiklerinin dünyanın dört bir tarafından sporcuların katıldığı uluslararası spor etkinliğini siyasallaştırma girişimleri sadece Olimpiyat ruhuna ve Olimpiyat Sözleşmesi’ne değil, aynı zamanda küresel barış ve kalkınmaya da ters düşmektedir. Bir yalan bin kez tekrarlansa bile bir yalan olmaya devam edecektir. ABD liderliğindeki Batı’nın çizmeye çalıştığı Xinjiang resmi, gerçek Xinjiang’dan çok farklıdır. Çin Komünist Partisi (ÇKP) liderliği ve rehberliği altında Xinjiang, son yıllarda kayda değer başarılar sağlamıştır. 

XINJIANG HAKKINDAKİ GERÇEKLER ÇARPITILAMAZ 

İlk olarak, merkezi ve yerel hükümetin çabaları sayesinde Xinjiang, 2014 ve 2020 yılları arasında 3,08 milyon yoksul insanı, 3 bin 666 yoksul köyü ve 32 yoksul ilçeyi mutlak yoksulluktan kurtardı ve bu süreçte her açıdan kısmen müreffeh bir toplum oluşturdu. Ekonomik cephede, Xinjiang’ın 2014 yılında 919 milyar yuan (144,97 milyon dolar) olan Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nı (GSYİH) 2021 yılında yaklaşık 1,6 trilyon yuana çıkarması -yıllık ortalama büyüme oranı yüzde 8,82- sadece altyapının düzelmesini ve otoyolların tüm illeri birbirine bağlamasını sağlamadı, aynı zamanda insanların gelirlerinin artmasına yol açtı. 

Nüfus büyümesi açısından bakıldığında, Xinjiang’daki Uygur nüfusu büyümeye devam etti. Yedinci ulusal nüfus sayımı verilerine göre, Uygur nüfusu 2000 yılında 8,34 milyon iken, bütün etnik grupların büyüme oranından (yüzde 0,83) daha fazla yıllık ortalama yüzde 1,67 büyümeyle 2020 yılında 11.62 milyona çıktı. Xinjiang’daki bütün etnik gruplardan insanların ekonomik üretim, yaşam ve ruhani bakışında önemli değişiklikler meydana geldi ve bölge, ABD’nin hüsnükuruntusunun aksine uyum içinde gelişti. 

Bu yüzden, ABD ve müttefiklerinin Çin’in Uygurlara baskı yaptığı yönündeki hikâyeleri çok az kişi tarafından ciddiye alınıyor. ABD’nin çabalarına rağmen, gerçekte dünyadan 32 lider Kış Olimpiyat Oyunları’nın açılışına katıldı. Çin Olimpiyat ülküsüne saygı duyuyor ve “güvenli, sade ve muhteşem” bir Kış Oyunları düzenleme sözü verdi. Gösterilen devasa çabalar dikkate alındığında, bazı ülkelerin Olimpiyatlar’ı sekteye uğratma girişimlerine rağmen, Olimpiyatlar misyonunu yerine getirecektir. 

ABD OLİMPİYATLARA SEKTE VURMAK İÇİN XINJIANG KONUSUNU KULLANIYOR

Dünya, Kış Olimpiyat Oyunları’nın dikkat çekici açılış töreninin tadını çıkarırken, ABD ile diğer Batılı ülkelerdeki bazı siyasetçiler ve CNN gibi medya kuruluşları spor galasına zarar vermek için Uygur Olimpiyat meşale taşıyıcısı ve kayakçı Dinigeer Yilamujiang’ı bahane olarak kullanmaya çalışıyordu.

Örneğin Beyaz Saray sözcüsü Jen Psaki, Kış Olimpiyatları’ndaki Uygur sporcunun varlığına mana vermek için yeni bir “komplo” teorisine başvurdu ve Xinjiang’da “insan hakları ihlalleri” ve “soykırım” konusunu dilinden düşürmedi. Psaki, ABD’deki yerlilerin soykırımını rahatlıkla görmezden gelirken, Çin’i Xinjiang’da “soykırım” işlemekle suçladı. Psaki aynı zamanda Xinjiang’da insan hakları ihlalleri suçlaması konusunda konuştuğu zaman, beyaz ırkın diğerlerinden üstün olduğuna inananların ve sağcı haydutların siyah insanları öldürmeye devam etmesine aldırmadı. Çin’i karalamak için bu tür hileleri kullanarak ABD bir kez daha kendisini yeni elbisedeki imparator olarak ortaya koydu. Uluslararası bir spor galası olarak Olimpiyatlar, dünyanın her tarafındaki ülkelerden binlerce sporcu ve yetkiliyi çekmektedir. Örneğin Çin takımı, en azından dördü etnik Uygur ve Kazak gruplarından olmak üzere dokuz etnik azınlık gruptan sporculardan oluşmaktadır. 

OLİMPİYATLAR MİSYONUNU YERİNE GETİRECEK

ABD’li siyasetçiler Uygur sporcuların Çin’i temsil ettiğini gördüklerinde niçin endişelenmiş gibi görünüyorlar? Açıkçası, “sporu siyasallaştırmak” için. “Paranoya” ve “fobi” birbiriyle bağlantılıdır. ABD’nin fobisi, Çin’in, birçok Amerikalının Washington’ın küresel etkisi ve gücüne zarar vereceğine, dünyaya dayattığı mantıksız uluslararası kurallarda değişikliğe yol açacağına inandığı ulusal modernleşmeyi gerçekleştirmeye doğru yürümesine bağlanabilir.

Zeki bir bakışa sahip herkes, ABD’li siyasetçilerin, bazı ABD müttefiklerinin dâhil olduğu dünyanın her yerindeki ülkelerin büyük takdirini olan Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin altını kazmak için Çin’i karalamaya çalıştığını görebilir. Ve Xinjiang, Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin başarısında kritik bir çekirdek alan olduğu için bazı Batılı güçler, Xinjiang’da “soykırım” işlemekle suçladığı Çin’in kalkınmasını kontrol etmek istiyorlar. Çin halkı ve uluslararası toplum, bu saçmalığının ne kadar süreceğini görmek için bekliyor.